Eflatun Neimetzade

Eflatun Neimetzade

yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev’in dünya basınına açıklaması

A+A-

Öten yazımda, Ermeni teröristlerinin Azerbaycan’ın savaştan uzak, sivillerin yoğun yaşadıkları bölgeleri füze ve mermi ateşine tuttuklarından söz ettim. Katı düşman, Azerbaycan’ın ikinci büyük kenti Gence şehrine attığı sayısız füzeler, pek çok sivillerin ve minicik çocukların ölümüne neden oldu. Tüm dünya insanları, patlayan binanın altında hayatını kayıp eden minicik Niğar’ın acısını hala da yaşamaktalar. Ekranda dağılan binaları gördüğümde, II. Dünya harbinde Stalingrad ve Belarusya’nın katı Alman nasistleri tarafından yerle yeksan edildiği o acımasız kadrları, belgesellerde acı gözyaşlarıyla izlemişimdir... Ermeniler adam değiller, katiller, vandallar, vahşiler. Çünkü nasistlerin yaptıklarının aynısını Ermeniler de yapıyorlar. “Sen ikiyüzlüsün, sen sahtekarsın, çünkü sen Ermenisin” (Rus şairi Aleksandr Puşkin).

Minsk Grubunun ve Rusya’nın tekidi ile Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya Dış İşleri Bakanı, Moskova’da ateşkes için Ekim’in 10-da Moskova’da toplandılar. Ateşkes ilan edildikten on dakika sonra Ermeniler Terter’i ve başka illerimizi yeniden top ve füze ateşine tuttular. Harabeye dönen evlerde ölenler arasında yine çocuklar vardır. Hiç bir dünya devleti Ermenistan’ı protesto etmedi... Minsk Grubunun üyeleri de susuyorlar... En son Amerika, Azerbaycan ve Ermenistan Dış İşleri Bakanlarını Amerika’ya davet etti. Orada yine ateşkes teklif ediliyor. Ama nafile, çünkü Ermeni cellatları yeniden sivil şehir ve köylerimizi ateşe tutmaya devam ediyor, yaşlı ve çocukları öldürüyorlar. Dünya devletlerinin düşmana karşı hiç bir tavır sergilemediklerini görmekteyiz.

AB VE BATI DEVLETLERİ ERMENİ VANDALİZMİNE SUSUYORLAR

Belli oluyor ki, Batı devletleri, AB ve BMT, Azerbaycan’ın haklı savaşına destek olmuyorlar, tam tersi köstebeklik, ikiyüzlülük sergiliyorlar.  Cumhurbaşkanı, Sayın, İlham Aliyev 26 Ekim’de ekrandan bu ülkeleri ciddi şekilde uyardı ve şöyle dedi:

-Ateşkes istediniz, biz hemen savaşı durdurduk. Fakat, Ermenistan tarafı her iki ateşkese uymadı, ateşkesi bozdu ve sivillerin yoğun yaşadığı reyonlarımızı, İlçelerimizi artileriya ve füze ateşine tutuyor. Ve tüm dünya Ermenilere “Dur” diyemiyor?  Her defasında bizi suçlu durumuna sokuyorlar. Biz aslinde BMT almış olduğu 4 kararını gerçekleştiriyoruz. Yani, Minsk Grubunun yapamadığı görevi biz kendimiz yerine yetiriyor, topraklarımızı düşman pençesinden kurtarıyoruz. Biz 30 ildir susarak bekledik, dözerek sustuk, fakat halkımın sabri tükenmiştir. İster Minsk Grubu, AB ve Batı devletleri bizim suskunluğumuzu takdir ediyorlar. Çünkü Ermeni tarafı memnundur, çünkü onlar topraklarımızda istihkamlar gazıyor, yeraltı bunkerlerde silahlar donatıyor ve topraklarımızda ebedi yaşamayı hayal ediyorlardı? Ben halkıma söz vermişim: ben topraklarımızı mutlaka geri alacağım. Ama sabırla çok bekledim. Ta ki, 2016 yılında Ermeni narsistleri topraklarımıza saldıranda onların dersini iyice verdik. Bazı yüksek tepeleri de geri aldık. En son damla 27 Eylül’de oldu: düşman, gece vakti aniden topraklarımıza saldırdılar ve o zaman ben kararımı verdim ve “VATAN” Savaşını ilan ettim. Biz kısa zamanda pek çok reyon ve İllerimizi geri almıştık ve almaya da devam ediyoruz. Ermenilerin dünyadaki diasporası Ermenilere silahlar alıyor, bazı devletler ise onlara silah veriyor. Hangi parayla? Onların bütçesinde o kadar para neredendir? Biz onların 250-den çok tanklarını, otomobillerini mahvettik. Benim elimde kanıtlar vardır ki, komşu devletler ve dış devletler onlara silah veriyor. Hanki ülkeden, hanki uçakla silah getirdiklerini biliyorum... Elimde ciddi kanıtlarım vardır. Zamanla bunları açıklayacağım. Atılan füzelerin, mermilerin parçaları ortadadır, bunların Ermenistan topraklarından atıldığının kayıtları vardır. Ermeniler ikiyüzlülük ediyorlar... biz füze atmadık, diyorlar. Ne kadar da sahtekarlar. Elimde kanıtlar vardır ki, onlar Lübnan’dan, Arap ülkelerinden muzdlu askerleri getirip Garabağ topraklarımıza yerleştiriyorlar. Bu Uluslararası kanun ve kurallere zıttır. Tarihi Şuşa kentimize dış ülkelerden getirilen “Ermeni”leri yerleştiriyorlar. Biz buna yol vermeyiz...”

Ermeni vandalizmini tasdikleyen yeni bir kanıt: bu gün, 26 Ekim-de, sabah erkenden, vahşi düşman tarafından Terter reyonu arazisine, sivillerin sık yaşayan köylerine iki binden çok füze ve mermi atılmıştır. 60-dan çok sivil insan hayatını kayb etmiş, yüzlerce yaralılar  vardır...

ERMENİLER SAHTEKARLIK EDİYOR, VANDALLIĞA DEVAM EDİYOR

Başka vahim bir haber: Ermeni askerleri, Azerbaycan harbi giyimlerini giyerek sınırlarımıza sızıyorlar... Bakın, Ermeni sahtekarlığına, Ermeni ikiyüzlülüğüne, Ermeni vandalizmine? Bu gün Azerbaycan’da on binden fazla Ermeni yaşıyor, bunu Sayın, İlham Aliyev de açıkladı. Bu gün Ermenistan’da tek bir Azerbaycan Türkü yoktur, onlar ezeli topraklarından ya kovulmuşlar, ya da öldürülmüşler...

1968 yılında, Azerbaycan Başbakanlığı tarafından Komisyon Başkanı olarak, Dağlık Garabağ bölgesindeki Kültür merkezlerini denetlemek için gönderildim. On gün bütün Garabağın Müzelerini, Kültür Merkezlerini, müzik Okullarını tek-tel dolaştım. Sonra beni  Merkez Stepanakertin yakınlığında bir meşhur bulağa götürdüler. Bulağın üzerinden büyük Abide yapılmış, büyük harflerle aynen şöyle yazılıyordu: “Emenilerin Azerbaycan topraklarına gelişinin 150 yılı Anısına”. İşte bundan büyük kanıt olamaz. Sovyetlerin çöküşünden sonra Ermeniler o anıtı yerinden söküp atmışlar.

Bu vahşi, acımasız, vandal ve narsist Ermeniler ezeli İrevan topraklarımıza Rusların mekrli siyaseti sayesinde getirilip yerleştirilmiştir. Bunu, 1800. Yılın evvellerinde, Rus Çarı II. Nikolay yapmıştır. Şuşa’nın ikiyüzlü ve şerefsiz Hanı - İbrahim Han ve Rus canişinin iştirakiyle resmi Belge imzalamıştır. Bu resmi Belge arşivlerde mevcuttur. Hiş kimse bunu inkar edemez. Türkiye’den 40 bin, İran’dan 120 bin Ermeni aileleri getirilerek topraklarımıza yerleştirilmiştir. Daha sonra da zaman-zaman Ermeniler getirilerek topraklarımıza meskun edilmişler. Bu bizim alicenaplığımız, insanperver olduğumuz ve Ermenilerin ise nankörlüğü, cellatlığı ve vahşilikleri ortadadır...

1918 yılında ise yeni kurulan Azerbaycan Demokratik  Cumhuriyeti tarafından-İrevan, Ermenilere başkent olarak peşkeş edilmiştir. Ama neden? Ben bunu idrak edemiyorum. “Besle Kargayı, oysun gözünü...” Bir Atasözü! Ezeli topraklarımız nasıl pay verile biliyor? Bunu hiç idrak edemiyorum. Bu tarihi yanlışlıklar bu gün bize karşı dönmektedir ve halkımız geçmişteki bu yanlışlıkların faturasını şimdi  bizler ödemekteyiz. Bu savaş bana göre de devam edecektir ve bütün topraklarımız azad olana dek devam etmelidir. Batılı devletler, Minsk Grubu ve özellikle - Rusya çeşitli senaryolarla savaşı durdurmaya cehd ediyorlar.

Savaşın sebebkarı Rusya’dır, Ermenilere ağır silahlar veriyor

Sayin İlham Aliyev’e buradan bir daha sesleniyorum:

-Sayın Cumhurbaşkanım! Ermeni melazımının hain, gaddar ve nasist faaliyetlerinden sayfamda toplam 300-den fazla tam sayfa dolu yazılar yazdım. Ermenilerin Rusya tarafından getirilerek topraklarımıza ne zaman ve nasıl yerleştirtirdikleri ve halkımıza karşı zaman-zaman nasıl soykırım yaptıklarını belgelerle açıklamışım. Hocalı’daki Soykırım hakkında sayfamda ve ayrıca Ankara’da, Kanal-33 TV-de “Cevizoğlu” programında, TRT-de seri programlarımda 8-10 saat ekranlardan kitaplar ve tarihi belgelerle açıkladım ve kaynakçalarla ispatlamışım. Özellikle, 2000-2007 yıllarında haftada iki ve ya üç defa ekranlarda konuşuyordum.

 O yıllarda Grant Dink Vakfı tarafından üzerime hem yazılı, hem de şifahen hücumlar, tehditler oldu...  İçişleri Bakanlığına müracaatta bulundum... Yani Türkiye’de de bu Ermeni narsistlerin savunucuları bu gün de da mevcuttur.

Fakat, Cumhurbaşkanı, Sayın Tayyip Erdoğan’ın dimdik duruşu ve Aynı Millet, İki Devlet şüarı ile aynı milletin magrur savunucusu olması gurur vericidir ve sizin de kardeşiniz olması bizleri onurlandırır ve hepimize umut veriyor. Sizin doğma topraklarımızı azad ederek haklı savaşımızı dünya okurlarına aralıksız aktarıyorum ve VATAN savaşınıza manen ve ruhen de destek veriyor, arkanızda olduğumuzu gururla bildiriyorum. Lütfen, bütün topraklarımız azad olunana dek savaşa devam ediniz. Hepimiz, bütün halkımız sizin arkanızda düğümlenmiştir ve inanıyoruz ki, zafer bizim olacaktır! Sizin müdrik, akıllı ve mantıklı konuşmalarınız hepimizi hayran bırakıyor. Siz savaş meydanında da, ekranda da fevkalade başarılı, gerçek liderisiniz ve devletimizin, ayriyeten halkımızın da gururu ve şerefisiniz. Bu gün sadece Azerbaycan değil, 50 milyonluk dünya Azerbaycan Türklerinin onuru ve gerçek lideri sayılıyorsunuz. Sayın Cumhurbaşkanım, aman, ister Minsk Grubu devletleri olsun, BMT olsun Avrupa ve Batılı devletler olsun-hiş kimseye güvenmeyin. Bütün bu devletler, Ermenistan’ın kirli, narsist ve hiyleger tuzaklarına düşmüşler ve daima onları destekliyorlar.

Bizim arkamızda yegane güç-Türkiye Cumhuriyetidir ki, başında aziz kardeşiniz, Sayın, Tayyip Erdoğan gibi mükemmel lider duruyordur. Hem siyasi, hem manevi, ayriyeten gerektiğinde her türlü destek vermeye dünya basını önünde de açıklamış oldu. Tarih-sadece enden lider olarak size önemli fırsatı vermiştir ki, halkımızı zafere götüresiniz ve tüm topraklarımızı hain, vandal düşmanın esaretinden azad edesiniz.

Sayın, Cumhurbaşkanım, düşmana toparlanması, güç toplaması için fırsat vermeyin, hiç bir ateşkese gitmeyin, Batı devletlerinin hiç bir tuzağına -aman düşmeyin.

Biz, hak ve adalet namına VATAN savaşını veriyoruz ve bütün ezeli topraklarımızı vandal, hain, narsist, çocuk katili düşmanın kirli avucundan mutlaka, ama mutlaka almalıyız.

Tanrı sizi korusun, Sayın Cumhurbaşkanım! Tanrı Şerefli Ordumuzu korusun. Yaşasın Azerbaycan, Garabağ Azerbaycan’dır!

Devamı vardır…

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.