Selami Mutlu

Selami Mutlu

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Bir yanım işsizlik diğer yanım ekonomi!

A+A-

İktidara geliş yılı olan 2002 den bu yana ücretlilerin %9’u oranın da 937 bin kişi asgari ücretli iken, geçen 18 yıllık sürede bu oran %22’ye ve 3 milyon 646 bin kişiye yükselmiştir. Avrupa ülkelerinde, AB üyesi olan ülkelerde bu oran %7’dir. Bu oran asgari ücretle çalışanların milli gelirden aldıkları payın ne kadar düştüğünün göstergesidir.

Krizin etkisiyle ekonomimiz de yaşanan durulma işsizliğin durmadan artmasına neden oluşturuyor. TÜİK verilerine göre haziran ayında işsizlik oranı %13.8 oranlı artışla 2,4 puan yükselme göstermiştir. Asgari ücretli her 7 kişiden biri işsizlik sarmalına girmiştir. Bu rakam üç büyük kentimizin dışında kalan 79 ilimizin nüfusunu da geçmiş durumdadır. Tarım sektöründe çalışan işsiz sayısı 232 bine ulaşmıştır. Tarım dışı sektörde çalışan sayısı 569 bin kişi azalmıştır.

DİSK’in yaptığı araştırmada geniş tanımlı işsizlik oranı  %19,9 bu orana göre de işsiz sayısı 7 milyon 724 bine ulaşmış durumdadır. Türkiye hem yüksek enflasyonun hem de istihdam yaratıcı ekonomik yatırımların yapılmaması nedeniyle bu durulmayı yaşadığı belirtilmektedir. Sadece faiz oranını indirmekle bu iş halledilemez. Teşhis yanlış. Faiz enflasyonun artış nedeni değil, enflasyon faizin artış nedenidir. Her konuyu tersten okuyanlar işte bu var olan olumsuz tabloyu yaratmışlardır. Her yere saraylar inşa etmekle ülkeyi betona boğmakla şatafat-lüks ve israf merakıyla ülkede ki işsizliği önlemek mümkün görülmemektedir.

2019 yılında işsizlik nedeniyle 3161 kişi intihar etmiştir. İş kazalarında ölen işçi sayısı da 1620 olmuştur. 2018 yılında meydanlarda 2,5 milyon kişiye iş bulacağım diye balon uçuranlar bunu sağlayamadıkları gibi 2019 yılında mevcut işsiz sayısının 4,5 milyona yükselmesine neden oluşturmuşlardır. Bu veriler TÜİK rakamlarına dayalıdır. Gerçekte işsiz sayısı her üç kişiden birine çıkmıştır.

İşsizlik göstergeleri böylede ekonomimiz ne durumda derseniz rakamlar iç açıcı değil. Sadece ekonomiyi yönetenlerin daha önceleri yaptıklarına benzer balonlar uçurulmaya devam ediyor. İşte rakamlar. Türkiye yolsuzluk algı endeksinde de 39 puan ile 180 ülke arasında 91. Sıraya gerilemiş durumda. Sadece bir yılda iki puan daha kaybeden Türkiye sıralamada 13 basamak daha geriye düştü. Bu rakam ülke tarihinin en düşük sıralamasıdır. Yargının yolsuzluklarla mücadele etme gücünün kolu kanadı muktedirlerce kırılmıştır. Cezasızlık, yolsuzlukla mücadele endeksinin düşüş nedenleri arasındadır. Ülkede bu düşüş endeksi hızlı bir şekilde seyreder durumdadır.

Gücün otoriter rejimlerde ki gibi tek elde toplanması, atamaların Liyakat ilkeleri ile değil yandaşlığa dayandırılarak yapılır olması bu sorunlar yumağının oluşmasının baş nedenleridir. Kamu ihalelerinde denetleyici-düzenleyici kurumların etkisini tek kişiye endekslemek bu kurumların özgür kararlarının oluşmasının önünde bir engel oluşturduğu gibi kurumları da işlevsiz hale getirmiştir. Milletin Meclisinin denetleme ve araştırma yapması adeta boğazlanmıştır.

Ülkede var olan siyaset işsizlik ve ekonomiyi olumsuz yönde tetiklerken bu durumu bertaraf etme zihniyeti her şeye zam her şeye vergi getirerek durumu halkın sırtına yıkıp geçiştirme peşindedir. İşte getirilen vergilerin bazıları şunlardır.

-Dijital hizmet vergisi nedeniyle internetten yapılan alımların maliyeti artmıştır.

-Konaklama vergisi tatile gidenler ayrı bir masraf kapısı yaratacak. 2020 yılında bu oran %1 2021 yılında da %2 oranında vergi ödeyecekler.

-Gelir vergisine bir dilim daha eklenmiştir. 500 bin lira üzerinde gelir elde edenler %40 oranın da ek vergi ödeyeceklerdir.

- Geliri 500 bin TL yi aşan ücretliler-sporcular-yazarlar-sanatçılar ilk kez beyanname vereceklerdir.

- Spor kulüplerinin vergi yükü artacak. Amatör sporculara amatör ligleri yöneten hakemlere yüksek vergi uygulanacak.

- Değeri 5 milyon TL’yi aşan lüks konut sahipleri emlak vergisine ilave olarak vergi verecekler.

Görüldüğü gibi istihdam yaratıcı yatırımları yapamayan, tarım ve sanayideki olumsuzlukları gideremeyen anlayış zam ve vergilere yönelerek çözüm sağlamaya çalışmaktadır. Çözümsüzlük bütçe açıklarını da beraberinde getirmektedir. 2018 yılında bütçe açığı 80 milyar-2019 da bütçe açığı 124 milyar-2020 yılında bütçe açığı 139 milyar olarak öngörülmektedir. Devamlı açık veren borcu borçla kapatan istihdam yaratıcı yatırım yapamayan bir ülkede işsizlik önlenebilir mi? Ekonomi gelişme kaydedebilir mi?

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.