Eflatun Neimetzade

Eflatun Neimetzade

yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Bakü’de “Kahraman Anne’min evini zalimce söktüler (1. Yazı)

A+A-

Evet, sevgili okurlarım, bu bir gerçektir. İkiyüzlü, bedhah, cezaevinden yenice çıkmış dolandırıcı pislikler dünyanın her köşesinde olduğu gibi Bakü’de de vardır. Bakü’de baş vermiş bu hadise hakkında Azerbaycan Cumhurbaşkanına bile doğru bilgi verilmedi, yalan söylediler. Başbakanlığı da aldattılar bu sahtekâr “çete üyeleri”. Ben bu olayın canlı şahidiyim ve devletimin içine dek zincir gibi sızmış bu çete üyelerinin oyununu bozmaya sonunda karar verdim. Çünkü bu binada “Kahraman Anne”mi de, meni ve aile bireylerimi de aldatarak resmi makamların izni olmaksızın binamızı söktüler ve inşaatı bitiremiyorlar. Olay böyle gelişti…

Yıl 1988. “Kahraman Anne”mle birlikte, Azadlık Prospekti 80 (Eski Lenin Prospekti), menzil 14-de yaşıyorduk. Bakü Şehir İcra Başçısı Yardımcısı, Orucov’un kabulüne gittim. Binamızın alt yapısı zayıf olduğuna göre özel karar alındı ve binamız en kısa zamanda tadilata alınacaktı. O kararın kopyası Arşivlerde duruyordur. Bu arada Türkiye’den davet aldım, Ankara Operasında S. Aleskerov’un “Zengin Babanın Fakir Oğlu” Müzikalini sergiledim ve 1990 yılının Mart’ın 1-de vatana döndüm. Hemen Orucov’un makamına gittim. Aynen şöyle dedi:

DEVLETİN RESMİ İZNİ YOKKEN KOCAMAN BİNAYI YIKTILAR

-Hocam, Kasım ayında(1991) yaşadığınız binanın tadilatına başlayacağız”. Çok sevindim elbette. Haberi bina sakinleri de duydular. Fakat çok geçmeden T.C. Kültür Bakanı, Sayın Fikri Sağlar tarafından Mersin Devlet Operasının kurmam için yeniden Türkiye’ye davet olundum. Önce Nahçıvan’a, Ulu Önder Haydar Aliyev’in ziyaretine gittim. Türkiye’den davet aldığımı anlattım. Uzun sohbet ettik, onun teklif ve isteklerini yazılı aldım: “Bu mektubu bizzat Sayın Demirel’e evinde vereceksin. Aile ve çocuklarını yanına al, gel buradan seni yolcu edeceğiz”, dedi.  Böylece 1991  yılı, Mayısın 22-de özel arabamla Nahçıvan üzerinden ailemle birlikte Mersin Operasının yolunu tuttum. Bakü’deki evimizin tadilatı ile ne yazık ki, ilgilenen olmadı. Dış duvarlarda ve odalarda çatlar apaydın gözüküyordu. Aradan yıllar öttü ve yaz tatillerinde vatana, evimize geliyordum. Bir gün duydum ki binamız sökülecektir ve yerinde yenisi inşa edilecektir. “Petek” isimli Şirketin sahibi Yaver Gurbanov adında şahıs bir gün kapımın önüne dikeldi:

-Hocam, sizin gibi tanınmış sanat adamıyla tanış olmaktan gurur duyacağım”, dedi ve aşağıya inmemi rica etti. Hemen giyindim binamızın önüne geldim. Mülk sahiplerinin hemen-hemen tümü bina önündeydiler. Yaver Bey, elindeki resmi belgeyi okudu… Başbakanlığın onayı ve Nesimi İcra Hâkimiyeti denetiminde binamız sökülecek ve yerinde 13 katlı yeni, muasır üslupta dairelere taşınacağız, denildi. Mülk sahiplerine “İstediğiniz katlarda daireleri seçe bilirsiniz, denildi ve ben de 10 katı seçtim. Bu Yaver adında şahıs, komşuların bütün isteklerini yazıp, bizlere imzalattı. Az aralıda araba Garajım vardı. Kısaca resmi belge imzaladık: aşağı katta bana yeni garaj yeri de verilecektir, dedi. Böylece çelik garajdaki eşyaları yazlığıma götürdüm ve anahtarı kendisine işlettim.  Bana iki eleman verdiler ve 4 odalı dairemin tüm yeni mobilyalarını topladık, büyük Tır arabaya yükledik ve yazlığıma taşıdık. Böylece 14’nolu çelik kapılı dairemin anahtarını Yaver Bey’e verip Türkiye’ye döndüm. Hemen-hemen tüm daire sahipleri (4 aile dışında) kiralı evlere taşındılar. İmzaladığımız resmi Belgede:  “İki yıla dek yeni dairelere taşınacağız”, yazılıyordu… Bakü Şehir İcra Başçısı kararında 80’Nolu binaya tadilat yapılacaktı. Şehir merkezinde, önünde muhteşem Köroğlu Parkı, daireler pahalıya satılacaktır, diye binamızı resmi izin olmadan boşuna söktüler.

CUMHURBAŞKANININ EMRİ VARDIR DEDİLER, BİZLERİ ALDATTILAR

Yalandan Cumhurbaşkanını onayı vardır, Nesimi İcra Başçısının kararı vardır, dediler, bizlere. Vahim olanı şudur ki, binanın sökülme izni yoktur; binamız sapasağlam idi. Sadece çevre topraklarını Nesimi İcra Başçısı 49 yıllığına “Ferek” Şirketine kiraya vermiştir. Peki, Nesimi İcra Başçısı Temsilcisi Cumhurbaşkanının ismini neden kullandı? Yalandan “Pilot Lahiye’dir (Projedir) dediniz bizlere, ama pilot Lahiye değildir. Bu bina devletin resmi kurumlarının izni olmadan siz, Asif Askerov, neden söktünüz? Sizin Yardımcınız Cumhurbaşkanının ve şahsen sizin isminizi kullandı toplantıda; tüm bina mülk sahiplerini buna şahitler.  Böyle sahtekârlık oluyor mu? Siz sevgili okurlarım, bakın, Nesimi reyon İcra Başçısı, Asif Askerov, sahtekârlıktan, dolandırıcılıktan cezaevinde 5 yıl yatmış bir rüşvetçiyi bina sakinlerimizin huzuruna gönderiyor. Yanında da Askerov’un Yardımcısı, Kurban Bey vardı. Ben dâhil bütün mülk sahipleri önünde adam elindeki resmi yazıyı okuyor: “Sayın Cumhurbaşkanının ve Nesimi İcra Başçısı Asif Askerov’un talimatıyla Pilot Proje olarak binanız sökülecektir. Çünkü binanız tehlikeli durumdadır” denildi.

Şimdi aradan 4 yıl geçiyor, binamızın yarısı sökülmüş, yarısı hala da duruyor. Yazlığımdaki mobilyalar soğukta, nemli odalarda uzun müddet kaldığına göre çürümeye başlamıştır… İmza attığım resmi belgede iki yıla taşınacağız ibaresi vardı. Şimdi aradan 4 yıl geçiyor. Mülk sahiplerinin çalmadıkları, gitmedikleri makam kalmadı… Başbakanlığa, Cumhurbaşkanlığına, Başsavcılığa, şikâyette bulunmuşlar, tık ilerleme yok ve binanın yarısı hala da bir türlü sökülemiyor. Yerli ve dünya basınında defalarca kritikler yazılıyor, şikâyetler ediliyor. Olay mahkemeye intikal etmiş… Fakat Bakü”de ne yazık ki mahkemeler uzun sürüyor ve sonu bir türlü bitmiyor ki, bitmiyor. Bu bir gerçek…

NEREDE İÇ İŞLERİ BAKANLIĞI, NEREDE SAVCILAR, HÂKİMLER?

“Fereh” Şirketinin sahibi, dolandırıcı, sahtekâr, Yaver Gurbanov, 5 yıl cezaevine yatmış. İnşa ettiği binalarda üst kattaki her daireyi üç- beş kişiye satmıştır, diye. Öten yılı Bakü’de Korona dolayısıyla uzunca bulundum ve araştırma yaptım; Nesimi Reyon İcra Başçısı Yardımcısı, Gurbanov ile telefonda uzun-uzun konuşmam oldu (fakat rahmete gittiğini duydum. Allah rahmet etsin). Araştırma sonucu şunları öğrendim. Bizim Nesimi Reyon İcra Başçısı, Asif Askerov’u şehir telefonu ve cebinden defalarca aradım, telefonuma çıkmadı. Sekreterine not bıraktım, geri dönmedi. Canı sağ olsun. Kendisini epeyce araştırdım… Korkunç olayla karılaştım. Reyondaki tüm inşaatların tepesinde oturan şahıs – İcra Başçısıdır, diyorlar. Başbakanlıkta bile “benim biznesim” diyormuş, bu muammalı şahıs-Asif Askerov, Bey Efendi! Gerçekten de öyle ya! Adam reyon bölgesinde bir metrekare yer bırakmamış, resmileştiriyor ve satıyor, biznesine kat katıyormuş, diyorlar. Şimdi soruyorum siz okurlardan-Azadlık Prospekti no 80 binamız ile Reyon İcra Başçısının makamı arasındaki mesafe-300 ve ya 400 metre ola, ya olmaya. Bu adam her gün devletin ona tesis ettiği makam arabasıyla binamızın önünden geçiyor ve yarısı sökülmüş binayı görmüyor mu dersiniz? Peki, sokaklara dökülmüş mülk sahiplerinin şikâyetlerini neden dinlemiyor? Çevrelerde “benim biznesim”, diye söz ettiği binamızın yarısı sökülmüş (3, 4, 5, bloklar sökülmüştür). Ama I. Ve 2. Bloklar sökülmüyor bir türlü ve inşaat durmuştur. Neden acaba? Binaya bakıp hiç utanmıyor mu İcra Başcısı Asif Askerov?? Şu bir gerçektir ki reyon bölgesinde tüm inşaat ve çalışmalardan ilk Reyon İcra Başçısı sorumludur. Devlet sizi bu makama oturtmuştur ki vatandaşa doğru-dürüstçe hizmet edesiniz, Asif Askerov. Makamınıza gelen şikâyetlere bakasınız, diye devletten yüklü maaş alıyorsunuz.

REYON TOPRAKLARI AZDIR, DİYE HALKIN PAZARINI DA SÖKTÜLER

Ayrıca, yıllardır köy, reyon insanları ektikleri meyveleri, sebzeleri Nasimi Pazarına getirip satıyorlardı. Hepimiz bu Pazardan alış-veriş yapıyorduk. Siz ne cüret edip de bu Pazarı kapatıyor,  kendinize yeni  “Biznes” mekânları açıyorsunuz? İnşaatı yapanlardan sordum, ne diyorlar, biliyor musunuz? “Bu bizim Asif Askerov’la ortak biznesimizdir?”- Bana söylediler. İsimler bende saklıdır. Hayret ettim doğrusu. Bu Pazar, reyon insanlarını ve tüm reyonlarımızdan getirilen zahmet adamlarının ektikleri nimetleri - patatesi, domatesi, topladıkları meyveleri, sebzeleri pazarda insanlarımıza rahatlıkla satıyorlardı. Altmış yıla yakın zaman diliminde şahsen ben ve ailem, yakın komşular ve çevrem bu pazardan faydalanıyorduk. Vatana geldiğimde gördüklerime içim yandı: bu kibrit kutuları gibi yükselen binalarda milli kültürümüzü simgeleyen hiç ne yoktur. Göklere uzanan ve hiç de sağlıklı olmayan kibrit kutularıdır, bu kadar. Estetiği hiç yok. Aksine şehrin ve çevrenin güzelliğine tam zıttır.

Bir zaman Ulu Önderimiz, Haydar Aliyev, toplantılarda, ekranlarda özellikle vurguluyordu ki, yükselen binalarda halkımızın milli kültürümüzü simgeleyen mozaikler olsun. Siz, Asif Askerov, bu güzel reyonumuzu kibrit kutulu yüksek binalarla mahv ediyorsunuz, bahçelerimizi, parklarımızı bile işgal etmeye kalkıyorsunuz? Sizin uygar ufkunuz yok gibidir: olmuş olsaydı, bu güzelim Nasimi Pazarına tavan asacaktınız, güzelleştirecektiniz, estetik görkemini hem içten, hem de dışarıdan süsleyecektiniz, insanlarımızın manevi-estetik ufkunu zenginleştirecektiniz. Ama ne yazıktır ki siz sadece “Biznes’in peşindesiniz ve siz o makama kesinlikle yakışmıyorsunuz. Ayriyeten dar ufuklu, uygar düşünceden yoksun insanlar gibi davranıyorsunuz.

PREZİDENTİMİZİN ELLERİ MUTLAKA YAKANIZDA OLACAKTIR

Prezidentimiz, Sayın İlham Aliyev, ezeli topraklarımızı Vandal düşmandan almak geri için “Vatan Savaşı”na hazırlanırken, siz de “arka cebhe’den mal kaçıran insanlar gibi reyon topraklarını şahsi malınız, mülkünüz hesap ediyor ve istediğiniz anormal çalışmalara imza atıyorsunuz. Ben aslında makamınıza gelip yüzünüze bunları söyleyecektim. Sekreterinize yaz aylarında defalarca not bıraktım, cebinizden sizleri aradım. Telefonunuzu açmadınız. BM Barış Sefiri, Azerbaycan Respublikası Halk Artisti, Uluslar arası Hannover Bilim Akademisi Üyesi (Almaniya), Ankara Gazi Üniversitesi Profesörü olarak sekreterinize not ettirdim. Fakat siz “Büyük Biznes”le uğraştığınızdan dolayı bana dönmeye zaman bulamadınız. Siz bu reyona “Baççı” olarak hizmet için göreve tayin olundunuz ve vatandaşları dinlemek sizin asil göreviniz olmalı. Fakat bina sakinlerinin dertlerini dinlemek yerine, polislerle bu zavallı insanları binadan uzaklaştırıyorsunuz? Neden? Bu gücü size kim veriyor? Neden insanları devlete karşı kızıştırıyorsunuz? Bütün bina sakinlerini stresli, vahim ve sinirli gördüm bahçemizde. İnsanların elleri esiyordu, konuşurken kekeliyorlardı, hastalıklara bulaşanlar çoğalmıştır. Neydi komşularımın suçları? Devletten resmi izin almadan binamızı neden söktünüz? Buna göre Prezidentimiz gereken cezayı size verecektir…

Devamı vardır.

RESİMALTI

"Kahraman Anne"nin yaşadığı bu sağlam binayı izinsiz söktüler.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.