ANKESOB’dan OİDDG Eğitim Semineri

ANKESOB OİDDG Üyeleri Eğitim Semineri’nde konuşan ANKESOB Başkan Vekili Hüseyin Ar, verimlilik adına eğitimi önemsediklerini, kurum kültürünü geliştirmeyi ve yaygınlaştırmayı öncelikli hedefleri arasında tuttuklarını, bu doğrultuda hem mesleki hem de kişi

ANKESOB’dan OİDDG Eğitim Semineri
Yayınlanma:
Güncelleme:

ANKESOB "Oda İşyeri Denetleme ve Danışmanlık Grubu (OİDDG) Üyeleri Eğitim Semineri", 2 gün süre
ile 2 ayrı gruba yönelik olarak ANKESOB Toplantı Salonu'nda gerçekleştirildi.
OİDDG Eğitim Seminerinde; Erkunt Mesleki Eğitim Merkezi Müdür Başyardımcısı Gürler Soylu
tarafından; “Ülkemizdeki Çıraklık/Mesleki Eğitim Uygulamaları ve Karşılaşılan Sorunlar”, BMEDB
Üyesi/GÜ Teknoloji Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Oğuz Poyrazoğlu tarafından; “İletişim Teknikleri",
BMEDB Üyesi/ASO METES Müdürü Dr. Halis Yeşil tarafından; "Meslek Standartları", BMEDB
Üyesi/Ulus MTAL Öğretmeni Haydar Battaloğlu tarafından; “İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği”, ANKESOB
Eğitim, Proje ve Ar Ge Müdürü/BMEDB Üyesi Erdoğan Özen tarafından; “Çıraklık Eğitiminde
İDDG’lerin Rolü/Önemi ve İDDG Mevzuatı” konularında sunumlar gerçekleştirildi.
OİDDG Eğitim Seminer programının açılış konuşmalarını yapan ANKESOB Başkan Vekili Hüseyin Ar,
kurum olarak ekonomik ve sosyal gelişmişlik adına, verimlilik adına eğitimi önemsediklerini, kurum
kültürünü geliştirmeyi ve yaygınlaştırmayı öncelikli hedefleri arasında tuttuklarını, bu doğrultuda hem
mesleki hem de kişisel gelişim üzerine etkinlik ve eğitim uygulamalarına ara vermeden devam
ettiklerini kaydetti. Ar konuşmasında özetle şunları ifade etti:
KURUM KİMLİĞİ/KURUM KÜLTÜRÜ: Bütün kuruluşların kendine özgü bir kimliği vardır. Kurum kimliği,
bütün personelin duygusal olarak kendisine bağlandığı değerler, felsefe ve kurumsal bilinçtir. Her
kurum kendisini çevresindeki kurumlardan ayırt eden bir kurum kimliğine sahiptir. Kurum üyelerinin
paylaştığı; duygular, normlar, etkileşimler, etkinlikler, beklentiler, varsayımlar, inançlar, tutumlar ve
değerler, kurum kültürünün özünü oluşturur.
KURUM FELSEFESİ: Bir kurumda çalışan personelin davranışlarını yönlendiren, paylaşılan düşünce ve
inançların tümüdür. Kurum felsefesi, davranışlara ve kararlara yol gösterir. Kurum kültürünü açıklar,
kurumun performansını artırır.
ÖĞRENEN KURUM KÜLTÜRÜ: Öğrenen kurum kültüründe kişiler amaçlarına ulaşmak açısından
kapasitelerini sürekli geliştirirler. Yeni fikirler ortaya atılır, sürekli beraber öğrenme içgüdüsü
içerisinde hareket edilir. Öğrenen kurum kültürünün, bir başka ifade ile öğrenen organizasyon
oluşabilmesi 4 aşamada gerçekleşir: Bilinen organizasyon, anlayan organizasyon, düşünen
organizasyon ve öğrenen organizasyon. Öğrenen kurum veya öğrenen organizasyon olmak
konusunda iddialı olanların en önemli özellikleri öğrenmeyi sürdürme konusunda iddialı olmalarıdır.
Öğrenme her yerde, her zaman vardır. Toplantılarda, ortaya çıkan üründe, verilen hizmette. Şurası
asla unutulmamalıdır ki, gelecekte en başarılı olacak kişi ve kurumlar en kolay ve en hızlı öğrenenler
olacaktır.
YAŞAM BOYU ÖĞRENENLER: Yeni öğrenme programlarına katılmak için gönüllü olurlar. Konularıyla
ilgili kitap, dergi vb. okurlar, seminer, panel ve fuarlara katılırlar. Yaptıkları ve öğrendikleri hakkında
birçok insanla konuşup, deneyimlerini paylaşırlar. Trendleri izleyip, tahminlerde bulunurlar. Geleceğe
hazırlık yaparlar, yeni fikirleri denetlerler.
KEYFİ ÖĞRENENLER: Kendisinden beklenenleri yerine getirmek amacıyla gerekli eğitimlere katılırlar.
Öğrenmeden bazen şikayet, bazen keyif alırlar. Eğitim programlarına katılmak için başvurmazlar.

dsc_4508.jpg

Yöneticilerin istediği ya da önerdiği işleri yaparlar. Ekip çalışmalarını iş yapmadan, rahatlamak için bir
fırsat olarak görürler. Çoğu politik oyunları bildikleri için başarılı olurlar.
İSTEKSİZ ÖĞRENENLER: Yeni bir şey öğrenmeyi ret ederler. Eğitim düzeyi ne olursa olsun, okul işini
çoktan bitirmiş olduklarını düşünürler. Bildikleri şeyin güvencesine saklanırlar. Daha fazla öğrenmek
için istekleri yoktur. 'Böyle gelmiş, böyle gider' ifadesini severler. Terfi edilmediklerinde söylenip
dururlar. Verilen işlere pek ilgi duymazlar. Küçülme olduğunda işten ilk çıkarılan onlar olur.
ÖĞRENEMEYEN KURUM KÜLTÜRÜ: Pozisyon neyse ben oyum, düşman dışarıda/her yerde,
sorumluluk üstlenme kuruntusu, olaylara takılıp kalma, kaynamış kurbağa masalı, tecrübe ile
öğrenme hayali, yönetim takımı efsanesi olarak kendini gösterir.
GÜÇLÜ KÜLTÜRE SAHİP: Başarıya teşvik, özerklik, denge, sorumluluk, esnek yapı, hoşgörü ortamı,
sosyal yaşama ilgi, uyum ve ahenk, adil ödül-ceza sistemi her şey amaçların gerçekleşmesi içindir.
Seminerde, konu uzmanları tarafından katılımcılarla paylaşılmak üzere gündemde belirlenen
konulara ilişkin sunumlar gerçekleştirildi.
Erkunt Mesleki Eğitim Merkezi Müdür Başyardımcısı Gürler Soylu; “Ülkemizdeki Çıraklık/Mesleki
Eğitim Uygulamaları ve Karşılaşılan Sorunlar" konu başlığı altında bir sunum gerçekleştirdi. Soylu,
konuşmasında, güçlü Türkiye için nitelikli bir mesleki ve teknik eğitimle ara eleman değil, aranan
eleman yetiştiren sistemin önemine vurgu yaptı.
BMEDB Üyesi/GÜ Teknoloji Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Oğuz Poyrazoğlu; “İletişim Teknikleri"
konulu sunumunda iletişimin önemini anlattı. Poyrazoğlu, "Hedefe değerimizi, duygumuzu,
düşüncemizi, inancımızı, bilgimizi, görüşümüzü, davranışımızı, tutumumuzu etkileyici bir tarzda
aktarmamız lazım. O zaman etkili ve etkin bir lider konumunda olabilirsiniz. Yapıcı bir iletişimi
gerçekleştirmek istiyorsanız bu tüm değerleri önemseyip ona göre davranışlar tutumlar, düşünceler
geliştirmemiz lazım. Etkili bir iletişimde mesaj açık ve anlaşılır olmalı. Zamanında iletilmeli,
davranışlarla desteklenmelidir.” diye konuştu.
BMEDB Üyesi/ASO METES Müdürü Dr. Halis Yeşil; "Meslek Standartları" konulu sunumumda şu
şekilde detaylı bilgilendirmede bulundu: "Ulusal Meslek Standardı (UMS) bir mesleğin başarı ile icra
edilebilmesi için Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) tarafından kabul edilen gerekli bilgi, beceri, tavır ve
tutumların neler olduğunu gösteren asgari normdur. Standardı hazırlanacak meslekler, iş piyasasının
ve eğitim kurumlarının öncelikli ihtiyaçları ve sektör komitelerinin önerileri dikkate alınarak
yapılmaktadır. Meslek Standardı; iş analizine dayalı, ilgili sosyal tarafların etkin katılımı ile mesleki
yeterlilik seviyelerini yansıtan mesleki alanla ilgili sağlık, güvenlik ve çevre koruma gerekliliklerini
içeren belgedir."
BMEDB Üyesi/Ulus MTAL Öğretmeni Haydar Battaloğlu; “İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği” konulu sunum
yaptı. Battaloğlu, İş Sağlığı ve Güvenliğinin tarihi gelişimi, kanun ve yönetmelikleri hakkında bilgi
paylaşımında bulundu.
ANKESOB Eğitim, Proje ve Ar Ge Müdürü/BMEDB Üyesi Erdoğan Özen tarafından; “Çıraklık
Eğitiminde İDDG’lerin Rolü/Önemi ve İDDG Mevzuatı” konularında sunum gerçekleştirildi. Özen,
“İşyerini denetlemekten ziyade, özellikle iç denetimde görülen eksiklik ve aksaklıklara ilişkin olumlu,
daha esnek ve öğretici yaklaşarak, çırak ve kalfa, ustalıkla ve diğer sıkıntılı konuları onlara uygun bir
dille anlatmak gerekir. Yol gösterici olmalıyız, ziyaretlerde danışmanlık yapmalıyız.” dedi. Özen
sunumunda ‘İşyerinin Pratik Eğitime Uygunluk Raporu’nun doğru ve verim kullanımına ilişkin
bilgilendirme yaptı.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.