1. HABERLER

  2. YAZARLAR

  3. Ermenistan’a lazımı ders verildi
Ermenistan’a lazımı ders verildi

Ermenistan’a lazımı ders verildi

Daha önceleri de Ermenistan Silahlı Kuvvetleri defalarca işgal ettikleri ve çekilmek istemedikleri doğma Garabağ topraklarımızda sınır hattını aralıklarla...

A+A-
Daha önceleri de Ermenistan Silahlı Kuvvetleri defalarca işgal ettikleri ve çekilmek istemedikleri doğma Garabağ topraklarımızda sınır hattını aralıklarla bozmuşlardı. Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri onlara gereken cevabı germiş ve düşman geri çekilmiştir. Hatta bir helikopteri tarafımızdan düşürüldü bile. Bundan gereken dersi almadılar. Nisanın 1’i, 2’ne gecen gece Ermenistan Silahlı Kuvvetleri sınırı aşmağa kalktılar ve askerlerimize, köy insanlarımıza karşı tearuza kalktılar. Karşısında Azerbaycan’ın güçlü Ordusunun varlığını, kahraman oğullarımızın gücünü, reşadetini, başarılarını ve amansızca karşı duracağını beklemiyorlardı galiba. Ateş açan Ermenilere karşı beklenmedik vahim karşı ateş püskürdü; aralıksız, peş peşe, durmadan… Ermeniler neye uğradıklarına şaşırdılar ve peşinen her şeyi bırakıp koşmaya başladılar, ama nafile, ateşe yakalandılar… Azerbaycan’ın onurlu, şerefli evlatları, Azerbaycan’ın cesur Mehmetçikleri tüm gece boyunca düşman hedeflerini tek-tek vurmaya devam etti. Hatta sınır hattını aşarak kahraman askerlerimiz ileriye, kendi topraklarımızda hücuma geçtiler. Mermilerin, kurşunların vızıltıları gece boyunca, sabah ve gün boyunca susmak bilmedi, hep etkileyici, korkutucu sesler çıkarmaya devam etti. Neden mi? Çünkü kendi topraklarımızda ilerliyoruz. Tarihi bin yıllara dayalı ezeli topraklarımızda Ermenilerin ne işi vardır? Biz kendi topraklarımızda tacize, zorakılığa maruz kalıyoruz, ama neden? Halkımız acılar içinde, çünkü kendi topraklarımızda savaşıyoruz. Çünkü bu adaletsizliye, haksızlığa Batılı devletler susuyorlar; tüm dünya devletleri de suskunluğuna devam ediyor. BM almış olduğu dört karara göre Ermenistan Silahlı Kuvvetleri topraklarımızdan şartsız çekilmeliler. Ama gitmiyorlar ve Minsk Grubu başkanlarının ikazlarına da uymuyorlar. Onlar savaş çıkarmak niyetindeler. Azerbaycan devleti ise barış ve sulh taraftarıdır ve krizi adaletli yollardan halline çalışıyor. Azerbaycan Sulh ve Barış İstiyor Ermenistan tarafı kırmızı hattı defalarca bozuyor, devamlı gerginliği artırıyor. Ermeni basını gerçekleri değil, yalanlarla Batıyı kandırıyor. Adil, gerçekçi davranan Azerbaycan tarafını suçlamakla Batı borazanlığına devam ediyorlar. İster Bakü’de, isterse resmi devlet gezilerinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı, Sayın İlham Aliyev basına açıklamalar yapıyor: “Biz barıştan, sulhtan yanayız”, diyor… “Her iki tarafta annelerin gözyaşları akmasın, gençlerimiz ölmesin, diyorum. Ermenistan Silahlı Kuvvetleri kendi topraklarına çekilsinler.  Mülteci durumundaki soydaşlarımız ezeli topraklarına, ana yurtlarına dönmeliler”, diyor. İster Rusya, isterse de ABD Başkanları da Ermenistan’ı defalarca uyarıyorlar. Fakat Ermeni diasporası kendi halkına zulüm veriyor, onları aç ve fakir bırakıyor, işgal ettikleri Azerbaycan topraklarından çekilmemeye zorluyordur. Fakat sabrın da hududu vardır. Halkımız yirmi yıldır sabırla hep beklemede… Ermenistan tarafı ise durumu idare etmeye, ikiyüzlü davranmaya devam etmektedir. İşgal ettikleri topraklarımıza ise PKK teröristleri yerleştiriyorlar. Türkiye basınında bunlar hakkında yazıldı bile. Nisanın 2’de Türkiye Cumhurbaşkanı, Sayın Tayyip Erdoğan TV kanallarında konuştu: “12 Azeri kardeşlerimiz şehit olmuştur, dedi. Ölenlerin ailelerine, tüm Azerbaycanlı kardeşlerimize başsağlığı diliyorum. Ölen kardeşlerimize Allahtan rahmet diliyorum… Karşı taraftan da 100’ün üzerinde ölen, bir o kadar da yaralılar vardır, denir. Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev kardeşimi aradım ve başsağlığı diledim ve her türlü yardıma hazır olduğumuzu ilettim…” Dünya devletleri arasında en çok toprakları ellerinden alınan devlet Azerbaycan’dır. Tarih boyunca hep topraklarımızı kayp ettik. Kuzey Doğu’da Derbent-Mahaçkalayı Rusya işgal etti; Batı topraklarında diktatör Lenin ve katil Stalin tarafından bin yıllık ezeli tarihi topraklarımızda Ermenistan ve Gürcistan devletleri kurulmuştur. Bu bir gerçektir. 1828 yılında Türkmencay anlaşması gereği muazzam Güney Azerbaycan toprakları İran’a hibe edildi. Kim bunu yaptı derseniz? İngiltere-Almanya-Fransa-Rusya dörtlüğünün ısrarı üzerine haince plan gerçekleşti. Osmanlı o yıllarda Azerbaycan’a ve topraklarımıza sahiplenmedi nedense… Ezeli Topraklarımızı Geri Alacağız Yani tarihi Sefevi Azerbaycan Devletinin yaratıcısı Şah İsmayıl Hatai’nin (babamın, yani sekizinci kuşağımızın ulu dedeleri Erdebil kökenli Uzun Hasan olmuştur, Hatai soyundan olduğumdan çok kururluyumdur) toprakları böylece parsel-parsel paylaşıldı…  Şimdi çağdaş günümüzde de hain, bedhah, cellât düşmanlar Garabağ topraklarımızı 20 yıldır işgal etmişler ve ezeli topraklarımızdan çıkmak niyetleri yoktur. Önce Hocalı katliamı yaptılar, bir gecede yedi yüze yakın suçsuz soydaşımız –ihtiyar, genç, kadın, erkek ve çocuklar bir gecede katl edildiler, evleri yakıldı. Ermeniler anlamalılar ki er ya geç topraklarımızdan gidecekler. Fakat akıllı olsalar ve gitseler, iyi komşuluk ilişkileri yeniden kurula bilir. Onlara gaz, petrol verilecek, daha önceki iyi komşuluklar yeniden canlanacağından eminimdir. Şimdi yoksulluk, sefalet içinde sürünen Ermeni halkının durumu çok vahimdir. İktidar hırsları ise rüşvetle, hırsızlıklarıyla ülkeyi uçuruma götürüyor. Ermeni halkı, iktidarın ikiyüzlülüğünü, ülkenin uçuruma gittiğini iyi anlamalı ve idrak etmeliler. Çünkü yarın geç ola bilir. Eğer ezeli komşuluk duyguları ruhlarında yaşıyor ise toparlanmalılar ve iktidarın iki yüzlüğüne karşı direnmeliler ve Azerbaycan topraklarından geri çekilmeliler. Azerbaycan halkı adaletli, mert, cesur, şerefli halk olarak dünya tarihinde tanınıyor. Türkiye-Azerbaycan din bir, kan bir kardeşliğini kimse unutmamalıdır. Tarih boyunca iyi komşuluk duygularını aşıladık,  insanlara saygı, sevgi ve hoşgörülü davrandık, şimdi de bu yolda inamla ilerliyoruz. Barışın, Sulhun bergerar olmasını arzu ediyoruz. Şimdi üst düzeyde, donanımlı Silahlı Kuvvetlerimizin olduğunu tüm dünya biliyordur. Kendi sınırlarımızı korumaya da gadiriz. Bunu her kes böyle anlamalı ve bilmelidir.
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.