Eflatun Neimetzade

Eflatun Neimetzade

yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

DÜNYA HOCALI SOYKIRIMINI TANIMALIDIR (1)

A+A-

Ermeniler, Azerbaycanlıları vahşice öldürdüler

Hocalı sıykırımı hakkında çok yazmışımdır. TRT ve özel TV kanallarında epey konuşmuşumdur. Sempozyum ve Kongrelerde her defasında bu konuyu gündeme taşıyorum. Türkiyedeki yetkili kişilerle konuştuğumda, bilim adamları arasında, siyasiler, öğretim üyeleri ile diyalogumda hamı  söylediklerimi, yazdıklarımı, TV’deki konuşmalarımı taktir ediyordur. “Bravo, doğru söyledin”, diyorlar.

Ermenistan dosyasını enine, uzununa, tarihi belgelerle, detaylı şekilde anlattığımda pek çok insanlardan, emekli olduğum Gazi Üniversitesi Öğretim üyelerinden, Sivil TToplum teşkilatlarından övgü dolu düşünceler aldım.  Fakat benden hep soruyorlar, “Neden TBMM’de bu konu ile bağlı karar alınamıyor? Buna ben de hayret ediyorum. Bakın, dünya halkları iyi biliyordur ki, Fransa, Luanda ve Elcezairde toplu katliyamlar ve soykırım yapmıştır. Bunu hiç kimse inkar edemez. Fransa Cumhurbaşkanı, deneyimsiz siyasetci, Macron, utanmadan gerçek olmayan Ermeni soykırımı kararını onaylıyor?  Eli kanlı Fransa bunu nasıl yapıyor? Kendini Napolyon mu sanıyor bu küçük adam? Napolyon, bir zaman Rusya’yı işgal etmeye kalktı ve hüsranla geri dönmeye mecbur kalmıştır. Fransa, PKK teröristlerine ev sahipliği yapıyor ve her türlü lojistik desteği veriyordur. Kime karşı? Elbette Türkiye’ye karşı. Fakat tarihi iyi bilmiyor bu Macron, sinirli ve deneyimsiz adam. Kendisine hatırlıyorum: Kadim tarihimizde Büyük  Kağan Oğuz Han, oğlu Kün Han’a 150 bin Ordu veriyor, “Gidin Firengistan topraklarını alın, Vali atayın”, diyor. Kün Han babasının emrini icra ediyor ve Firengistan toprakları Türkistan eli olarak biliniyor. Şimdi Macron efendi, bunu iyice düşlünsün; kocaman Türkiye Cumhurbaşkanına dil uzatamaz, diyorum. Geçmiş tarihini iyice öğrensin diyorum.

Fransa, PKK terçristlerine kucak açmış terörist bir ülke durumunda.

Pek çok dünya devletleri Hocalıda  gerçekten de soykırım yapıldığı kararlarını almışlardır. Hatta devlet adamları da Hocalı olayını konuşmalarında bir  soykırım olarak niteliyorlar. Belgeler, resimler, öldürülen sivil insanların; ihtiyar, genç, çocuk, hamile kadınların nasıl öldürüldüklleri ile bağlı resimler, dökümanlar elimde vardır, önlerine koyuram. “Ah”, “Of”, “Bu nasıl bir dahşet?”, “Bu bir soykırım”, diyenler çok çokturlar.

Fakat, TBMM’de bu konuyu ele almamaları ve soykırım kararı almamalarına şaşırıyorum. Buna hayret ediyorum ve Milletvekillerine haykırıyorum:

HANİ, “AYNI MİLLET, İKİ DEVLETİZ”, DİYORUZ?

“Sağduyulu olun, alın bu konuyu gündeme ve “Hocalı’da Soykırım Yapılmıştırr”, kararını alın. “Aynı millet, iki devlet” diyoruz her defasında, Ermeni lobbisi, olmayan bir soykırım olayını dünya devletlerinin Meclislerine dek götürüryor ve hayatta izi, belgesi olmayan olayı soykırım gibi niteliyorlar ve pek çok devlet Meclislerinin kararlarını almayı  başarmışlar. Arşivlerini dünyaya açmıyorlar, çünkü rezil olacaklar, ondan.  Demek ki Ermeni lobbisi, rüşvet, büyük hediyeler karşılığında hiç bir belge  sunmadan, böyle bir başarıyı elde ediyorlar ise, o zaman TBMM’de oturann Milletvekilleri, önlerinde belgeler, resimler, dolu dolu binlerle öldürülmüş kişi ve kadınların, çocukların, kurşunlanmış, mermi ile parçalanmış cesetlerin resimlerine bakarak içleri sızılamıyor mu? Aynı millet evladı gibi kalpleri ağramıyor mu? İki devler insanları gibi soydaşlarımızın o dünyadaki ruhlarından rahatsız olmuyorlar mı?

Ermeniler, dünya devletlerin Meclislerini kandırmışlardır, olmayan vakayı soykırım olarak hemin devlet adamlarının ruhlarına, hafızalarına sokmuşlardır. Ama önlerinde hazır belgeler, masum insanların parçalanmış, ilker yöntemlerle param-- parça olmuş resimlerine bakarak TBMM Milletvekillerinin neler düşündüğünü merak ediyorum. Ve bu konu ne kadar, kaç yıl masada beklemelidir? Ve  öten yılların faturası kime yazılmalıdır? Sorun nedir, kardeşlerim? Biz kardeşiz, isteseniz de, istemeseniz de biz kan kardeşleriz, tarihi geçmişimiz, örf adetlerimiz aymıdır. Her konuda, her kademede, tarihin bütün sayfalarında bakınız, biz ayni millet olarak yaşamışızdır. Size neler oluyor?

ŞAH İSMAYIL ILE SULTANI BATILILAR DÜŞMAN YAPTILAR

Evet, Batılı devletler sevmediler Şah İsmayıl Hataiyi, adam XVI. yüyyılda kocaman Azerbaycan Sefevi devletini yaratmıştır ki, Derbendden ta Tebrize dek, büyük bir Azerbaycan devleti vardı bir zamanlar. Ve Osmanlı ile komşu olmuştu; yani kardeşin sınırı Ağabeyinin sınırına dayalı olmuş, böylece Osmanlı güvenilir komşu ile sırt sırta dünyaya hakim olma gücüne sahib olmuştu. Ve bü gücün önünde duracak güc ve kuvvet de yoktu. Elbette ki, İngilizlerin, Fransızların ve özellikle de Prussiya İmparatörlüğünün işine yaramıyordu. Doğu’da kocaman Osmanlı İmparatörlüğü, yanında da küçük kardeşinin devleti kurulmuş, Kuzey Kafkaslara dek uzanan coğrafyada yerleşiyordu. Gürcistan ve İrevan Hanlıkları Şah İsmayıl Hataiye vergi ödemeye tabi tutuluyordu.

Batılı devletler aldılar kararlarını, kardeşler arasında sıcak çatışma  uyandırdılar, ateşler, iftiralar, söylentiler bürüdü memleketi, sonunda iki kardeş  savaş için Çaldıranda karşılaştılar. Onları bu savaşa iten timsahlar, balinalar arkada, perde dalında leşlerini bekliyor, sevinçeriyle kardeş savaşını izliyorlardı.

Genç Şah İsmayıl Hatai, kendine ne kadar güvenmiş olsa da oturup konuşmalıydı, ikna etmeliydi, bu kardeş kanının akıtılmasını önlemeliydi. Sultan da suçludur, hadi diyelim ki, küçük kardeş yolunu azmış, ne biliyim, yanlış davranışlar yapmıştır, ya, oturun masa arkasında, konuşun, bitirin sorunlarınızı. Hayır efendim, nasıl bitireceklerdi, öte yanda İngiliz parmağı suyu bulandırıyordu, bu tarafta ise Alman ve Fransız casusları iş başındaydılar. Aralarında ateşlenen çatışmanın faturasını Hatai, mağlub olarak canıyla ödedi. Sonuçta, Azerbaycan Devleti dağıldı, ufalandı, Rusya ile İran arasında paylaşıldı ve bu günlere gelmiş bulunuyoruz.

ERMENİLER, “HEPİMİZ ERMENİYİZ” DEDİLER, İSTANBUL’DA AYAKLANDILAR NEDEN?

Bütün bu tarihi geçmişimizi bile bile TBMM  Milletvekilleri neler düşünüyor acaba? Belki XVI. üzyılının tadını almış, Batı devletlerinin iftiralarını, hain planlarını, yeni modern senaryolarını mı bekliyorlar?

Hep düşünüyorum, PKK’yı susturmaya kalkan Mehmetçikler ve Türk vatandaşlarımız Kuzey Irak sınırlarında, çeşitli terör eylemlerinde şehit oluyorlar, ölüyorlar, onlar için hiç bir Ermeni asıllı, Türk pasaportunu taşıyan kişiler pankart açmıyorlar? Türk askeri öldü, diye susuyorlar. Ama Türk pasaportunu taşıyorlar. Neden susuyorlar, acaba?

ÇANAKKELE MEZARLIĞINDA AZERBAYCANLILAR DA VARDIR

Çanakkele mezarlarında tek bir Ermeni mezarını bulamadım. Ölenler arasında Azerbaycan Türklerinin isimleri az değil. Balkan savaşlarına gönüllü katılan, şair, yazar Ahmet Cavad gibiler az değiller.

Ben bu topraklarda yaşayan bütün ırklardan olan insanlara, Türk vatandaşlarına saygım vardır. Çünkü Çanakkale savaşlarında canlarını ölüme atmış, zafere ulaşmışlardır.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurmuş olduğu bu güzel memleket hepimizindir, bir santim toprağı uğrunda binlerle Mehmetçik şehit olmuştur. Hâlâ Allahu Akber Dağını hatırlayalım, 90-100 bin Mehmetçik soğuk buzlar üzerinde öldüler. Neden öldüler? Vatan için, memleketin azatlığı için, bağımsızlığımız için, bu günün mutluluğu için, değil mi?

Canlarını bu memleket için vermiş nice nice Memhmetçiyin ruhları şad olsun, Allah rahmet etsin. Şimdi soruyorum, yaşadığımız topraklarda meskunlaşan Ermeni camiası Memhetçik için neden sokaklara çıkmıyorlar, onların ruhu için yürümüyorlar? Nedenİstanbul’da, Grant Dink’in taraftarlarının ellerinde Türkiye bayrakları yoktu? Aynı topraklarda yaşıyoruz? Neden Kandil Dağlarında “Ermeniyim, ama Türküm” diyen,  bağıran yoktur?

Topraklarımızı parçalamaya kalkan, Ermenistan Cumhurbaşkanı kendi logosunda Ağrı Dağı’nın resmini kaldırmıyorlar? Neden 90 bin Ermenistan vatandaşı Türkiye’de çalışıyorlar? Diplomatik ilişkisi olmayan bir devletin vatandaşının Türkiye’de meskunlaşması doğru mudur? 1915 olaylarını destekleyen ve yalandan soykırım olduğunu söyleyen kişiler Türkiye’de neden çalışıyorlar? Sorularım çoktur...

Osmanlı döneminde Ermenilere soykırım yapılmamıştır. Yapmış olsalardı Türkiye’de sayıları kalmazdı...

Devamı vardIr

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum