Salih Levent Uğurlu

Salih Levent Uğurlu

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Erkek dünyası

A+A-

Beyazıt Öztürk’ün erkekleri bir sınıfa toplayıp ders verdiği “Çapkınlar Sınıfı” adında skeci vardı bir zamanlar… Erkeklerin kafalarına tebeşir ata ata bir şeyler öğretmeye çalışırdı.

Bu toplumdaki bütün erkekleri bir sınıfa toplayıp eğitim vermek mümkün müdür bilemem. Ancak günümüz erkeklerinin bakış açısını değiştirmeye de şiddetle ihtiyaç var. Zira değişen ve dönüşen dünyada biz gibi toplumlardaki erkeklerin ciddi bir travma geçirdiğini düşünüyorum. Basında her gün okuduğumuz haberler bunu açıkça gösteriyor.

***

Adana’da sevdiği kadın tarafından terk edilen 19 yaşındaki erkeğin intihar etmeden önceki videosunu izledim az önce. “Ah be çocuk ne yaptın sen” diye iç geçirdim. Yazık gerçekten…

Bu ülkede terk edilen erkekler ya kendi canına ya karşısındakinin canına kıyıyorsa ciddi bir toplumsal tahlil yapma vakti gelmiştir. Terk edildiği için intihar eden erkekleri de salt bir erkeklik ideolojisiyle değerlendiremeyeceğimize göre baktığımız pencereyi biraz daha genişletmek gerekiyor sanırım. Zira bir erkek bir kadını katlettiğinde mesele sürekli “hegemonik erkeklik” kavramı üzerinden tanımlandığından aynı erkekler bu kez kendi canına kıydığında birçok şey havada kalıyor.

Berrak, tarafsız bir bakış açısıyla sahaya inip doğru düzgün çalışmalar ortaya konulamadığından erkeklerle ilgili birçok detay gözden kaçırılıyor. Erkek dünyasının derinliklerine sağlıklı bir şekilde inilemiyor… Erkeklerle ilgili her konuyu hegemonya kavramına oturtma kaygısı yüzünden de sağlıklı tahliller yapılamıyor bana göre.

Terk edildiği için zırıl zırıl ağlayan, koşa koşa psikologların yanına giden, aylarca hatta yıllarca antidepresan kullanan erkekler es geçiliyor mesela… Ve bazı detaylar havada kalıyor. Oysa karşı tarafa şiddet uygulayan erkekler kadar kendine zarar veren erkekler de var bu ülkede. Sosyal bilimler açısından hiç mi değeri yok bu saptamanın diye sormak gerekiyor.

Toplumda bu tür erkeklerin sayısı çok fazla…  “Baba ne yapıyorsunuz siz biraz kendinize gelin” diyerek “tokatlanacak” erkek tipleri türedi son yıllarda. Ancak bu algı maksatlı yaratıldı. Yıllarca filmlerde, dizilerde, romanlarda öyle saçma sapan algılar pompalandı ki erkekler özünden uzaklaştırıldığı gibi dipsiz bir kuyunun içine atıldı.

Erkek hiç işi gücü, hayat amacı yokmuş gibi bir kadının peşinden aylarca koşacak… Mutlaka onu ikna edecek… Başka alternatifler söz konusu bile olmayacak… Ayrıldığında binbir türlü maymunluklarla, ayak oyunlarıyla yine kadının peşinden koşacak… Apartman tepelerine çıkıp intihar etmeye kalkışacak… Erkeğin dünyaya gelme amacı bu oldu deyim yerindeyse…  Kadınlar da bu algıdan nasibini aldı haliyle… Kendi canına kıymakla karşısındaki kadının canına kastetmek arasındaki korelasyon işte bu noktada başlıyor…

Kim bilir belki de erkeği idealize etmenin vakti gelmiştir artık. Nasıl mı?

İki ay önce “Harikasın” adlı YouTube kanalını yöneten Orhan Abi’ye bir e-posta gönderdim. “Türk erkeklerinden alfa yaratmak” başlığıyla bu e-postamı kanalında okudu. Videonun linkini buraya ekliyorum. Videoya yapılan yorumların bazılarına da epey güldüm. Merak edenler izleyebilir: https://youtu.be/JOqxjAQoqPQ

***

Orhan Abi ile ilgili bilgi vermek gerekirse kendisi Almanya’da yaşıyor. Eğer olağanüstü bir durum olmazsa ve bir araya gelebilirsek bu alanda ortak bir projeye imza atma ihtimalimiz de var. Orhan Abi, son dönemde erkek dünyasına hitap eden yayınlarıyla dikkat çekiyor. Deyim yerindeyse bütün erkekleri bir sınıfa toplayıp kafalarına tebeşir ata ata onlara yol göstermeye çalışıyor.

Gönderdiğim e-postada da belirttiğim gibi mutlu bir toplumun temeli kadın erkek ilişkilerinin düzeyinden geçiyor. Neyi bulmak istediğini bilmeden sürekli bir şeyler arayan kadın ve erkeğin dramı sahneleniyor günümüz dünyasında… Evde, iş yerinde, otobüste, çarşıda, pazarda kısaca hayatın her alanında Matmazel Julie’den esintilere rastlıyoruz.

Kendi değerini bilen, karakterli, onurlu, mutluluğunu bir erkeğin ya da bir kadının hayatında var olmasına bağlamayan, kişisel gelişimine önem veren güçlü bireylerle ancak sağlıklı kadın erkek ilişkileri sürdürebilir. Buna katkı sağlamak da üfürükçülerin işi değil tecrübe işidir… Bakalım başarılı olabilecek miyiz?

Esen kalın…

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları