Bahattin Demiray

Bahattin Demiray

yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Celallenme

A+A-

Huzur barış ve esenlik dini İslam, yüzünün akıyla dünyadan çıkabilmek, doğruya güzele, ulaşmak için, kendine, çevresine ve yaratıcısına karşı sorumluluklar bilinci içinde Allaha kulluk görevini yaşama sevinciyle hak ve hakikat duygularına davet, etmeyi ve yalnız Allah’a ibadet etmeyi, kalbi günahtan, haksızlıktan, her türlü kötülükten, isyandan dünya ve ahreti kazanmada engel olacak kötü huylardan sakınan, güzel ahlâk ile ahlâklanan, gerek bedenin, gerek elbisenin ve de çevresinin maddi ve manevî ve ahlâkî temizliği için çalışan her konuda salih amellerle akrabadan başlayarak, en yakın çevresinden dışa doğru bütün insanlara dayanışma içinde olmayı emretmektedir.

Yüce Allah’ın her insana kazancını ihsan etmesi, onu salih amelde harcama amacıyla ilâhî lütfün bir eseridir. Verilen mal kazançta hem burada hem de ötede emniyet ve güven içinde olmanın vesilelerindendir. İbadetlerde üç çeşittir.

1- Bedeni ibadetler: beden ile yapılan ibadetler demektir. Namaz kılmak, oruç tutmak, imecede bulunmak, bir insana bedenle yadım etmek, vb ibadetlerdir. Bu tür ibadetlerde başkası vekalet yoluyla yapamaz. Her mü ‘minin bizzat kendisinin yerine getirmesi gerekir.

2- Mali ibadetler: Bunlar mal ile yapılan ibadetlerdir. Zekat, öşür, sadaka vermek, fitre ve kurban kesmek gibi. Bu tür ibadetler vekalet yoluyla yerine getirilebilir. Zengin olan bir kimse vekalet yoluyla zekatını verebileceği gibi yine vekalet yoluyla da kurbanını kesebilir.

3- Hem mali hem de bedeni ibadetler: Hac vazifesi böyle bir ibadettir. Zengin olduğu halde hacca gidemeyecek derecede sakat, hasta ve çok yaşlı kimseler, kendi yerine bir başkasını bedel olarak hacca gönderebilir. Her türlü parasal hayırlar ile Kurban, Yüce Yaratıcımıza yakın olma, kul olma, O’nun emrine amade olma, yerine getirme, rızasını kazanma, verilen kazançtan elde edilen maldan, fakirlere, yetimlere, yoksullara, öksüzlere, vatanından zorla göç ettirilmişlere yolda kalmışlara, dini vatanı uğrunda çarpışanlara Allah rızasına uygun gönülden vermektir.

Yardımlaşma, maddi ve manevi ibadetler, cihad, sevgi, saygı, hoşgörü, merhamet anne babaya hürmet, din kardeşliği varlık alemine insanlığa hizmet gibi ibadetlerin tamamı Allah’a yakın olmanın yollarıdır.

Her nefis kazancına bağlıdır. Yani Allah katında, (verdiği organları, mal, mülk, çocuk, kazanç borçlu olarak) kazancına rehindir. Mutluluğu ve felaketi yapacağı amelleriyle tadar. Çalışmaz güzel iş yapmaz, ibadetten de uzaktır. Çalışır ibadet ile güzel işler yapar, zamanı ve mekanı bizlere bahşeden Yüce Yaratıcı’ya kulluk borcumuzu eda etmek adına namazla secdeye varmaktır. Namaz, oruç, İnsanının kul olmada bedene ait ibadetidir. Namaz yoksa, yapılan diğer ibadetlerin bir anlamının olmadığı, Müddesir süresinde: (Sakar (kırmızı ateş) Yüce yaratıcımız ayetiyle bildirmektedir. "Hem ey Rasûlüm bilir misin, nedir o sakar (Cehennem). " 74/27 "Biliyor musun sakar (cehennem) nedir? O, ne geri bırakır ne de azabdan vaz geçer. İnsanın derisini kavurur. Üzerinde görevli on dokuz (melek) vardır." 74/27-30 Onlar cennettedirler, sorup dururlar. Suçluların durumunu. "Nedir sizi Sekar'a sokan?" diye. Suçlular der ki: "Biz namaz kılanlardan değildik." "Yoksula da yedirmezdik." "Boş şeylere dalanlarla dalar giderdik." "Ceza gününü yalanlardık." "Nihayet bize ölüm gelip çattı." Artık onlara şefaatçilerin şefaatı fayda vermez. Şimdi o Kur'ân'dan yüz çevirirlerken ne mazeretleri var? Sanki onlar ürkmüş yaban eşekleri. Arslandan kaçmaktalar. Hayır, onlardan her kişi kendisine açılmış sayfalar verilmesini istiyor. Yok, yok onlar ahiretten korkmuyorlar. 74/40-53) derileri kavurdukça kavuran sekar cehenneminde bulunulacağı çağlar boyunca kalınacağı bildirilmektedir.

Beş vakit namazı kılmayan ve bir ay oruç tutmayan, maddi imkanı olup da kurban kesmeyen ve hacca gitmeyen Kendisine bahşedilen maldan, fakirlere, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara ve Allah yolunda cihad uğrunda zekat ve sadakasını vermeyen, infak etmeyen cimri insanların ayet ve hadise karşı duyarsızlığı değil de nedir?

Bayramlarımız bayram olmaktan, Kesilen Kurbanların çevreye atılan sakatatları sonucu çevre kirliliği oluşturmasından, satıcıların yaşı olmayan büyük baş hayvanları satmasından ve aldatmaları, kesenlerin takva sahibi olmamasından, Hz. Habil’in kurbanı gibi takvalı kurban kesmekten hep uzak kalındı.

Bela ve musibetlerin İslâm coğrafyası üzerinde dolaştığı, batılı devletlerin, Müslümanlar üzerinde terör örgütlerini musallat ettiği,  ülkemiz terör belasından, Filistin, Irak, Suriye, Yemen, Afganistan, Doğu Türkistan, Azerbeycanda, Myanmar, arakanda ve dünyanın dört bir tarafındaki Müslüman ülkelerde oluk oluk kan akarken, geride kalan öksüzler ve anların gözyaşları sel gibi toprağı sularken, bizler Yıkılan evler, viraneye ve harabeye dönmüş şehirler yıkılmış mabetler samimi dua eden yürekler olmadıkça, bayram namazındaki gibi, Ayasofya’nın yanındaki ve Mescidi Aksanın yanında ki camiler dolmadıkça, Ayasofya ve Mescidi Aksa için celallenmeler niye, camiler ilimden mahzun, namaz kılan kimselerden yoksun olduktan sonra,  hangi duygularla bayram coşkusu sevinci yaşanır ki! Selam ve duayla…

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.