Eflatun Neimetzade

Eflatun Neimetzade

yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

AB ve AŞPA üyeleri ikiyüzlülük yapıyorlar

A+A-

Öteki makalelerimde BM, AB, NATO ve AŞPA teşkilatlarının Azerbaycan gerçeklerine karşı ikiyüzlülük yaptıkları hakkında epeyce yazmışımdır. Tekrar etmek istemem, fakat AŞPA’nın 15 Ekim sabah oturumunda konuşan Stefan Schennach ve Cezar Florin Preda’nın “Azerbaycan’da Demokratik Kurumların Faaliyeti” ile ilgili bildirinin 117 ses lehine, 18 ses aleyhine oy kullandıklarına hayret etmemek mümkün değildir. Çünkü açık-aşikâr AŞPA ve üye ülkeleri ikiyüzlülük yapıyorlar. Çünkü 25 yıldır topraklarımız ermeni cellatlarının elinde iken bugüne dek hiçbir düzgün, objektif karar alamadılar, bu bir. Demokrasiden konuşan lafazan konuşmacılar apaydın çifte standart uyguluyor, arkalarında Ermeni lobisi ve diasporası olduğu aşikârdır.

İKİYÜZLÜLÜĞÜN VE SAHTEKÂRLIĞIN KANITLARI

Hepimiz biliyoruz ki BM almış olduğu dört karar ortadadır ve bu kararlarda denilir ki, Ermenistan işgal ettikleri topraklardan gitmeliler. AB ülkeleri, NATO ve AŞPA’nın bu kararlardan haberleri vardır, fakat seslerini hiç çıkarmıyorlar. Eee, neden siz “cenap’lar”ın,  AŞPA’ya üye ülke Temsilcileri sesleri çıkmıyor ha? Neden susuyorsunuz? Başkanlarınızın BM nezdinde Libya’ya karşı almış oldukları karar bir gün içerisinde uygulamaya koyuldu ve Libya yönetimi öldürüldü, değişildi, ülke tarı-mar edildi. Fakat 25 yıldır BM Teşkilatının aldıkları karar nedense uygulanmıyor? Peki, neden? Sesinizi neden yüceltmiyorsunuz, ha? Rüşvet mi aldınız, hediyeler mi masanıza getirildi de susuyorsunuz? Utanmadan bir de kalkıp Azerbaycan’a karşı adaletsizce oy kullanıyorsunuz? “Ey gidi sizi ikiyüzlü siyaset soytarıları”, rahmetlik eski Başbakan Erbakan’ın sözleri yâda düşüyor; sizler Ermeni lobilerinin kapanına takıldınız, değil mi? Sadece onu biliyorum ki burnunuz iyi koku alıyor. Ya rüşvet, ya da ikili standart yaklaşımınız vardır. Ayrıca Vatikan Papası ile Rus Patriği Kiril buluşmalarında “Arap Baharı” konusu gündeme geldiğini basından biliyoruz. Buluşmada önemli konu - Müslümanlara karşı birlikte hareket etmeli, işbirliği yapmalıyız kararını aldılar. Boşuna değildi elbette, bugün Suriye ve Irakta her gün en az 30-50 Müslüman ölüyor. Yani şu anlaşılıyor, bugün Hıristiyan ve Müslümanlar arasında büyük karşı durma vardır. Arapların Avrupa ve dünya ülkelerine akışını durdurmak gerekiyor. Yani açık söylemek gerekiyorsa AB, AŞPA ve NATO, Müslüman ülkelerini karşılarına almıştır. Orta Doğu zaten ateşlenmiş durumda, Irak ve Suriye, şimdi de Kuzey Irakta Bağımsızlığı için Irak topraklarından pay almaya kalkmış Barzani ortayı karıştırıyor. Hal böyle iken AŞPA elbette ki Batılı devletlerin meraklarını savunmak durumundadır.

 AZERBAYCAN’DA BÜTÜN AZINLIKLAR BARIŞ VE HUZUR İÇİNDE YAŞIYORLAR

Bugün dünyada ekonomik gücü ve nüfuzu yükselen Türkiye Cumhuriyeti ile kardeş Azerbaycan, “Aynı Millet, İki Devlet” (H.Aliyev) olarak bütün konularda birlikte hareket etmekteler. Türk ve İslam Dünyasının hakiki savunucusu, başarılı lider Sayın R. Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev iki Türk devlet Başkanlarının kol-kola hareket etmelerini hazım edemeyen mikroplar ortada dolaşıyorlar. Tarihte hiçbir soykırım yapmayan Osmanlı İmparatorluğu içinde azınlıklar rahat, barış içinde yaşadıklarını tarihi belgelerden biliyoruz. Bugün Azerbaycan’da da azınlıklara her türlü olanaklar yaratılmıştır; Dağ Yahudileri, Gürcüler, Talışlar, Ermeniler, Tatlar, Kürtler ve mini çeşit-çeşit topluluklar barış, huzur ve demokrasi içinde hur yaşamalarına devam etmekteler. Azerbaycan dünyada barışın, multikültüralizmin, demokrasinin en iyi örneği sergiliyor. Bunu dünya devlet Başkanları da konuşmalarında, basında dile getiriyorlar. İşte AŞPA, AB ülkeleri Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini kıskanıyor, arayı karıştırmak, huzuru bozmaya çalışıyorlar. Azerbaycan petrolü ve gazını almaya sıraya girseler de Türklere karşı tavırlarını da açıkça gizlemiyorlar.

XV- XVI. yy. Sultan ile Şah İsmayıl Hatai arasında husumeti, kini ateşleyen Batılı devletler olmuştur. İki kardeş İmparatorlukları sonunda Çaldıran Savaşına itenler yine Batılı devletler olmadı mı? Özellikle İngiltere, Almanya ve Fransa siyasilerinin öncülük ettikleri tarihi belgelerden biliyoruz. İşte bugün Azerbaycan’a karşı AŞPA’daki oylama da aynı senaryonun bir parçası sayılıyor, diye düşünüyorum. Azerbaycan’da gâh adliye, gâh polis veya hukukun, savcılığın işlerine neden karışıyorlar? İsviçre, Hollanda, Avusturya, Almanya gibi ülkelerde Türk düşmanlığı yapılıyor. PKK bayrakları binaların, evlerin damlarında asılıdır, bu ülkelerde koyu Türk düşmanlığı açık-aşkar yapılmakta. Türklerin evleri yakılıyor, Türkler öldürülüyorlar. XII-XIX. yy. Oğuz Türklerin(Azerbaycanlıların) yoğun yaşadıkları topraklarda katil Lenin’in ve Stalin’in kurmuş olduğu Ermenistan’da bu gün tek bir Türk bulamazsınız. 1905-1908, 1918-1921, 1927-1931, 1938-1941, 1948-1951 yıllarında kademe-kademe Azerbaycanlılar ezeli dağlık bölgelerinden, topraklarımızdan aran bölgelere sürülmüşler; zamanla iklim değişiklikten pek çok soydaşlarımız öldüler.

AZERBAYCANLILAR EBEDİ TOPRAKLARINDAN SÜRÜLDÜLER, ÖLDÜLER

Ermeniler Rus Çarları tarafından zamanla İrevan ve Garabağ bölgelerine yerleştirildiler. Ve en son Hocalı Soykırımı yapıldı ve Ermeniler Sovyet Ordusunun katkılarıyla topraklarımızın yüzde yirmisini işgal ettiler.

Şimdi AŞPA ve Avrupa İnsan Hukukları Mahkemesi adaleti, hukuku çiğneyen Ermeni çetelerinin topraklarımızdan gitmelerini müzakere etmeleri gerekmez midir? Bunun yerine utanmadan, çekinmeden kalkıp da Azerbaycan’ın dâhili işlerine karışmaları hangi hukuk ve adalet normlarına uyuyor? AİHM ilk işi BM almış olduğu dört kararın uygulanmasını talep etmektir. İster sosyalist Frank Schwabe, Volonte, Lindtner, Christoph Strasser, Avrupa Halk Parti Grubunun üyesi Pieter Omtzigt, AŞ-ın Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland, Stefan Shennach hiç de samimi, dürüst değiller. Azerbaycan’a geliyor, Lüks Otellerde yiyor içiyorlar. Döndüklerinde vatanımıza karşı tavırları değişiyor. Tam maskaralık, ikiyüzlülüktür, sahtekârlık ediliyor vatanımıza karşı. Azerbaycan’ın AŞPA’daki Grubun Başkanı, Milletvekili Şamet Seyidov haklı olarak Omtzigte sert cevap veriyor: “Kendinizi “gerçek demokrasi savunucusu” olarak takdim etmeyin, yeter artık. Arkanızda Ermenilerin olduğunu biliyoruz”.

İster AB, NATO veya AŞPA, bütün Batılı devletlerde bugün Türk düşmanlığı hızla yükseliyor. Bu kurumlar Türkiye’nin ve Azerbaycan’ın halkı davası safında değil, Ermeniler ve Türkiye’ye karşı düşmanlığı ateşleyenler tarafında yer almaktalar. Adalet, hukuk bu teşkilatlar tarafından çiğnenmektedir. Hak ve adaleti savunmamız mümkün değil. Çünkü karşımızda Türklere karşı saf almış ülkeler vardır ve bu ülkelerin temsilcileri AB, NATO ve AŞPA’da Ermenileri savunuyorlar.

Azerbaycan bu gün dünyada ekonomisi hızla yükselen devlet olarak tanınıyor. Avrupa dâhil dünya devletleri ile petrol ve gaz anlaşmalarımız mevcuttur. Aslinde bizim Avrupa’ya değil, Avrupa devletlerinin bize ihtiyacı vardır. Kardeş Türkiye ile ilişkilerimiz üst düzeydedir. Ayrıca dünya devletleri ile ilişkilerimiz de sımsıkıdır. AŞPA gibi ikiyüzlü ve sahtekârlık yapan kurumda olmasak daha iyidir. Dünya devletleri ile ikili münasebetlerin pekişmesi bana göre yeterlidir. Boşuna lafazanlık yapıyorlar, bizleri meşgul ediyorlar.

AMAÇ VE HEDERLERİMİZ

Bu arada ülkemizin ekonomi yönden zirvelere yükselişi için yeni Projeler üzerinde çalışmalara hız vermemiz gerekiyor. Cumhurbaşkanımız, İlham Aliyev’in söylediği gibi, “Biz daha güçlü olmamız için gece ve gündüz çalışmalıyız ki Azerbaycan ekonomisi her gün yükselsin, daha da güçlü olsun. Petrol dışı ekonomiyi güçlendirmemiz lazımdır. O zaman daha güçlü olacağız. Azerbaycan Devleti - bağımsızlığını, egemenliğini ve ülke bütünlüğünü ve güvenliğini korumak için uluslararası güvenlik sistemleri ile  sıkı işbirliği içerisinde olmayı düşünüyor; bütün imkânlarını kullanarak uluslararası sistemde kendi duruşunu sergilemeyi ve işgal olunmuş topraklarını geri almayı hedefliyor.  Ayrıca, halkın çıkarları doğrultusunda ekonomik siyaset yürütmeyi, ülke ekonomisini uluslararası ekonomik sistemde yüceltmeyi ve yabancı ülkelerle bilimsel, kültürel, insani ilişkiler kurmak ve bu doğrultuda çalışan kuruluşlarda faaliyet göstermeyi hedefliyor”. Hepimiz Cumhurbaşkanımızın bu çağrısına katılıyor, onun arkasındayız.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.