Selami Mutlu

Selami Mutlu

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Adaletsizliğin en büyüğü adaletsiz davranıp adil görünmektir!

A+A-

Her şeyin temeli, “Demokrasi, Hukuk ve Adaletin” varlığında yatar. Ülkede ki ekonominin üretim ve sanayinin gelişimi de buna bağlıdır. Hukuk yaşamı ve yönetmeyi düzenleyen yaptırım kural ve yasalarıyla olumsuzlukları gidererek güvenlik ve esenliği eşitlikle sağlayan bir bilim dalıdır. Siyasal yandaş yaratarak sömürü ve çıkar güdüleriyle bu değerleri yıpratmanın sonu son yerel seçim sonuçlarıyla ortaya çıkmıştır. Milli iradenin verdiği oylar sandığa yansımıştır. Ancak adil davranır diye oluşturulan son karar mercii bir kurumun siyasi otoritenin talimatı ile yönetildiği iddiaları dillerde dolaşmaktadır.

Toplumsal ahlakı üstün tutmak için “Hak-Hukuk-Adalet” ilkelerine saygılı olmak şarttır. Siyasal ve ahlaki bir sınav olan seçimlerden alınacak derslerden siyasetin ve onu yönetenlerin de seçim sonuçlarına her vatandaş gibi saygılı olması gerekir. “Bu ülke benim sevdamdır” diyenlerin ileri demokrasiyi getirmek için başlangıç yapanların da, ülkenin ve halkın geleceğini ekonomisini, üretimini, istihdamını düşünmeleri gerekir. Siyasi muktedirlerin Hukuk ilkelerine saygısı kendi bekalarından daha da önemlidir. Seçim sonrası ülkemiz siyasetinin de yurttaşlarımızın da toplumsal barışa “Hak-Hukuk-Adalet” ilkelerine önem vererek geleceği görmesinin önemi büyüktür.

İktidarı ellerinde tutanların egemenliklerinin sorgulanmaması adına daha adaletli ve ahlaki dayanak yürütmeleri zorunluluk arz etmektedir. Din temelli toplumsal kurumlardan olan “Cemaat ve Tarikat” gibi oluşumlar, hür iradeye dayanan düşünce ve çözümlerin önünü keserek toplumu yönlendirme ve iktidarın araçları konumunda yer aldıkları görülmektedir. Cumhuriyetin ve onun ilkelerinin devrimlerinin, kurumlarının hür irade ile vereceği kararları, “Adalet ve Hukuk” ilkelerine dayalı olarak vermeleri gereken kararları zedelenmektedir. Bu zedelenen kararlarla hukuk ve Adalet ilkeleri yara almıştır. Egemenlik bir hanedana ait olamaz saraydan tek kişiyle yönetilemez. 1921 Tarihli ilk Anayasamız olan Teşkilat-ı Esasiye kanununun ilk maddesin de belirtildiği gibi “Bilâkaydüşart Hakimiyet milletindir” sözü yönetenlere önder olmalıdır.

Hem iktidar hem de muhalefet bizzat milletin hür iradesi ile belirlenir. Yurttaşlarında siyasi muktedirlerinde bu iradenin almış olduğu kararlara saygılı olması gerekir. Milletin verdiği kararlara Adaletsiz ve Ahlaki olmayan davranışları sergileyenlerin karşısında Hukuk ve onun koruyucu unsurları var olmalıdır. Yıllar öncesinden beri süregelen ülkenin siyasi yönetiminde ki iktidarlar her türlü koalisyonlar, sağ-sol politikalar, siyasi İslam yönetim tarzları artık son bulup ülkenin geleceğini oluşturacak aydınlık yarınlarını kuracak “Laik-Demokratik Adalet” ilkelerine uygun uluslararası değerlere bağlı kararların alınacağı bir Türkiye oluşturulmalıdır.

Ülkenin gidilen bu “Hukuksuz-Adaletsiz” ortamdan çıkış yolu bellidir. Bu yol Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği “Hukuk-Demokrasi-Laik Cumhuriyetin” kurduğu karma ekonomik sistemin yoludur. Artık halk yaşadığı baskı-korku yönetimlerine başkaldırarak demokrasiye ve onun ilkelerine sahip çıkmaktadır. Halka yaşatılan bu tehdit-baskı ve korku düzeni “Hukukun ve Demokrasinin” ne kadar önemli olduğunu perçinlemiştir. Bu nedenledir ki kendi bekalarını kaybetme korkusu içersinde olan muktedirler hukuku askıya almakta yanlış değerlere sığınmaktadırlar. Yapılacak Haziran yenileme seçiminde olası bir kayıptan korkar olmuşlardır.

Yargıyı siyasallaştıran bir görüntü veren, kendi hukuk çevrelerine hazırlattıkları kararları YSK’ya okutan bir tutum izler olmuşlardır. Baskıcı ve otoriter tavır ve tutumlarıyla toplumu ayrıştıran söylem ve tavırlara yönelmişlerdir. Yayın yasakları koyarak, gazeteci dövdürerek, yazar ve çizerleri hapse attırarak, parti liderlerini tehdit ederek, kendi gibi düşünmeyen halkına zillet diyerek karalamaya çalışılmaktadır. Ülkenin saygın sanatçılarını sahnelerden men ettirerek haklatan koparmaya çalışılmaktadır. Bütün bunlar halkın uyanmasının kendi aleyhlerine oluşacak seçim sonuçlarının yarattığı kokunun belirtileridir.

Hukuka ve Adalet değerlerini yitirmenin vardığı son budur. Adaletsizliğin en büyüğü adaletsiz davranıp, adil görünmektir. Bu son Adaletsizliğin sonu olacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.