Salih Levent Uğurlu

Salih Levent Uğurlu

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Ayten Sokak çocukları

A+A-

Bir çocuk düşünün. İsmet İnönü’den Adnan Menderes’e Türk siyasetine damga vurmuş birçok isimle kapı komşuluğu yapmış. Sabah gözlerini açtığında bir bakan, bir milletvekili ya da üst düzey bir bürokrat ev kahvaltısında olabiliyor mesela… Komşuları siyasetçi, aile dostları siyasetçi… Bizim toplumda siyasete herkes ilgi duyar ama siyaset bazı insanların çocukluğundan itibaren alın yazısı olur. Başbakan Ferit Melen’in oğlu 23. Dönem MHP milletvekili Prof.Dr. Mithat Melen gibi.

İSTANBUL BULUŞMASI

Hem Ankara hem İstanbul’da evi olan Mithat hocam da benim gibi iki şehir arasında mekik dokuyan bir insan. Van’ın acar gazetecisi Osman Nuri Yıldız ağabeyin katkılarıyla uzun zamandır planladığımız görüşmeyi İstanbul’da gerçekleştirebildik… Gönül isterdi ki çocukluğunun geçtiği Ayten Sokak’ta bir poz verelim. Ancak kısmet İstanbul’muş. Ne  yapalım artık. İstanbul’da denk gelince Ataşehir’de güzel bir mekanda buluşup kahve içtik biz de. Bir gün kısmet olur Ankara’da bir araya gelebilirsek Ayten Sokak’ta kapsamlı bir söyleşi yaparız umarım kendisiyle…

AYTEN SOKAK ÇOCUĞUYUZ

Bir kavga ya da tartışma anında Sincan çocuğuyuz, Ayrancı çocuğuyuz, Çinçin bebesiyiz diye “şekil koyan” çok olur. Mutlaka denk gelmişsinizdir siz de…

Şahsen ben Ayten Sokak çocuğu olmak isterdim. Düşünsenize hararetle siyaset tartışırken, “Ne diyorsun sen kardeşim Ayten Sokak çocuğuyuz biz” dediğini… Bence çok karizmatik olurdu. Mithat hocam zarif kişiliğiyle hiç böyle dememiş olabilir. Ama ben olsam derdim herhalde…

Çocukluğunda hiç unutamadığı bir anısını sordum. Ayten Sokak’tan Balgat’a bir süt arabasının arkasına takılarak gitmiş. Durumu fark eden amcalar Mithat Hoca’yı kamyonetten kızarak indirmiş. Başbakan çocuğu da olsan kapıcı çocuğu da olsan zevklerin, haylazlıkların hep aynı… Dünya bir çocuk masumiyetiyle kalabilse keşke…

LİBERAL MHP’Lİ

Çocukken babasına Avrupa’yı gezmek istediğini söyleyen Mithat Melen “Önce ülkeni gezip tanıyacaksın sonra Avrupa’yı” cevabını alır. Ve babasıyla birlikte Anadolu’da ayak basmadığı yer kalmaz. Sonrasında tabii Avrupa’yı da gezer.

“Liberal düşünce yapısına sahip bir MHP’li nasıl oldunuz?” sorumun cevabı sanırım burada saklı. “Ülkeme, milletime gönülden bağlıyım” diyor Mithat Melen. “Aynı  zamanda bir dünya insanıyım” diye de ekliyor. “Hocam sizi Fransız tipi siyasetçilere benzetiyorlar ne diyorsunuz?” sorusuna ise “haklı olabilirler” yanıtını veriyor.

ANKARA MI İSTANBUL MU?

Babasıyla olan bir diyalogu daha hayatını şekillendirecektir Mithat Melen’in…

Çocukluğundan beri bir İstanbul aşığı olan Mithat Melen, “Baba bırak ben İstanbul’a yerleşeyim” deyince “hayır” cevabını alır. “Sen Ankara’da kalacaksın ve bürokrat olacaksın” der rahmetli Ferit Melen. Ankara Ticari İlimler Akademisi’ni bitiren bu Ayten Sokak çocuğu, Hazine’de göreve başlar. O yıllarda yabancı dil bilen tek hazine personeli desek abartı olmaz herhalde. İleri düzeyde İngilizce ve Fransızca bilgisi, bir ekonomist olmasına rağmen adını hep uluslarası ilişkilerle anılır hale getirecektir. NATO, OECD, AB ve Dünya Bankası gibi birçok uluslarası kuruluşta görev alır. Ardından İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne akademisyen olarak atanır ve çocukluğundan beri çok sevdiği İstanbul’una kavuşur.

Çocukken bir de arkadaşlarına bakan olacağını söylermiş Mithat Hoca… Bakan olamasa da 23. dönemde Milliyetçi Hareket Partisi’nden milletvekili olarak parlementoya girmiş. Dolayısıyla Ankara adeta kaderi olmuş.

Ayten Sokak çocuğu olmak böyle bir şey herhalde.

Siyaset kaderin, Ankara kaderin…

O halde kendisiyle Ayten Sokak’ta güzel bir söyleşide görüşmek dileğiyle… Esenlikler dilerim.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları