Selami Mutlu

Selami Mutlu

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Baştan say gasp hukuk olmuştur!

A+A-

Askerlik yapanlar bilirler. İçtima alanlarında en baştaki askerden başlayarak bir-iki-üç diye saydırırlar YSK da almış olduğu kararla Mili iradenin kararını ve hukuku yok sayarak baştan saydırma kararı aldı. Üstelik karar AK Parti sözcüsü tarafından başkanın açıklamasına bile meydan verilmeden açıklama yoluna gidilerek oldu-bitti algısı yaratıldı. Tıpkı, oyların sayımı sırasında Anadolu Ajansının yaptığı algı oluşturma gibi. AK Parti sözcüsünün bu gün terörist ilan edilen FETÖ’den namaz takkesi hediye alarak teröristin elini öpen, TBMM de oylama sırasında gelmeyen beş AK Parti’linin yerine oy kullanan kişi tarafından açıklama yapıldı. Hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Yasalarda açıkça iptali gerektirmeyen, bir madde gerekçe olarak gösterildi. “Kamu görevlisi olmayan sandık kurulu Başkan ve üyelerinin görevlendirilmesi” yasaları hiçe sayarak bir oldu- bitti gasp hukuku oluşturulup karara bağlandı. Valiyi, kaymakamı sen atayacaksın, onların belirlediği sandık görevlilerini tespit edip listeleyeceksin sonra İç İşleri Bakanlığına denetlettireceksin, seçimi yürütecek kamu görevlilerini YSK’ya vereceksin. Sonra da muhtarlıklar da itiraz suresi için astıracaksın. Buraya kadar normal olarak seyreden işlemler dizisini seçim sonrası çıkan sonuçlara ve sandık görevlilerinin varlığına güvenmeyerek tekrar-tekrar saydırıp sonuç alamayınca da “Bir şey olmasa bile bir şeyler olmuştur” diyerek seçimi iptal yoluna gideceksin.  Bunun adına siyasi baskı yoluyla oluşturulan gasp hukuku denir.

Partili Cumhurbaşkanımızın bir konuşmasında “İstanbul seçimi yenilenmelidir” demesi ile sonucun nasıl oluşacağı zaten gün gibi aşikârdı. YSK’da ki hâkimler de cüppelerinde olmayan düğmelerini ilikleyerek kararlarını vermişlerdir. İstanbul seçiminin bu denli önemli olmasının nedeni kamu görevlisi olmayanların sandıkta görev alması değil, iddia sahiplerince dillendirilen ve medya da yer alan hukuksuz ve usulsüz işlerin yapıldığının varlığıdır. Elini sallasan elli hukukçuya çarpacak bir ülkede bu denli hukuksuzluğun yaşanması yüz kızartıcıdır. Bu kadar hukukçunun bir aydan fazla oturup tartıştığı sonuçta aldığı karar hem Mili iradeyi hem hukuka olan saygıyı hem de inatla savunulan AB değerlerini yok saymaktır. AB değerlerini savunmanın en başında demokrasi, hukuk ve özgürlükler gelir.

Geçim derdine düşürülmüş toplumumuzun ve ülkenin yığınla ekonomik-üretim sorunu varken seçime bu kadar yoğunlaşmanın rant edinme göstergelerinin olmasının sebebi vardır. İstanbul da işleyen bu rantın tarikat-cemaat-vakıflara yandaşlara aktığı dillendirilmektedir. Görünen de odur. Söz konusu olan seçim sonuçlarına iktidarca söylenen “Ülkenin beka sorunu vardır” sözü aslında ülkenin değil siyasi muktedirlerin beka sorunu oluşmuştur. İktidar yürüttüğü halktan kopuk baskı politikalarıyla adeta kendi ayağına kurşun sıkmıştır. Siyasi muktedir aldığı bu hukuk ayıbıyla topal ördeğe dönmüştür. YSK ve baskı yoluyla hukuku gasp edenler kaş yapayım derken Ekrem İmamoğlu gibi bir kahraman yaratmışlardır. Ancak bu kahraman daha önce yaratılmak istenen inek hırsızından kahraman yaratmaya benzememektedir.

Halkın tepkisi büyüktür. Seçim meydanlarında yapılacak sonra da unutulan vaatlerle

bertaraf edilemez görünmektedir. Seçim tekrarı kararından sonra halkın tepkisinin yanı sıra baroların-dış basının-TÜSİAD-derneklerin-sanayi ve esnaf kooperatiflerinin açıklamaları ortadadır. “Kapsamlı bir ekonomik ve demokratik reform gündemine odaklanmamız gereken bir dönemde, seçim ortamına geri dönmek kaygı vericidir.” Ülke sorunlarıyla halkımız bezmiş ve yorulmuşken sizin kendi bekanız ve İstanbul rantı aklınızı yok ettiyse tuttuğunuz oruç bile sakat olmuştur. Sadece kendi bekanızı düşünüp yumurtanızı bile pişirmek için ülkeyi bile yakar durumdasınız. Artık tuz kokmuştur. Madem bu YSK kararları ile alınan seçim sonuçları şaibeli ise, yakın geçmişte yapılan Anayasa referandumu, Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimleri de şaibelidir. Bu seçimlerde yenilenmelidir. Korku Başkanlık sistemini kurumlaştıramamaktır. Korku İstanbul’un rantını kaybetmektir. Korku İstanbul Belediyesinde pay edilen usulsüz kaynakların açığa çıkmasıdır.

Yıllardır yapılan hukuksuz ve usulsüzlükler beraberinde ülkenin siyasi ahlakını da çökertmiştir. Bakın Fatih Sultan Mehmet padişahın sözlerine biraz varsa yüzünüz kızarsın “Aklı öldürürsen, ahlakta ölür. Akıl ve ahlak öldüğünde, millet bölünür. Kadı’yı satın aldığın gün adalet ölür. Adaleti öldürdüğün gün devlet te ölür.”

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.