1. YAZARLAR

  2. Muhammed Mazhar Şahin

  3. Peki neden katar?
Muhammed Mazhar Şahin

Muhammed Mazhar Şahin

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Peki neden katar?

A+A-

Hafta başında bazı Arap ülkelerinin Katar ile tüm ilişkilerini bitirdiğini gördük. Amerika’nın körfezde tek sevmediği yer olan Katar, hem ekonomik olarak hem de diplomatik olarak “kardeş” diye nitelendirdiği Arap ülkeleri tarafından El-Nusra’ya yardım ve İran savunuculuğu yaftası ile Amerika’nın güdümünde bir operasyona maruz kalmaktadır. Türkiye’nin her daim yanında dimdik duran Katar’ın bizim açımızdan çok önemli bir yeri var. Evvela Katar’ı tüm bilinmeyenleri ile tanıyalım, sonra bu saldırıları değerlendirelim.

“Yurt dışı ziyaretlerimizde “Evinize hoş geldiniz” ifadesini nadir duyduğumuz bir yerdir Katar.

Mısır’da darbeye karşı dik duran, ihvan hareketini sonuna kadar destekleyen ülkedir Katar.

Filistin’de apaçık İsrail’i düşman olarak gören ve mazlumların yanında olan ülkedir Katar.

Özgür Suriye Ordusunu açıktan destekleyen ve Türkiye üzerinden finanse eden ülkedir Katar.

Gezi olaylarında devletimizin yanında dik duruş sergileyen ülkedir Katar.

Rusya krizinde doğalgazı en indirimli şekilde vermeyi teklif eden ülkedir Katar.

Körfez’de tek ve en büyük askeri üssümüzün bulunduğu ülkedir Katar.

Ne zaman ekonomik yaptırımlara maruz kalsak el altından döviz desteğinde bulunan ülkedir Katar.

15 Temmuz sonrasında her türlü desteği sağlayan ülkedir Katar.

Ve daha nicesi…”

Sanırım bu özellikleri Amerika’nın düşmanı olması için yeterli bir sebep. Peki neden Katar? Anlatayım. Amerika, gezi ve 17/25 Aralık döneminde hükümetimizi yıkmaya çalıştı. Ekonomik olarak zaafa uğratmak istedi. Aslında başarılı olacak gibiydi. Fakat Katar’ı hesaba katmamıştı. Katar o dönemde Körfez ülkeleri arasında koşulsuzca ülkemizin yanında duran tek devletti. Yine Türkiye’ye ülkesinde üs kurma iznini veren ülke Katar idi. Cumhurbaşkanımızın koşulsuz güvendiği bir lidere sahip olduğu için de Amerika Katar’ı hedef tahtasına koymuştu.

İlişkiler kopmadan hemen evvel Körfez ülkelerini dolaşan ve oraya fitne tohumlarını eken kim olabilir sizce? Bilmekte zorlanmadınız sanırım, evet o kişi Trump. Hani Başkanlık seçimleri sonrası “19 trilyon borcumuzu körfez ülkeleri ödeyecek, ödemek zorunda” diyen Trump. Körfez ülkeleri toplantısında Katar ile görüşmedi bile. Türkiye’nin yanında olduğu için hep dışladılar Katar’ı. Fakat ilk kez bu kadar açıktan bir savaşı tercih ettiler. Bunu da kimler ile gerçekleştireceği sanırım sizce de malumdur. Ortadoğu’da ki Müslüman görünümlü devletçikleri ile. Katar demek Türkiye demektir. Azerbaycan bizim için ne ise Katar da odur.

Katar nasıl ki her türlü zor anımızda desteği ile bizi güçlendirmiş ise bizim de bugün yapmamız gereken Katar’ı asla yalnız bırakmamaktır. Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkeleri ile elbette ilişkiler bozularak bu savunma yapılmamalıdır. Öncelik diyalog çözümüdür ki böyle de olmuştur. Pazartesi gününden bugüne Cumhurbaşkanımız adeta Katar’a set olarak arabulucu olmak istemektedir. Ama ne yazık ki yanında hiçbir İslam ülkesi durmamaktadır. Ne acıdır ki İsrail’e karşı yıllardır birleşemeyen Arap ülkeleri Katar’a karşı Trump henüz Arap semalarından ayrılmadan birleşmiş ve bir kez daha batılın tarafında, hakkın karşısında olmuştur.

Müslümanlık kelamda değil amelde olmalıdır. Müslüman’ın görevi kendi din kardeşi olmasa dahi mazlumun yanında, zalimin karşısında durmaktır. Mısır darbesi öncesi üç sağlam Müslüman lider bulunmaktaydı. Muhammed Mursi, Hamad Al Sani ve Recep Tayyip Erdoğan. Mursi’yi haince koltuğundan indirdiklerinde Mursi’yi ve ihvan hareketini destekleyen yalnızca Türkiye ve Katar vardı. Suriye krizi patlak verdiği andan günümüze dek yılmadan ve tüm samimiyeti ile Özgür Suriye Ordusunu destekleyen ülkeler yine Katar ve Türkiye idi. Geçen sene bilindiği gibi en büyük hamlelerini yaptılar ve Türkiye’de darbe gerçekleştirerek Cumhurbaşkanımızın canına kast etmek istediler. Elhamdülillah ki mazlumun duaları ülkemizi korudu ve hainler, tuzak kuranların en hayırlısı olan Rabbim’in tuzağına düştüler. Muhakkak ki Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır.

Başaramadıklarında sıra Katar’a gelmişti. Katar’ın Türkiye’ye nasıl bağlı olduğunu ve her türlü fedakarlıktan kaçınmayacağını biliyorlardı. Türkiye zalimlere karşı her zaman elbette dik bir duruş sergilemiştir. Fakat unutulmamalıdır ki petrol ve doğalgaz yatağı olan Katar ekonomisi ile her daim yanımızda olmuştur. Rusya ile, Amerika ile, Çin ile, AB ile yaşadığımız her krizde bize karşı yapılan ekonomik yaptırımlarda bir yumruk gibi ardımızda olan Katar’a bugün arka çıkmaz isek Allah muhafaza sıra onlara geldi. Gerektiğinde açıkça askeri desteğini Türkiye masada tutmalıdır. Görüldüğü kadarı ile Suudi Arabistan Katar sınırına asker yığmaktadır. Yıllardır İsrail’e mermi sıkamayan Araplar, Amerika’nın elinde olan tasmalarının sürüldüğü yöne sorgusuz ilerlemektedirler.

Katar’da bir oldu bittiye müsaade edilmemelidir. Tek gayeleri göbek büyütmek olan, Amerika’nın esiri ve paralı askerleri olan Arapların Katar’a müdahalesine Türkiye cansiperane karşılık vermelidir. Artık Amerika ile ipler kopmuştur. Şayet dilde söylenecek kelam kalmaz ise askeri destek de dahil her türlü plan masaya yatırılmalıdır. Çarşamba günü meclisten geçen Katar’a asker gönderme kararı oldukça yerinde ve doğru bir karardır. Türk askeri tüm varlığı ile Katar’ın güvenliğini sağlamalı ve gerekirse Katar’a yapılacak saldırılara tereddüt etmeden karşılık vermelidir. Unutmayalım ki tek destekçimiz Katar kalmıştır. Katar da şayet Amerika’nın heveslerine kurban gider ise Türkiye’nin kolu kanadı kırılmış demektir. Katar üzerinden ülkemize karşı güdülen siyaset iyi okunmalı ve gerektiğinde Amerika’nın karşısına tekrar çıkmaya hazır olunmalıdır. Vefa, biz Türklerin sahip olduğu en önemli duygudur. Bizler her zorlukta yanımızda olan Katar’ı yalnız bırakmamalıyız.

Devletimizin yöneticilerine açık çağrımdır ki, “Katar, Türkiye’dir. Sınırımızın ardında son kalemiz Katar’dır. Ne olursa olsun Katar’ı yalnız bırakmayın.”

Dinimiz, vatanımız ve mazlumların ferahı için durmadan çalışmalıyız. Zalime karşı ancak dimdik durarak zaferlere ulaşabiliriz. Rabbimiz inananlar ile beraberdir. Türkiye ve Katar’ın hakiki davasını Yüce Rabbimiz en iyi bilendir. Kuşkusuz ki Allah’ın adaleti er ya da geç tecelli edecektir. Rabbim! Katar’a hak yolda olduğu müddetçe yardım et. Mazlumların kollayıcısı, zalimlerin hedefi olan Türkiye ve  Katar’a ferahlık ver. Katar, bizim ve İslam aleminin Türkiye’ye çıkan son kalesidir. Rabbim! Muhakkak ki sen her şeyi hakkıyla gören ve bilensin.

Allah yar ve yardımcımız olsun.

Selam ve dua ile…

Bu yazı toplam 438 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları