Ferhat Ünal

Ferhat Ünal

yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Eskiler eskiden güzeldi

A+A-

Eskiden mi güzeldik?

Eskiler mi güzeldi?

Duygular

Düşünceler

Şarkılar bile.

İnsanlar samimi ve içtendi. Sevmek emek istiyordu, insanlara güvenilirdi.

Şimdi gelde evlen.

Eskiden mi güzeldi yoksa eskiler mi? Daha naif daha temizmiş hayat sanki eskiden, insanlar daha samimi daha içten. Şimdi ise sanki içi hava ile doldurulmuş bir cips poşetinden farksız insanlar dışı dolu gibi ama içi boş.

Sokaklarda büyümek çok güzeldir çocuklar için. Geçmiş geliyor aklıma, üzerimiz hep kirlenirdi ama beynimiz ve kalbimiz çok temizdi.

Geceleri bile çocuk sesleri ve kapıda oturup çekirdek gazoz eşliğinde dedikodu yapan mahalleli Ve artık sessiz tenha sokaklar.

Teknoliji onu da bitirdi dedikodu sosyal medyada dönüyor.

Tablet, bilgisayar yoktu ama leblebi tozuna gazoz kapağına çocukluğumuz mutluydu velhasılı; Yollar bozuktu ama insanlar düzgündü.

En sevdiğiniz oyun hangisiydi?

Misket (Üçgen)

Saklambaç

İp atlama

Topaç

Dalya

Yakantop

Mahalle maçı

Uzun eşek

Mendil kapmaca

Benim mahalle maçları iki sokak üstümüz-altımızla yapmış olduğumuz mahalle maçları hey gidi çocukluğumuz.

En çok da sokak da deli gibi futbol oynamayı özledim. Ortaokulda 6 ders vardı çoğunu asar okul bahçesinde maç yapardık. Öğretmenlerimizden laf yerdik ama hala aklımız oyundaydı.

Çocukluğumun geçtiği mahallemiz çok seviyorum.

Eskiden evin anahtarı bile komşuya emanet edilirdi.

Anne baba acilen bir yere giderse komşuya haber verilir.

Bizim çocuklara göz kulak ol biz gelene kadar denirdi.

Eskiden güzeldi eskiler.

Turşu, salça, tarhana, erişte evde yapılır.

Komşuda pişen bize.

Bizde pişen komşuya düşerdi.

Her şey eskiden mi güzeldi

Yoksa…

Eskiler mi güzeldi?

Yeni'nin bir anlamı vardı. Eskiden yeni şeylerde güzeldi. Şimdi her şey yeni o yüzden pek kıymetli değil.

Yeni arabalar daha yenileriyle, yeni telefonlar çok daha yenileriyle değiştiriliyor. Eskiden yeni dedin mi akan sular dururdu.

Şimdi heyecan bile yok.

Nostaljik şarkılar çok güzel değil mi? Birçoğu göçmüş sanatçının, insanın sesine dokunabiliyorsun. Sesler kalıcı sanki hiç göçmemişler gibi. Muhteşem bir şey.

Eskiler, eskiden güzeldi, özlemek değil bu, hasret kaldık.

Ne demiş Sezen Aksu;

Hani şarkılar bizi henüz bu kadar incitmezken

Eskidendi çoook eskiden.

Sevdiğimizi aramak için çaba sarf ederdik. Doya doya konuşurduk, ama yetmezdi. Gerekirse sıcağın altında sıra beklerdik. Ne kadar çok konuşsak, o kadar az gelirdi. Doyamazdık. Şimdi yan yanayken düşman gibi insanlar. Herkes telefon bağımlısı.

Eskiden her sokakta oyun oynayan çocuklar vardı. Şimdi o çocuklar süslü binalardan gözükmeyen varoş sokaklardalar.

Eskiden çok paramız, lüks eşyalarımız yoktu, dolaplar dolusu giysimiz, ayakkabımız yoktu, ama herkesin gözü, gönlü toktu.

Bütün aile sobanın etrafında oturur sohbet ederdik.

Mahallede biri vefat ettiği zaman 3 gün TV açılmazdı.

Şimdi ise insanlar kutuplaştırılıyor .

Telefona kontör yüklemek çok zor;

Mesaj atmak çok pahalı

Ulaşmak zordu birbirine.

Suyu çıktı artık bu işlerin

Herkesin elinde telefon

Dünya yansa kimsenin umuru değil.

Çünkü eskiden müsaitseniz annemler size gelecek diye haber gönderilen samimi, sevgi dolu, gözü tok, gönlü geniş komşularımız vardı. Şimdi yan komşuya selam vermeye korkuyoruz kim bilir neci diye. Güven yok oldu gitti.

Eskiden Her şey Çok Güzeldi.

Edep vardı, utanma vardı, arlanma vardı, ayıp vardı... Baba hepsini geç dört duvar vardı. Şimdi maşallah kim kime dum duma.

Bakkaldan ekmek alıp, hızlı hızlı eve koşarken, ekmeği yere düşürdüğünde, alıp üç defa öpüp başına koyan inançlı çocuklardık.

Geçmişini bilmeyen bugününü anlayamaz ve yarınını kuramaz.

Lambada titreyen alevin üşüdüğü zamanlar varmış. Belki ışığı azmış, ama içi aydınlıkmış, huzurluymuş insanlar.

Eskiden “Her şey Çok Güzeldi” de şimdi neden değil?

Çünkü her şeyde tatminsiziz.

Salçalı ekmekle mutlu olurduk.

Biz üttüğümüz (kazandığımız) misketleri bile geri verirdik arkadaşımız üzülmesin diye.

Uzaktan kumandalı arabada neymiş rahmetli babam İstanbul’da çalışırken Kara Şimşek araba meşhurdu o dönem getirmişti bana.

Bayramlarda çatapat patlatır, kızkaçıran uçururduk.

Kolumda, bacağımda yara izi, elimde kalemim, önümde defterim ve abaküsüm. Geride bıraktığım çocukluğum. Mavi önlüklerimizle okul bahçesinde; Şirinler gibi sağa, sola koşturan çocuklardık.

Bir anda kızan, bir anda özleyen, bir anda affeden bir yapınız varsa, hayatınız çok karışıktır.

Hayat, size değer vermeyen ve sizi anlamayan birine bir saniye ayırmak için bile çok kısa. Hayallerinizin peşinden koşun, insanların değil.

Herkesi mutlu edemezsin.

Çünkü sen pizza değilsin Şeyma Subaşı:))

Sahi eskiler, eskiden güzeldi...

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.