Eflatun Neimetzade

Eflatun Neimetzade

yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Başkan Trump’un ikili oyunu (3)

A+A-

Amerika Başkanı Trump dünyaya haber yaydı: “Suriye’den askerlerimizi çekiliyoruz”. Aslinde hoş bir haberdir.  Dünya devletleri de adeta sevindiler. Türkiye basını haberi sevinerek övgüyle karşıladı. Sevinenler, takdir edenler ekranlarda poz verdiler. Fakat kimse sormadı ki ta Okyanus ötesinden gelip de Türkiye sınırlarında 22 bin Tır dolu silahları neden PKK, YPG ve PYD’ye dağıttı bu adam? Neden Münbiç’te, Türkiye sınırına hemen-hemen beş yüz metrelikte Amerikan askerlerinin denetiminde handekler, yer altı tüneller kazılıyor? Getirmiş oldukları ağır silahları teröristlere neden dağıtılmıştır? Şimdi gittiklerinde bu ağır silahlar neden toplanılmadı? Ayrıca sınırlarımıza çok yakın bölgede Amerikan helikopterleri-kimleri ve neden denetliyor? Bütün bu soruların cevabı bulunamıyor. Tuzak belli-Amerika teröristleri Türkiye’ye karşı açıkça destekliyor. Ta başından bellidir.

AMAÇ-İSRAİL’İN GÜVENLİĞİNİ TEMİN ETMEKTİR

Suriye toprakları parçalanacaktır ve Büyük İsrail Devletinin temeli atılacaktı. Bu plan işlemedi. Amerikan askerleri çekiliyor diye PKK ve YPG Fransa’nın, Almanya’nın, hatta Rusya’nın kapılarına gittiler. Kafaları bozuldu ki kapı-kapı dolaşmaya devam ediyorlar. Ülkesini ateş bürümüş Macron, “boşluğu biz dolduracağız”, diye sesini yüceltmiş oldu. Evet, çünkü teröristlerin kazdıkları yer altı tünellerde Fransızların Çelik Sanayilerinden getirdikleri betonlar döşeniyor. Bu hiç de sır değil. Fransa, Almanya, İngiltere ve ABD ortaklaşa Türkiye sınırlarında, özellikle Münbiç’te teröristleri Türkiye Ordusuna karşı destekledikleri aşikârdır. Dünyanın sayılı Ordusuna sahip Türkiye devletinin gücünü, kudretini iyi biliyorlar. Azametli Türk Ordusu Münbiç’e mutlaka girecektir, orada yer altında barınan teröristleri kazdıkları tünellerde kafalarını ezecektir.  Tarihte de aralıksız zaferlere imza atmış kahraman Türk Ordusu bu zaferden de alnı açık çıkacağından kimsenin şüphesi olmamalıdır. Ama her kes şu gerçeği bilecektir-Amerikan askerleri Afganistan’dan çekilmiştir, diyenler yanılıyorlar. Onlar hala da oradalar ve el altından Taliban grubunu destekliyorlar. El-Kaide’yi de Amerika yaratmadı mı? Kendi silahlarıyla Amerika’nın kalbini ateşledi El-Kaide… Ölen sivil insanların suçu neydi? Amerika aslinde kendi insanlarını öldürmüş oldu. Şimdi aynı senaryoyu Türkiye sınırlarında yapmaya kalkıyor. İkili oynuyor. İsrail de teröristleri destekliyor. Öten yazımda anlattım, Suriye topraklarında devlet kuracaklardı; Irak, İran, Suriye ve Irak topraklarından pay alacaklardı. Rüya gibi planları vardı…

TÜRKİYE-RUSYA DOSTLUĞU EBEDİ OLACAKTIR

Dış İşleri Bakanı, Sayın Mevlüt Çavuşoğlu, Amerikalı meslektaşı ile telefonda konuşuyor. Ayrıca Rusya Başkanı Sayın Vladimir Putin ile başarılı buluşmaları da yakınlarda olumlu sonuçlar verecektir.

Daha önceleri de yazdım, Türkiye-İran-Rusya ve Çi- Orta Asya ve bölgede birlikte hareket etmeli ve söz sahibi olmalılar. Çünkü bu devletler Emperyalist güçlerin hedefindeler. Batı ve Avrupa devletleri ve ABD’nin amaçları-istismar etmek, yer altı ve yer üstü zenginlikleri alıp götürmek felsefesine dayalıdır. Şu bir gerçektir ki Orta Asya ve Doğu toprakları zenginliklerle doludur. Petrol, gaz ve başka zenginliklerle dolu bu topraklarda hala Osmanlı İmparatorluğu dönemlerinde Batı’nın istismarcı ülkeleri ellerine almayı istemişlerdir. Osmanlı’nın denetiminde olan ülkelere göz dikmişlerdi ve ortaklaşa senaryo ürettiler ve Osmanlıyı sonuçta acımasızca çökerttiler.

Şimdi zaman çok değişmiştir. Büyük Atatürk, annesi Zübeyde Hanımın mezarı önünde devlet adamlarına hitaben söylediği fikirler hakikat oldu. Türkiye’de zaman-zaman Devlet Başkanları Büyük Atatürk’ün yeminine saygısızlık yaptılar ve ülkeyi Batı ve Amerika’ya adeta sattılar, diye biliriz. Büyük Atatürk’ün vefatından sonra dümen değişti ve ülke Amerika’nın sanki diktesiyle yönetilmiştir.  Dünyanın muhteşem manzaralı, yemyeşil Dağları, topraklarıyla, deniziyle harikalarıyla donatılmış ülkede tahıl, şeker, tütün, şunu-bunu ekme denildi; hayvan besleme denildi. İhraçtan ithale dönüşte insanlarımız fakirleşti; eğitimde ciddi reformlar yapılmadı… Okullardaki eğitim bile geriledi, Üniversitelerde yüksek eğitimli Öğretim Üyeleri bile azaldı. Devlet Başkanları tatillerini de Amerika’da yapıyorlardı. Ülke çok-çok zarar gördü. Türkiye sonunda Dünya Bankasına borçlandı… Çok yazık oldu memleketimize. İthal et bu gün de devam ediyor. Ama neden? Hayvandarlığı yükseltmek, köy insanımıza destek vermek, bu güzel memleketin ilk önemli Projesi olmalıdır. İşte Amerika’nın işine gelmiyor, mesele bu. Bu gün Türkiye’nin ekonomi yönden güçlenmesi, yükselişi Amerika ve Batı’lı devletlerin işine yaramıyor.  Fakat gerçek şudur ki Türkiye – her yönüyle yükselişe devam ediyor. 2015-de Amerika destekli FETÖ darbesi sonuç vermedi. Kahraman gençlerimiz tankların önüne serildiler, darbecilerin önünü kestiler. Memleketin kahraman evlatları içteki hainlerin tuzaklarına düşmediler. Amerika destekli FETÖ – rezil oldu, iflas etti ve yenildi. Fakat Amerika – Fetö başını hala da vermek istemiyor?

AMERİKA YENİ SENARYOLAR ÜRETİYOR

Ülkemize Rahip olarak gelmiş Brunson, insanlarımızı Hıristiyan yapmaya devam etmiş, resmen ajanlık yapmıştır. Daha önce konuya açıklık getirmişim yazılarımda. Bu hain ajanı için alarm verildi ve alil-acele Amerika’ya gönderildi. Ajan Brunson’u Beyaz evde Trump ağırlandı. Ama FETÖ elebaşı hala da iade edilmiyor? Böyle müttefiklik olur mu?

Amerika ikili oynuyor, kendi çıkarları namına Türkiye’nin dünyada yükselen nüfuzuna zarar vermeye devam ediyor. Ülkemizi parçalamak niyetindedir. Bu amaçla ülke dâhiline ve sınırlarımıza PKK, YPG ve diğer terör unsurlarını yerleştiriyor ve onlara her türlü desteği de veriyor. Bütün bunları bildiğimizden dolayı diyorum ki, dost değiş, puşttur. Suriye topraklarında mevcut 22 bin Tır dolu silahları toplamadı, tam tersi gitmedi ve varlığını sürdürüyor. Türk Ordusu önüne PKK ve YPG terör gücünü çıkarıyor. Tam donanımlı ağır silahlarıyla karşımıza çıkarmayı hedefliyor. Teki Amerikan askeri ölmesin diye, manevra yapıyor, oyun oynuyor.

Fakat Türkiye’nin dünyadaki gücünü hesaba almıyorlar. Çekirdek gibi ezecek ve yok edecektir terör yuvalarını. Ayrıca kendi ürettiğimiz silahlarımızla. Bazı gazeteciler gerçeği yazmaktan kaçınıyorlar nedense.

Batı sevdalıları bazı gazeteci hainler de vardır aramızda. Ayrıca maaşlı ajanlar da Amerika’yı ve batı devletlerini öven kimseler de az değiller aramızda. Adana’daki TIR olayları bunun kanıtıdır. Bu Türk olmayan bazı hainlere hitaben diyorum ki, sizler çok mutlu insanlarsınız ki, Türkler arasında yaşıyorsunuz ve sizi koruyorlar. Evinde oturmuş, ev sahipleri ile kavga edemezsiniz. Almanya’ya sığınan bazı hainlere sesleniyorum: bu güzelim Türkiye’ye karşı olamazsınız, devlete dil uzatamazsınız. “Demokrasi” adı altında devletin dâhili işlerine karışamazsınız. Her kes kendi uzmanlık alanında yükselecektir, böylece ülkemizin şerefini de yüce tutmalıyız, diye düşünürüm.

Pek çok ülkelerde görev yaptım, Polonya’dan, Mozambik’e, Yemen’den Fransa’ya, on altı Sovyet Cumhuriyetlerinin tümünde görev yaptım, gezdim, dolaştım, çalıştım ve eğitim aldım.. Fakat Türkiye gibi cennet ülke görmedim; Türk insanı kadar saygılı, sevgi dolu, mert, cesur ve hoşgörülü, dürüst Türk insanı gibi sevgi dolu hakiki insan görmedim. XVII-XVIII. Yy. Azerbaycan Türk şairi M. P. Vagif şöyle diyor: “Ben cihan mülkünde mutlak doğru halet görmedim. Her ne gördüm egri gördüm, özğe babet görmedim. Aşinalar ihtilafında sadakat görmedim…”

İÇİMİZDEKİ HAİNLERİ TEMİZLEMEMİZ LAZIM

Fakat dünyada Türk insanı kadar sadakatli, cesur, mert, hayırsever, hoşgörülü, sadeler; bütün milletlere kapıları açık ülke yine de Türkiye’dir. Ülkesini, yetenekli insanlarını, yükselen ve güçlenen devletini sevmeyen nankörler, hainler de ne yazık ki içimizde saklılar.  Bazı gazeteciler yakayı ele vermekten korkarak alil-acele yurt dışına kaçtılar. Türk insanının kahraman ruhunu, harikalar yaratacağını, dünyada tarih yazmış Türk mantalitesini hazm edemeyen gayri Türk unsurları hala da içimizde vardır, ne yazık ki. Bu zevatlar gerçekleri ya görmüyorlar, ya da kıskançlıktan eriyorlar içimizde, elleri kalem tutsa da yazmıyorlar gerçekleri. İşte Brunson’u savunanlar, ona olanaklar sakladılar, bu ajanı adeta içimizde beslediler, vatan hainliği yaptılar. Onları neden bulup adalete teslim etmiyoruz? Bunu yapmamız lazım, çünkü ajan Brunson’u İzmir’de destekleyen kişiler hala da aramızda fare gibi dolaşıyorlar. Ayrıca bir de Fetö kuyrukları vardır aramızda, yüzümüze gülüyor, geçiyorlar. Yeni yılda onların bulundukları yerleri de kazmalıyız, bulup adalete teslim etmeliyiz.

İşte bu güzellik ve sadakat, yücelmemiz ve yükselmemiz, uzaya dek yükselen elimizin gücü, güdretine göredir ki bizleri kıskanıyorlar, tek başına ekonomi yönden de yükselmemize engel oluyorlar. Hem içteki, eli kalem tutan hainler, hem de dıştaki çıkarıcı ülkeler ve devletler önümüze engel oluyorlar. Başlarında baş belası Amerika duruyor. Şimdi Suriye’den çekiliyoruz diyor ve hala da orada oturuyor. Uçakları, helikopterleri keşifler yapıyor. Aslinde Türkiye sınırlarındaki hareketliliği gözetliyorlar. Fakat Trump tek bir gerçeği unutuyor, Türkiye kararlıdır ve Münbiç’te ve sınır boyunca terörün kökünü kazmaya kararlıdır ve bunu yapacaktır. Anlaştıkları gibi önüne PKK, PYD ve başka terör unsurları çıksa bile kafalarını ezecektir. Hatta Amerikan askeri de çıkmış olsa bunu yapmak durumundadır.

Tekrar ediyorum, Türkiye Devletinin hiçbir komşu ülkelerin topraklarında gözü yoktur. Suriye, Irak ve başka devletlerin toprak bütünlüğünü savunuyor. Amacımız sınırlarımızdaki güvenliği saklamak, Türk insanının rahat ve barış içinde yaşamalarını temin etmek. Başka niyetimiz yoktur. Bu kadar…

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.