1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Yükselen ve güçlenen Türkiye
Yükselen ve güçlenen Türkiye

Yükselen ve güçlenen Türkiye

Öten yazımda, Batı devletlerinin, Türkiye'nin yükselmesini ve güçlü devlet olmasını kıskanıyor ve istemiyor söyledim. Tekrar etmek istemem, fakat Avrupa'yı...

A+A-
Öten yazımda, Batı devletlerinin, Türkiye'nin yükselmesini ve güçlü devlet olmasını kıskanıyor ve istemiyor söyledim. Tekrar etmek istemem, fakat Avrupa'yı sarsan son terör olayları beni de çok rahatsız etti ve ölenler için gerçekten üzülüyorum. İster Türkiye ve isterse Avrupa'yı kana bulayan terör hadiselerinden sorumlu hiç de Türkiye değildir. Bir kere terörü türeden ülkelerin başında ABD ve Batılı ülkelerdir. El-Kaideyi yaratan Amerika değil midir? Konuya netlik getirelim. Ve Amerika?yı kendi üretmiş olduğu örgüt kalbinden vurmadı mı? Fakat 11 Eylül olayında ne yazık ki binlerce suçsuz insan öldü, çok yazık oldu. Aynı örgütü Afganistan?a sokan da Amerika değil midir? Terör örgütünü üreten ülkelerin başında ABD, Fransa, İngiltere, Almanya ve Batılı devletler duruyor. Bu bir gerçektir. Bunu hepimiz böyle anlamalı ve idrak etmeliyiz. Dahası da vardır, bu ülkelerin Türkiye dâhilindeki uzantılarının da olduğunu unutmamak lazım. İşte en tehlikeli olanı da dâhilimizdeki hainler ve düşmanlar olmalı. Batının borazanları, tam orkestra hallinde çeşitli şehirlerimizde, sokaklarda, caddelerde boy gösteriyorlar. İktidar karşıtları, hükümeti eleştirenler, Cumhurbaşkanına ve Sarayına taş atanlar, AK Parti iktidarını düşürmeye can atanlar, sol görüşlü siyaset dehaları, kanı bozuk kimseler, ler, ler.. vesaire. DÂHİLİMİZDE DÜŞMANLAR ÇOKTUR Dahilimizdeki hainler, kafalarını yemiş bazı akademisyenler(), bazen köprü istemiyoruz, bazen de Havaalanı neyimize lazım, diyor, hükümetin icraatlarına karşı tavır sergiliyor, halkı sokaklara sürüklüyorlar. Elbette, sinyal Batıdan ve Okyanus ötesinden geldiğinde dâhili düşmanlar hemen hareketlenirler. Bu sebepten sol partilileri, başka partilikler de dâhil Amerika'ya, Bati ülkelerine ve Rusya'ya özel davetlere çağırıyorlar. Bütün bu davetlerin perde arkasında, gündemde tek sorunları vardır: Türkiye'nin ekonomi yönden güçlenmesi ve yükselmesini önlemek; neyin pahasına oluyorsa olsun iktidarı indirmektir. Bu apaydın bellidir. Yani AK Partiyi zayıflatmak, iktidardan indirmek ve sonunda Türkiye?nin yükselmesini engellemektir. Batılı devletlerin ve ?müttefikimiz? sayılan ABD'nin de tek amacı bu olmalı. Peki, ABD neden YPG-in terör örgütü olmadığını savunuyor derseniz Devamlı sağa sola vuruyor, kararsız olduğunu sergiliyor? Bu ne biçim ortaklıktır, anlayamıyorum.Cumhurbaşkanı, Sayın Tayyip Erdoğan defalarca açıklama yaptı; Avrupa?nın kalbi sayılan Brüksel?i kana bulayan terörist Brahim El Bakraou hakkında: İki kez sınır dışı ettik Hollanda'ya ve Belçika'yı da bilgilendirdik?, dedi. Sayın Erdoğan mertçe, samimi olarak teröristin adını ve kimliğini açıklamış oldu, fakat Belçika teröristi salıverdi. Soruyorum, Başbakan Charles Michel'e, Belçika Kralı Philippe, adalet bakanı Koen Geens ve iç işleri bakanı Jan Jambon'a; siz ne yaptınız, söyler misiniz? Sabancı suikastçısını ülkenizde hala da koruyorsunuz ve terörist çadırları kuruyorsunuz? Neden samimi değilsiniz? Neden ikiyüzlülük yapıyorsunuz? Sayın Erdoğan kadar samimi, dürüst, cesur değilsiniz? Hepiniz Türkiye?yi kıskanıyor, biz Türkleri sevmiyorsunuz? Bu açık ne nettir. Ayrıca silah tüccarlarısınız ve PKK terörü ülkenizde Türkiye?ye karşı kullanıyorsunuz. İşte hain ve düşman olduğunuz halinizden belli. ?Besle kargayı, oysun gözünü?, Atasözü vardır. Olayda ölenlere rahmet diliyor, sizlere ise samimi olmadığınızdan dolayı içtenlikle kınıyorum. Hep ikiyüzlüsünüz? Batılılar Devamlı İki Yüzlüler ABD'n desteklediği Mesut Barzani YPG ve PKK terör örgütüdür diyor, fakat Amerikan yönetimi hayır, diyor. Bu da ikiyüzlülüğün başka şeklidir. Alman Başbakanı Merkel, Fransa Başbakanı Hollande ve İngiltere Başbakanı Cammeron da, mülteciler Türkiye'de kalsın, diye kulisleri dolaşıyorlar; öte yandan Suriye'deki savaşın durdurulması için görevlerini yapmıyorlar. Ne yani, Türkiye'nin suçu ne Bütün zorluklarla karşılaşıyor, savaşı çıkaranlar ise kulislerde, perde arkasında dolaşacaklar? Öyle şey olmaz. Bazen düşünüyorum da, açalım Edirne sınır kapılarını ve Avrupa ülkelerine Şah ve mat diyelim? Türkiye devleti kadim tarihimizden gelmiş örf adetlerine, Osmanlıdan kalmış milli geleneklerine sadık mert, cesur ve dayanıklı devlet olduğunu dünyaya gösteriyor zaten. Üç buçuk milyon mültecileri 81 ilde güzelce barındırıyor ve günümüze dek 10 milyar dolar harcamıştır. Bize düşmanca davranan Batı devletleri ve siyasileri utansınlar, yerin dibine insinler. Burada dâhilimizdeki düşmanlara, özellikle sol takım siyasilere de utanın, sizler de yanlış politika yürütüyorsunuz ve davranışlarınızla güzelim Türkiye'yi dâhilinden parçalanmaya vesile oluyorsunuz. Sizleri de kınıyor, sizlere de nefretim yükseliyor. Ülke dâhilinde, Doğu illerimizde Ermeni (bu artık basında ve TV kanallarında kanıtlanmıştır) terörist çeteleri Kurt kardeşlerimizi öldürüyor, evlerini taratırken, ya ?diktatör bozuntusu iğrenç ifadesini kullanıyorsunuz. Siz, ey sizlere, kimselere söylüyorum: bakın Belçika'ya ve utanın, utanacak yüzünüz var ise. Orada milli birlik ilan ediliyor; sizler ise Türkiye'yi dâhilden eyaletlere bölmekle meşgulsünüz. Atatürk?ün resmini indiren kişileri koruyan zihniyet, Atatürk düşünce ve felsefesini yok etmeye kalkan bir siyasi yürüyüş hâkimdir sol siyasetin mayasında. Dâhildeki Düşmanlar Daha Vahimler Aslında bu zor günlerde Türkiye vatandaşları, tüm siyasiler terörün ülkemizden tümüyle temizlenmesine odaklanmalılar. Her kes; kasabı da, manavı da, tüccarı da, esnafı da, hakiki akademisyenleri ve tüm siyasiler; köylüsü, öğretmeni, her bireyin tek amacı - ülke topraklarının terörden topyekûn temizlenmesine yönelik olmalıdır. Sol siyasilere ve Kürt kardeşlerimize sesleniyorum, bırakın kavgayı, kapatın ağızlarınızı. Demagoji zamanı değildir, Ermeni teröristleri, aynen Asala terör örgütü gibi ülkemizi, vatanımızı iç savaşa götürmeye sürüklüyor. Uyanmalıyız, bir olmalıyız, bütünleşmeliyiz, tek yumruk olmalıyız, kenetlenmeliyiz, diyorum. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev, Türkiye?nin en ağır gününde bütün bakanlarıyla Ankara'ya geldi ve dünya Türklerine birlik, bütün olalım mesajını vermiş oldu. Fakat dâhilimizdeki hainler utanmadan terörü destekliyor ve ekmeklerine yağ çekiyorlar. Öte yandan Can Dundar gibi ?gazeteciler? vardır ki, devlet sırrını, gizli belgeleri dünyaya yaymakla Türk düşmanlığını sergiliyorlar, Ulu Önder Atatürk düşmanlığına devam etmekteler. Dâhilimizdeki hainler, yani Batının uzantıları sayılan borazanları sonunda Türkiye?nin ekonomi yönden güçlenmesine mani oluyor, dünyadaki yükselişini engelliyorlar. Şu bir gerçek ki, Türkiye, silahlı ordusuyla, cesur insanlarıyla, milli kahramanlarıyla dimdik ayakta durmaktadır. Ayrıca, AK Parti iktidarı döneminde ekonomisi her yıl yükseliştedir ve tüm gücüyle ister dâhildeki terörün ve dıştan gelecek her türlü baskıların uhdesinden gelecektir. Türkiye, karşı durmalara, siyasi baskılara alnı açık, yüzü ak karşı duracak ve halkın güvenliğini tüm gücüyle, daima koruyacaktır. Bundan her kes payını alsın, uyansın, aklını başına toplasın, diyorum. Çünkü Türkiye devleti kadim devlet geleneklerine bağlı çok güçlü ve sağlam devlettir. Dünyada hiçbir güç Türkiye devletini yıpratamaz, çünkü arkasında Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan ve Kırgızistan gibi aynı kanı, aynı ruhu, aynı soydan olan ve aynı kimliği taşıyan Türk kardeş devletleri ve Türk Dünyası sevdalıları duruyordur.
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.