Çiçek: Mevzuatını tümüyle yenileyen tek ülke Türkiye

Çiçek: Mevzuatını tümüyle yenileyen tek ülke Türkiye

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi ile Türkiye Adalet Akademisi iş birliğiyle 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 10. Yılında “Ticaret Hukukunun Güncel Meseleleri” konulu sempozyum düzenlendi.

A+A-

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi ile Türkiye Adalet Akademisi iş birliğiyle 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 10. Yılında “Ticaret Hukukunun Güncel Meseleleri” konulu sempozyum düzenlendi. Sempozyumun açılış programına TBMM 25. Dönem Başkanı Cemil Çiçek, Adalet Bakanlığı Bakan Yardımcısı Zekeriya Birkan, Hacı Bayram Veli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Tekin, Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Muhittin Özdemir ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhan Üzülmez katıldı.

TEK ÜLKE TÜRKİYE

TBMM 25. Dönem Başkanı Cemil Çiçek bu toplantı sebebiyle iki teşekkürü olduğunu belirterek konuşmasına başladı. Cemil Çiçek, “Sayın Rektörümüze, Sayın Akademi Başkanımıza, dekan hocamıza, şüphesiz bakanlık yetkililerimize ve katıldığınız için de sizlere teşekkür ediyorum” ifadeleriyle programın organize edilmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.  Zamanın ruhunu iyi okuyan toplumların belli bir noktaya geldiğini söyleyen Çiçek, onu okuyamayanın çağın gerisinde kalacağını vurguladı. Toplumların gelişmesinde, kalkınmasında özellikle ekonomik ve ticari alanda hukuk mevzuatının önemine dikkat çeken Çiçek, “Nasıl kara sabanla çiftçilik artık yapılamıyorsa, yapılsa da verim alınamıyorsa dünün bilgisi bugünün sorunlarını çözmeye yetmiyor. Onun için de mevzuatın yenilenmesi gerekiyor” diye ekledi.  Çiçek, sözlerine şöyle devam etti: “Şunu memnuniyetle ifade ederim; eksiği olabilir yanlış düzenlemeler, tercihler de olmuş olabilir ama hem Avrupa Konseyi hem Avrupa Birliği ülkeleri içinde mevzuatı tümüyle yenileyen tek ülke Türkiye’dir. Halen Komünist dönemden kalma ceza kanunlarını uygulayanlar var. Seferberlik dönemlerinden kalma mevzuatları uygulayanlar var. Çok şükür biz kendi birikimlerimizi de ortaya koyarak Türkiye’nin tüm temel mevzuatını yeniledik. Eğer bir ülkenin gelişmesinde, kalkınmasında yeni temel yasalara ihtiyaç vardır deniyorsa Türkiye bu lazımları yerine getirmiş bir ülkedir. Ama buna rağmen sorunlarımız var. Demek ki sorun sadece kanundan değil uygulamadaki birtakım aksaklıklardan kaynaklanıyor. Bu toplantılar inanıyorum ki bu eksikliklerin giderilmesinde önemli bir husustur” dedi.

ŞİFA OLMASI LAZIM

Bu sempozyumun çok önemli olduğunu dile getirerek konuşmasına başlayan Adalet Bakanlığı Bakan Yardımcısı Zekeriya Birkan, Adalet Bakanlığı olarak, Türkiye Adalet Akademisi olarak hemen hemen her hafta bir sempozyum düzenlediklerini ve bütün bu sempozyumların sonucunda çıkan sonuçların değerlendirildiğini açıkladı. Ticaret Kanunu’nun temel bir kanun olduğunu ifade eden Bakan Yardımcısı Birkan, bu kanunun on yıl önce kapsamlı bir değişiklikle yeniden yürürlüğe girdiğini hatırlattı. “Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, on yıl çok kısa bir zaman” diyen Birkan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Son on beş yıldır dünyanın yaşamış olduğu değişimler, bilimsel çalışmalardaki aşamalar, iletişimdeki aşamalar, ticaretteki aşamalar baş döndürücü bir şekilde ilerliyor. Neredeyse bugün çıkarılan bir düzenleme yarın demode hale geldi. Yıllardır istikrarla uygulanan, fakültelerde okuduğumuz, bunlar değişmez dediğimiz şeylerin hepsi tartışılmaya başladı. Ticaret Kanunu’nun onuncu yılında böyle bir değerlendirmenin siz değerli katılımcılar eliyle yapılması hepimiz için önemli. Çünkü sizin buradaki çalışmalarınız Adalet Bakanlığı olsun, mahkemelerimizin uygulayacağı hukuk olsun her şeyi etkiliyor. Ticareti, sanayiyi, yurt dışından bu ülkeye gelecek olan sermayeyi etkiliyor. O yüzden sizin bulacağınız çözümler çok önemli. Ticaret Kanunu’nun varolan düzenlemeleri ve yapılacak değişiklikler milletimize, insanımıza, ticaret erbabımıza sadra şifa olması lazım” ifadelerini kullandı.

TEKİN: HUKUK KURALLARI KABUL EDİLEBİLİR OLMALI

Rektörümüz Prof. Dr. Yusuf Tekin, hukuk kurallarının toplum nezdinde kabul edilebilir olmasının ana unsurlarından birisinin hazırlanan hukuk normlarının ilgili toplumun geleneği, kültürü, toplumsal yapısıyla uyumlu bir şekilde hazırlanmış olmasına bağlı olduğu değerlendirmesinde bulundu. Böyle olmadığı takdirde hukuk normları ve yargı sisteminin zarar göreceğini ve güvenilirliğini kaybedeceğini söyleyen Prof. Dr. Yusuf Tekin, Türkiye’de sıklıkla yasalarda değişikliklerin gündeme geldiğini ve sürekli parlamentonun gündeminin bununla işgal edildiğini dile getirdi. Yıl içinde üç dört defa değiştirilen yasal düzenlemeler olduğunu belirten Rektör Tekin, bunların yaşanmaması için mutlaka saha araştırmalarının, derinlemesine mülakatların yapılması gerektiğini vurguladı. Yaklaşık yedi buçuk yıl üst düzey bürokraside çalıştığını ifade eden Rektör Tekin, “Maalesef üst düzey bürokrasi ile siyaset ile akademi arasında bir ilişki kopukluğu var. Akademide çok yetkin, donanımlı öğretim üyesi, akademisyen arkadaşımız var. Birçoğu bu konularla ilgili kendilerinden görüş alınmadığı eleştirilerini dile getiriyorlar. Bürokraside de akademiye karşı yeterince destek olmadıklarına dair eleştiriler var. Üniversitelerle Türkiye’de kamu politikalarının oluşmasında, yasal düzenlemelerin çıkartılmasında sadece fikri alınan değil aynı zamanda bütün bu sosyolojik analizleri, istatistiksel çalışmaları yapabilen kurumlar olarak mutlaka işbirliği halinde olunması gerektiğine inanıyorum. Bunun birçok faydası var. Kamu otoritesi açısından baktığımızda, kendileriyle hiyerarşik ilişkisi olmayan bir kurumun dışarıdan objektif bir gözle yaptıkları düzenlemelerle ilgili görüşleri faydalı olacaktır” şeklinde konuştu.

ADALET GELENEKLERİ ÜZERİNDE YÜKSELİYORUZ

Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Muhittin Özdemir, Türkiye Cumhuriyeti’nin köklü devlet ve adalet gelenekleri üzerinde yükseldiğini dile getirerek konuşmasına başladı. Ülkemizde hukuk ve demokrasinin geliştirilmesi hedefine ulaşılması için en önemli adımlardan birisinin hukukun üstünlüğü ile temel hak ve özgürlükleri esas alan bir adalet sisteminin tesisi olduğunu belirten Başkan Özdemir, bu anlayışı temel alan etkin ve verimli bir adalet sisteminin hakim, cumhuriyet savcısı ve yargı personelinin yetkin ve donanımlı olmasıyla mümkün olabileceğini savundu. Başkan Özdemir, “Yenilenen ve güçlenen yapısı, güven veren adalet için etkin eğitim anlayışını temel alan vizyonuyla çalışmalarına ara vermeden devam eden Türkiye Adalet Akademisi aday eğitimi, hakim savcı eğitimleri, kamu kurumlarına yönelik hukuk ve adalet konularında düzenlenen hizmet içi eğitimleriyle, yabancı ülke hakim ve savcılarına yönelik dört alanda eğitim faaliyetini sürdürmektedir. Hedefimiz hukuka ve insan haklarına bağlı, tarafsız, bağımsız, hür vicdanıyla karar veren, meslek etik ilkelerini benimseyen, toplumun adalet ihtiyacına cevap verebilecek nitelikte hakim ve savcılar yetiştirmektedir” dedi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.