Feyza Dursun

Feyza Dursun

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Çay içelim ve çayı dinleyelim

A+A-

Bir gelenektir bizde çay, geçmişten günümüze bir köprü adeta.  Çocukluğumuzda,  anılarımızda hep çay vardır. Bir muhabbet efsanesidir.  Kahvaltı sofralarımızın vazgeçilmezi, yorgunluğumuzun çaresi ve bizi dinlendiren arkadaştır. Evimize misafire ikram edince daha bir başkadır.   Getir demli bir çay, açık olsun koyu istemem diyen dostlarımızın sıcak dostluğudur çay.

Evde, iş yerinde, kıraathanede, düğün dernekte, cenazede ve kimi zaman sokakta en güzel içecektir.  Doyumsuzdur o anda karşılıklı dertleşerek içtiğimiz her yudum.  Birde soğuduğunda şikayetimizde bile bir güzellik vardır.

Yedi bölgesinde yeri ayrıdır muhabbet suyunun.  Doğusu ayrı, batısı ayrı haz alır çaydan. Kimi semaveri tercih eder, kimi bakır çaydanlığı. Nerede kaynarsa kaynasın aynı lezzeti verir içenlerine.

Adına türkü söylenmiş, maniler derlenmiş ve hikayeler yazılmıştır. Atalarımızdan yadigar bir muhabbet vesilesi çay vardır.

“ Ve biz yine anladık ki sadece çay dert ortağımız imiş,  Gerisi kuru kalabalıktan ibaret imiş.”

Dertli dertli dinlediğimiz ilahinin de kimi zaman sözü olmuştur : “Çayın rengi güldendir, doldurması sizdendir. İçin aşıklar için, çay sahibi bizdendir. “ Ve böyle devam eder.

Türk Edebiyatında da şairlerimizde çaya vurgu yapmıştır.  “İki çay söylemiştik orda biri açık, keşke yalnız bunun için sevseydim seni.  (Cemal Süreyya)

“Biz çayın yalnızlığa iyi gelen tarafını da severiz. Avuçlarken ince belli bardağı, hücrelere kadar hissettiren sıcaklığında unuttuk yalnızlığı.” (Oğuz Atay)

“Ve oturdu mu bir masaya hakkını verir çay içmenin” ( Cahit Zarifoğlu) Ve daha nice sözler ve şiirler yazılmıştır çay adına.

Soğuk havalarda içimizi ısıtır, sıcak havalarda serinlik verir. Kim demiş başımızdan efkarı almaz diye. Kimi yakar cigarasını içer bir bardak demli çay ile. Birde paşa çayı vardır tabiri caizse çoluk çocuğun içtiği.  Onlarında zevk aldığı çayları vardır.

Yolumuz her daim çayın diyarından geçer. Bir gelenektir,  bir muhabbettir onda ne ayrılık, ne gayrılık vardır kendini herkese eşit ikram eder.  Dost, düşman, fikir ayrılığı olanda ondan içer.

Her şey muhabbet ölçüsünde vardır. Her gönül adı çay olsun, kahve olsun yanında bir dost sözü varsa ondan tat alır.

Bezm-i Alem Valide Sultan’ın sıkça kullanmış olduğu mührüne kazdığı o güzel söz :”Muhabbetten Muhammed oldu hasıl, Muhammed’siz  muhabbetten ne hasıl? Zuhurundan Bezm-i alem oldu vasıl.”

Muhabbet,  güzele olsun. Çaylar kardeşçe, sevgiyle içilsin.  Ayrışmalar bir kenara insan tevazu ile birbirine hürmet etsin.

“Ne kadar kibirli dursa da bardağın önünde eğilir çaydanlık. Öyleyse bu büyüklenme niye? Bu kibir, bu gurur niçin? Mütevazi ol, hatta bir adım bile geçme gurur kapısından. Bardağı insan bunun için öper daima alnından.” ( Erkin Vahidov) En güzele emanet olun.

Bu yazı toplam 848 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları