Abdullah Tolu: Yeni bir nefes kredisi şart

Abdullah Tolu: Yeni bir nefes kredisi şart

TOLUEN Yeminli Mali Müşavirlik Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Tolu reel sektörün içinde bulunduğu finansal krize dikkat çekti.

A+A-

Türkiye’de son dönemde yaşanan ekonomik durgunluğun nedenlerine ve çözümlerine yönelik ANADOLU Gazetesi’ne önemli açıklamalar yapan TOLUEN Yeminli Mali Müşavirlik Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Tolu reel sektörün içinde bulunduğu finansal krize dikkat çekti.

DEVİR KDV ÖDEMELERİNİN YAPILMAMASI ŞİRKETLERİ ZOR DURUMA SOKUYOR

Şirketlerin Devir KDV stoklarının artarak devam ettiğine işaret eden Tolu,  artan yükün şirketler tarafından artık taşınamayacak noktaya geldiğini kaydetti. Tolu, “Ekonomik durgunluk ve buna bağlı olarak satışlardaki düşmeye bağlı olarak hesaplanan KDV azalıyor, Devir KDV tutarı ise artmaya devam ediyor. Devir KDV tutarı arttıkça, şirketler üzerindeki KDV kaynaklı finansal yük de büyüyor. Devir KDV kaynaklı bu yük artık taşınamayacak boyutta” dedi.

Ülkemizde son dönemde yaşanan ekonomik durgunluğun nedenlerine ve çözümlerine yönelik Anadolu Gazetesi’ne önemli açıklamalar yapan Yeminli Mali Müşavir Abdullah Tolu, reel sektörün içinde bulunduğu finansal krize dikkat çekti.

DÜNYA ‘RESESYON’ ENDİŞESİ TAŞIYOR

Sadece ülkemizde değil, dünyada da son günlerin en çok tartışılan konularının başında resesyon (durgunluk) geldiğini ifade eden Tolu,  “ABD başta olmak üzere gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin hemen hepsinde, resesyona girileceği endişesinin yaşandığını ileri sürdü. Ülkelerin resesyonu önlemeye dönük almaya çalıştığı önlemleri sıralayan Tolu, “Bir yandan faiz oranlarında indirime gidilirken, bir yandan da vergi mevzuatı gözden geçirilerek vergi indirimleri, vergi iadesi vb. adımlarla talebi artırmaya ve piyasaları canlandırmaya yönelik değişiklikler yapılıyor” şeklinde konuştu.

HER SEKTÖRDE İSTİHDAM DARALDI

Ülkemizde alınan tedbirlere ilişkin de bilgiler paylaşan Tolu, “Alınan tüm önlemlere rağmen inşaat, sanayi, imalat gibi öncü sektörlerde üretim ve imalatın azaldığı, ciddi bir durgunluğun olduğu, satışların da yok denecek kadar az olduğu görülüyor. Hemen her sektörde istihdam daraldı ve daralmaya devam ediyor, işsizlik artıyor. Hükümet yeni teşvik, geçici süreyle vergi oranı indirimleri, finansal borçların yapılandırılması ve faiz indirimi silahlarıyla müdahale ediyor, yaşanan sorunu çözmeye çalışıyor. Bunda bir ölçüde başarılı da oldu, ancak mutlak başarı için yeni ve ek bazı düzenlemelere ihtiyaç var. Bunun için diğer ülke uygulamalarının örnek alınması yeterli” dedi.

BANKA, MALİYE VE SGK BORÇLARI ÖDENEMİYOR

Yaşanan ekonomik kriz ve durgunluk nedeniyle ciroların düştüğüne dikkat çeken Tolu, reel sektörün ciddi anlamda finansal bir krizin içinde olduğunu belirtti. Tolu, firmaların banka, Maliye ve SGK borçlarını ödeyemez duruma geldiğini söyleyerek, “Hükümetin getirdiği 2. İstanbul Yaklaşımı olarak adlandırabileceğimiz finansal yapılandırma düzenlemesi nedeniyle reel sektörün büyük bir kısmı banka borçlarını yapılandırmaya çalışıyor, birçoğu da yapılandırdı. Vergi ve SGK borçlarının yapılandırılmasına yönelik yeni bir düzenleme yapılmadı, yapılandırma idari insiyatifle yapılmaya çalışılıyor, ancak şu ana kadar başarılı olunamadı. Çünkü şirketlerde bunları ödeyecek finansal kaynak yok. Yani taksitlendirme yapılsa da, ödenemiyor. Finansal kaynağa ulaşım ise çok zor, hatta imkânsız gibi. Finansal kaynağa erişim için yeni bir nefes kredisi ya da KGF kredisi (Kredi Garanti Fonu) şart gibi gözüküyor. Ama teminatsız ve ön şartsız. Teminat istenildiği takdirde, şirketlerde teminat verecek bir şey de kalmadı, ciddi teminat sorunu var” ifadelerini kullandı.

YÜK TAŞINMAYACAK BOYUTTA

Şirketlerin Devir KDV stoklarının artarak devam ettiğine işaret eden Tolu,  artan yükün şirketler tarafından artık taşınamayacak noktaya geldiğini kaydetti. Tolu, “Çünkü ekonomik durgunluk ve buna bağlı olarak satışlardaki düşmeye bağlı olarak hesaplanan KDV azalıyor, Devir KDV tutarı ise artmaya devam ediyor. Devir KDV tutarı arttıkça, şirketler üzerindeki KDV kaynaklı finansal yük de büyüyor. Devir KDV kaynaklı bu yük artık taşınamayacak boyutta” dedi.

MEVCUT YASAL DÜZENLEME BU ŞEKİLDE

Devir KDV sistemi hakkında bilgi veren Tolu, konu hakkında şunları söyledi: “KDV, nihai tüketiciyi vergilemeyi amaçlayan bir işlem vergisi. KDV Kanununda mükellef olarak tanımlanan gerçek ve/veya tüzel kişiler satışları üzerinden hesapladıkları KDV’den, mal ve hizmet alımları ile diğer giderleri nedeniyle yüklendikleri (ödedikleri) KDV’yi düşerek, aradaki farkın pozitif olması halinde bu tutarı vergi dairesine beyan ederek ödüyorlar. Yüklenilen KDV’nin satışlar üzerinden hesaplanan KDV’den büyük olduğu durumlarda ise, indirilemeyen KDV, indirilmek üzere sonraki dönemlere devrediliyor. Sonraki döneme devreden KDV’nin, Kanunda iade hakkı doğuran işlem olarak belirlenenlere ilişkin kısmı iade edilebilirken, kalan kısmı yani iade hakkı doğurmayan işlemlere isabet eden kısmı ise iade edilmiyor, indirilmek üzere sonraki aylara devrediliyor. Maalesef şu an bu konuda bir şey yapılamıyor; çünkü mevcut yasal düzenleme bu şekilde” ifadelerini kullandı.

Tolu, “Normal şartlarda karlı işletmelerde hesaplanan KDV, her zaman yüklenilen KDV’den büyük oluyor, hesaplanan KDV’den ödenen KDV indirildikten sonra kalan pozitif fark beyan edilerek vergi dairesine ödeniyor. KDV sisteminde alıcı, satıcı ve Hazine arasında kuvvetli bir ilişki var. Bu ilişki çerçevesinde KDV’ye tabi her işlemde, alıcı satıcıya KDV dahil ödeme yapıyor, satıcı da tahsil ettiği KDV’den, ödediği KDV’yi düştükten sonra kalan tutarı Hazineye ödüyor. Böylece, herkes sadece kendi aşamasında yarattığı katma değerin vergisini ödüyor, bunu da alıcılardan tahsil ediyor. Sonuçta, mal ve hizmetin nihai tüketicisi, KDV’nin tamamına katlanıyor. Kanunda KDV’nin mükellefi olarak tanımlananlar, aslında verginin sorumlusu (aracısı), verginin asıl yüklenicisi ise tüketiciler. Yani, Kanunda mükellef olarak tarif edilenler üzerinde teorik olarak KDV yükü kalması olanaksız” dedi.

KDV sorunun bazı şirketlerde uzun süre devam ettiğine işaret eden Tolu, “Ancak; yatırım yapan, üretim süreci uzun veya stok devir hızı düşük olan ya da maliyetinin altında satış yapan işletmelerde hesaplanan KDV, genellikle ödenen KDV’den az oluyor. Bu da, indirilemeyip devir eden KDV sorununa neden oluyor, devir KDV sorunu ise birkaç yıl hatta daha uzun yıllar sürebiliyor. Özellikle yatırım yapan işletmeler, devreden KDV’yi uzun süre bilançolarında taşımaları nedeniyle örtülü bir vergilendirmeye maruz kalıyorlar. Devir KDV, bu işletmeler üzerinde finansman yükü oluşturuyor” diye konuştu.

ALMAN KDV SİSTEMİ

Ülkemizde uygulanan KDV sisteminin Alman KDV sisteminden alındığının altını çizen Tolu, iki sistem arasındaki farklara ilişkin de değerlendirmeler yaptı. Tolu, “Küçük bir farkla, devir KDV iade edilmiyor, sonraki dönemlerde indirilmek üzere devrediliyor. Bunun nedeni sorulduğunda ise, ülke gerçekleri bunu gerektiriyordu şeklinde izah ediliyor. Tamam da, 34 yıldır ülke gerçeği hiç değişmedi mi? KDV, bir anlamda reel sektörün Devlete verdiği bir avans niteliğinde, ancak bu avans artık taşınamayacak boyuta geldi. Bu gerçeği de hemen herkes artık kabul ediyor” ifadelerini kullandı.

DEVREDEN KDV TUTARI NE KADAR?

“Türkiye’deki tüm vergi mükelleflerinin şu an itibariyle devir KDV’lerinin toplamı 200 – 220 Milyar TL düzeyinde” diyen Tolu, “Devamlı olarak artan ve artmaya da devam eden bu tutar, reel sektör bakımından oldukça büyük, önemli ve anlamlı boyutta” dedi.

DİĞER ÜLKELERDE DEVİR KDV’NİN DURUMU

KDV uygulayan diğer ülkelerdeki durumun ülkemizdeki gibi olmadığını belirten Tolu,  KDV’yi uygulayan ülkelerin büyük bir kısmında devir KDV problemi bulunmadığını da sözlerine ekledi Tolu, “Devir KDV’nin iadesi uygulaması var, devreden KDV iade ediliyor. Örneğin AB ülkeleri, Singapur, Güney Kore gibi. Bu ülkelerde devreden KDV alacakları 30 gün, 3 ay, 6 ay veya izleyen yılın ilk aylarında şirketlere mahsuben ve nakit olarak iade edilmektedir.  En son olarak da, Çin 2019 yılında devir KDV’nin iade edileceği sisteme geçti. Nedeni ise, yavaşlayan ekonomik büyüme ve ABD ile yaşanan ticaret savaşları” ifadelerini kullandı.

Reel sektörün heyecanla beklediği DEVİR KDV’nin iadesine ilişkin düzenlemenin bir anda tarih olduğunu söyleyen Tolu, bu durumun sektörde şok etkisi yarattığını belirtti. 

SEKTÖRDE ŞOK ETKİSİ YARATTI

Tolu, konuya yönelik şunları kaydetti: “Devreden KDV sistemi, bir anlamda vergi mükelleflerinin devleti finanse ettiği bir sistem haline dönüşmüş durumda. Banka kredilerinin kıt ve paraya ulaşmanın bu kadar zor olduğu bir dönemde ise, devreden KDV’nin yarattığı finansman sıkıntısı ve yükünü ise vergi mükellefleri taşıyor. Hemen herkes “devletten KDV alacağım var, hiç bir şey yapamıyoruz” diye serzenişte bulunuyor. Devreden KDV tutarının artarak devam ettiği hususu göz önüne alındığında, günümüz koşullarında artık bu sistemin sürdürülebilirliği zorlaştı, hatta imkansız hale geldi. Artık, bu devreden KDV sorununun çözülmesi bir zorunluluk haline geldi diyebiliriz. Çağdaş vergileme ilkelerine uygun olarak mevcut sistemde bilançolarda biriken bu devir KDV nedeniyle işletmelerin yaşadığı finansman yükü önlenmeli, KDV Kanunu, işletmeler üzerinde finansman yükü̈ oluşturmayan bir yapıya dönüştürülmeli.”

KANUN KAPSAMINDAN SON ANDA ÇIKARILDI

2018 yılında yasalaşan 7104 sayılı Kanunla ilgili taslak çalışmalarda, devreden KDV’lerin iade edilmesini öngören yeni bir sisteme geçilmesi planlandığından bahseden Tolu, düzenlemenin birden kanun kapsamından çıkarıldığını söyledi. Tolu, “Eğer söz konusu düzenleme yasalaşmış olsaydı, çağdaş vergileme ilkelerine son derece uygun bir düzenleme olacak, reel sektörün (piyasanın) uzun süredir sıkıntı yasadığı bir konu çözüme kavuşturulmuş olacaktı. Ayrıca, bu şekilde mevcut sistemde işletmelerin bilançolarında biriken bu KDV’ler nedeniyle işletmelerin yaşadığı ciddi finansman yükü önlenecek, KDV Kanunu, işletmeler üzerinde finansman yükü oluşturmayan bir yapıya dönüştürülmüş olacaktı. Ama bu büyük fırsat çok anlamsız bir şekilde kaçırıldı” şeklinde konuştu.

DEVİR KDV ÖDEMELERİ REEL SEKTÖRÜN SORUNUNU ÇÖZEBİLİR

Devir KDV’nin iadesi yapılarak reel sektöre finansal kaynak yaratılabileceğini ifade eden Tolu, vergi ve SGK borçları ile teminat mektubu sorunu çözülebileceği önerisinde bulunarak, “Müdahale edilmeyen her gün bu sorun artarak devam ediyor, artık bu sorunun çözümlenmesi gerekiyor. Bize göre, devir KDV, reel sektörün finansman ihtiyacına ve teminat mektubu sorununa çözüm olabilir. Reel sektörün beklentisi devreden KDV’lerin nakden iade edilmesi, ancak gerek ülkemizin gerekse Dünya ülkelerinin içinde bulunduğu ekonomik, mali ve siyasi durumlar dikkate alındığında bu kadar yüksek bir tutarın bir anda Hazine’den nakden çıkması mümkün görünmüyor. Bize göre, tespit edilecek bir zaman süreci içerisinde (örneğin 5 yılda), devir KDV’nin; bir kısmının nakit verilerek, bir kısmının devlete olan vergi, SGK ve diğer borçlara mahsup edilerek, kalan kısmının ise, teminat mektubu sorununun çözümü bakımından hazine bonosu ve devlet tahvili verilerek tasfiye edilmesi daha mantıklı görünüyor” ifadelerini kullandı.

Devir KDV ödemelerinin yapılması ile birlikte reel sektörün vergi ve SGK borçlarını ödeyebilir duruma geleceğini ifade eden Tolu, bu işlemle birlikte teminat sorunun da ortadan kalkacağını söyledi.

KALICI ÇÖZÜM ŞART

Devir KDV’lerin, diğer ülke uygulamaları esas alınarak 3, 6, 9 aylık dönemler halinde veya yıllık iadesine olanak sağlanacak şekilde düzenlenmemesinin Devir KDV sorununu kalıcı çözüme kavuşturacağını altını çizen Tolu, “Devreden KDV’nin kısmen nakit, kısmen vergi ve SGK borçlarına mahsup, kısmen de hazine bonosu ve devlet tahvili verilerek bunların vadesine kadar teminat olarak kullanılmasına olanak sağlanmak suretiyle iade edilmesi, şirketleri finansal açıdan rahatlatmasının ötesinde, Kredi Garanti Fonu’ndan sonra uygulanan en önemli maliye politikalarından birisi olabilir. Bunun için KDV Kanunu’nda küçük bir değişiklik yapılması yeterli” diyerek sözlerine son verdi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.