Ahmet Sandal

Ahmet Sandal

Yazar / Şair
Yazarın Tüm Yazıları >

Ey genç kardeşim! Hedefini belirle ve adım adım ilerle

A+A-

“Başarmak İçin Başla” isimli 6. kitabımı sizler için internet sahifesinde bölüm bölüm yayınlıyoruz. Böylece kitabım kendilerine ulaşamayan Gençler de bu internet vasıtasıyla kitabımda belirttiğim fikirleri okuma ve öğrenme fırsatı elde etmiş oluyorlar. Bu vesile ile şunu da belirteyim, Allah nasip eyledi, 6 kitap yayınladık. Ve kitaplarımı yayınevi vasıtasıyla değil de kendi imkânlarımla çıkarttığım için, dağıtım sorunu yaşıyoruz. Ülkemizin dört bir yanından kitaplarımı nasıl elde edeceğini soran kişilere aynı şeyi söylüyoruz: “Eğer imkanım olursa size kitabımı posta ile gönderirim.” Kitaplarımdan para kazanmadığım gibi, bir de üstüne üstlük posta masrafına katlanıyoruz. Gücümüz yettiğince yüzlerce kişiye kitaplarımı posta masrafları şahsıma ait olmak üzere gönderdim.  Şimdi de bu internet sitesinde kitabımı bölüm bölüm yayınlamak suretiyle yine geniş kitlelere fikirlerimi ve şiirlerimi iletmeyi hedefliyorum. Benim hedefim budur, elhamdülillah.

Bu hafta bu Gazetede hedefler üzerinde duracağız. Şu söze dikkat çekiyorum önce:

“Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardım etmez.”

Montaigne

1-Ufuklar ve Hedefler

Hedef nedir? Hedef belirlemek nedir? Hedef nasıl belirlenir? Hedef dediğimiz husus esasında insanın ufkuyla ilgili bir husus değil mi? Ufku geniş olanın, hedefi de yüksek olur.

Hatta ufku değil, daha da ötesini araştırmak gerekir.

İnsanın aklına da sınır yoktur. Ufuklara da sınır yoktur.

Hayalimiz hepsini kapsar.

2-Hayal Kurun

Dünyadaki tüm ilmi buluşlar ve teknolojik gelişmeler önce bir düşünceye dayanır ve o düşünce esasında, en önce bir hayalden başka bir şey değildir.

Hayalde hudutsuz düşünmek vardır. İnsan düşünceye hudut koyarsa, gelişme ve ilerleme olmaz. Dünyada ne kadar icat ve keşif varsa hudutsuz düşüncenin ürünüdür. Ve insana hudutsuz düşünce kabiliyetini Yüce Rabbim (cc) bahşeylemiştir. Bunun nedeni hem insanı imtihan etmek ve hem de bu ilmi ve teknolojik gelişmelere zemin hazırlamaktır. İnsan sonsuz düşünecek ki, hayra mı çalışıyor, şerre mi çalışıyor, bunun ortaya çıkması gerekir. İnsanın düşüncesine sınır konmayacak ki, hayra mı kafa yoruyor, şerre mi kafa yoruyor, bunun tesbit edilmesi gereklidir.

Düşüncenin hudutsuz olması, bu sonsuzluk aleminde gereklidir ve kainat ile de uyumludur. Kainatta sınır var mıdır ki, düşüncemizde sınır olsun.

Sınırsız bir düşünce kabiliyetimizin olması esasında en büyük güçtür.

Düşünce büyük bir güçtür.  Evet, bu söz üzerine saatlerce düşünseniz azdır. Düşünce bir büyük güçtür.

3- Düşünce Bir Büyük Güçtür

Bu sözü söylemekle iki şeyi kastediyoruz.

1-Düşünce ele avuca sığmaz ve durdurulamaz önüne geleni alıp da götürür.

2-Değerlendirildiğinde düşünce insan için büyük bir kıymet ve hazinedir.

İlk şıktan başlayıp da düşünce üzerine görüşlerimizi özetleyecek olursak şunları ifade edebiliriz.

Üç şeyi tutmanız ve durdurmanız mümkün değildir. Bir, akan ve hızla geçip giden zamanı, bir de, kaynağından çağlayıp da akmaya başlayan akarsuyu  durdurmanız mümkün değildir.

Bunlarla birlikte düşünceyi de durdurmanız mümkün değildir.

"Zamanı gelmiş bir fikrin önünde hiçbir güç duramaz. "

Victor Hugo

Düşünce, beyin ve zihnin bir işlevidir. İnsanoğlu uykuda bile düşünüyordur ki, rüya bunun bir yansımasıdır.

 

“Zaman, Su ve Düşünce”

Bu üç şeyi durdurmanız mümkün olmasa da, değerlendirmeniz mümkündür. Akarsuyun, ırmağın önüne set çekip baraj yaparsınız ve bir kısmını orada depolayabilir, hatta o sudan elektrik enerjisi de üretmeniz mümkündür.

Akıp geçen zamanı da tutamazsanız, ancak değerlendirebilirsiniz.

Nasıl mı? İşte böyle benim gibi kitap yazarak.

Sırf kitap yazmakla mı? Elbette hayır. Zamanı değerlendirmenizin nice nice yolları ve yöntemleri vardır. Hayırlı evlatlar yetiştirmek, cami, çeşme, aşevi gibi mekanlar inşa etmek de zamanı değerlendirme yöntemidir. Zamanı hayırlı işlerde değerlendirenler için akıp gitmesinin hiçbir mahzuru yoktur.

Durduramadığınız düşünceyi de hayra ve faydalı işlere doğru yönlendirmeniz bir zarurettir.

“İnsan ben düşünmüyorum dediği anda bile düşünüyordur!”

Durdurulamayan ve insan yaşadıkça zihninde olan düşünceye ne gem vurulabilir, ne de sınır konabilir. Allah (cc) insanı sınırsız bir düşünce özelliğinde yaratmıştır. Zaten Dünya’daki imtihan sırrı da burada kendisini göstermektedir.

İnsan hayrı da seçebilir, şerri de seçebilir. Hayrı da düşünebilir, şerri de düşünebilir.

Kimse kimsenin düşüncesini, eğer kişi konuşmayla, yazıyla ya da başka bir vasıtayla açığa vurmadığı müddetçe bilemez. İnsanın kafasındaki düşünceyi o insan dışında, yalnız Allah bilir.

Düşünceyle ilgili kaç özellik var? Bunları birkaç madde ile sıralayalım:

1-Düşünce durdurulamaz.

2-Düşünce elle tutulamaz, gözle görülemez.

3-Düşünce sınırlanamaz.

4-Düşünce açığa vurulmadıkça başkası tarafından bilinemez.

5-İnsan düşünce hürriyetiyle yaratılmıştır.

6-Düşünce ilmi ilerleme ve gelişmenin başlangıcıdır.

7-Düşünce bir güçtür.

8-İnsan her varlığı düşünse de bazı hususları tam olarak kavrayamaz.

Düşüncenin gücü üzerine neler söylenmedi ki? Düşünceyle dağları bile yerinden oynatabilirsiniz. Düşünceyle denizleri bile kurutabilirsiniz. Düşünceyle cisimleri bile yerinden oynatabilirsiniz. Düşünceyle bir başka insanın beynini kontrol altına alabilirsiniz.

“Düşünce / Bilgi Bir Güçtür!”

Neler neler söylendi böyle. Bu hususlarda biraz abartı olsa da, elbette düşünce bir güçtür ve pozitif düşünce diye ortaya atılan fikir çok önemlidir.

Dünya’da zaten 1950 yıllardan beri, son 60-70 yıldır “Bilgi Toplumu” niteliği öne çıkmıştır. Düşünceden kaynaklanan, ilim ve teknoloji olarak yansıyan “Bilgi” başlı başına bir değer ve güçtür.

Son yıllarda “Pozitif Düşünce” kavramı öne çıkmaktadır. Pozitif düşünce, makul ve olumlu düşünce diyorum. Makul ve olumlu düşünce  de hem fertler için, hem de toplumlar için bir avantaj ve güçtür.

Eskiler şöyle bir söz söylerlerdi: “İyi düşün, iyi gelsin başına.”

Bunun gibi bir başka sözü daha hatırlıyorum: “Aman öyle kötümser olma ve karamsar konuşma. İyi düşün ve hayır söyle.”

Bir başka söz de şöyleydi: “Kâlbinin gününü göresin.”

“Niyet iyi, akıbet iyi!”

Anlatılmak istenen şudur: “İyilik üzere ol. İyilik yap ve iyilik bul. İyi ve doğruluğun neticesi de iyilik ve doğruluktur.”

“İyiliğin karşılığı iyilikten başka bir şey midir?”

(Rahman Suresi, 60)

Neyi, nasıl ve nerede düşünürsen düşün, neden düşünürsen düşün, düşünceden kaçış yoktur.

Buraya kadar düşüncenin gücü ve özellikleri üzerinde durduk. Ancak daha düşüncenin tanımını dahi yapmadık. İlimde en temel kural, incelediğiniz şeyin önce tanımını yapmaktır. Biz de düşünce hakkında kısa  bir tanımlama geliştirelim.

Düşünce, insan beyninin zihni faaliyetlerinin tamamıdır. Beyin somut bir varlık, zihin ise soyut bir kavramdır. Düşünce dediğimizde soyut ve somut iki varlığın biraya gelmesiyle meydana gelen fikirleri kastediyoruz. Zihin somut varlıkları kavramakta zorlanmaz, ancak soyut varlıklarda aynı durum geçerli değerlidir.

Düşünceyle her meselenin halli mümkün değildir.  Bazı hususları zihnin anlaması mümkün değildir. Dünya’daki tüm zihinler bir araya gelse, “zaman ile mekanının nasıl iç içe geçtiği” sorusunun cevabını bulamaz. Yine Dünya’daki tüm bilim adamları bir araya gelse, “ruhun bedene nasıl sığdırıldığı” sorusuna cevap veremezler. Daha bunun gibi nice sorunun cevabını düşünceden ve zihinden beklemek abestir. İnsan düşüncesi, ruhun ne olduğunu kavramaktan acizdir.

Kur’an-ı Kerim’de insanoğlu düşünmeye ve aklını kullanmaya çağrılır. Ancak, 2 noktada düşünülse de sonuç alınamayacağı belirtilir. 1- Ruhun yapısı ve mahiyeti kavranamaz. 2-Kıyametin vakti ve saati bilinemez.

Bu hususların yanında, bir de Allah’ın zatının hayal etmek ve düşünmek İslam Âlimleri tarafından hoş görülmemiştir.

Bu belirttiğim birkaç husus dışında her konuda düşünün ve her türlü ilmi gelişmeler üzerinde hayal kurun.

Hayal Kurmak Bedava! Sonuçları Harika!

İster hayal kur, istersen düşün, ikisi de güzeldir. Bize hayal kurmayı yanlış gösterenler, bilerek ya da bilmeyerek bize kötülük ettiler. Halbuki insanoğlunun meydana getirdiği her eserde önce bir hayal vardır.

Düşünmek ve hayal kurmak zihnimizin en olağan ve en tabi halidir.

İyi insanların düşünce ve hayalleri de aynı kendileri gibi iyi olur. Kötü insanların düşünce ve hayalleri de kendileri gibi kötü olur.

“Bir kabın içerisinde ne varsa dışarıya da o sızar.”

Hz. Mevlana

İyi düşüncelerin seni iyi bir insan haline getirir.

Mevlana der ki;

“Sen bir düşünceden ibaretsin.

Geriye kalan et ve kemik.

Gül düşünürsen gülistan olursun.

Diken düşünürsen dikenlik olursun.”

Evet, bu sözlerle birlikte yazımı şu sözlerimle noktalıyorum:

İyi, doğru ve güzel düşün. İyi, doğru ve güzel gelsin başına.

Hep güzel şeylerin hayalini kur ki gerçekleşsin.

Hedefin güzel olsun. Hedefin iyi olsun. Hedefin doğru olsun.

ahmet-sandal-002.jpg

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları