Eflatun Neimetzade

Eflatun Neimetzade

yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Fransa Cumhurbaşkanı Makron`un Türk düşmanlığı

A+A-

Fransa Senatı Azerbaycan`ın tarihi toprakları olan Dağlık Garabağ hakkında almış olduğu kararın hiç bir hukuki değeri yoktur. BMT ve başka  Uluslararası Teşkilatların kurallarına aykırıdır ve topyekun yanlıştır. Fransa`da yaşayan 500 bin Ermenilerin Lobbileri sayesinde Makron Efendinin seçim öncesi baskılarıyla alınan bir karardır. Ve bu karar, Makron efendinin iflası olacağını düşünmekteyim. Ayrıca, Azerbaycan-Fransa ilişkilerini kökünden zadeliyor. Hatta iki ülke ilişkilerinin kopma noktasına götürüyor. Bu kararı bizzat Cumhurbaşkanı Makron almıştır. Babaannesi Ermeni olan Türk düşmanı Makron Efendi böylece  Ermeni ruhunu taşımakla, Ermeni sempatizanı olduğunu açıkca nümayiş ettiriyor.

FRANSA SENATOSU`NUN YANLIŞ KARARI…

Fransa, Minsk Barış Grubunun üyesi iken, 30 il Ermeni Silahlı kuvvelerinin işgalinde kalmış ezeli topraklarımızın azad edilmesi için hiçbir teklif ileri götürmedi, hep passif kalmıştır. Azerbaycan`ın şanlı Ordusu ve Baş Komutan, Sayın, İlham Aliyev`in bizzat gayretleri sayesinde BM Teşkilatının almış olduğu dört kararı yerine yetirerek topraklarımızı teröristlerden azad etmeyi başarmıştır. Ayrıca, Rusya ve Türkiye`nin  bizzat gayretleriyle 44 gün devam eden savaş, Şuşa kentinin alınmasıyla zaferle durduruldu. Rusya-Ermenistan-Azerbaycan arasında savaşın durdurulması  anlaşması, aynı zamanda Ermenistan`ın teslim olması idi. Bunu Rusya Cumhurbaşkanı, Sayın, Vladimir Putin aşıkladı: “Paşinyan beni aradı ve dedi ki beni bu uçurumdan kurtar, artık dayanamıyorum…ve ben hemen Sayın, İlham Aliyev`i aradım…” (Rusya TV-deki konuşmasından). Böylece,  Ağdam, Kelbecer ve Laçın tek kurşun atılmadan üçlü anlaşma gereği boşaldılarak Azerbaycan Ordusuna teslim edilmiştir. Ağdam, Kelbecer ve Laçın reyonu kademeli olarak boşaldıldı ve Azerbaycan Ordusuna teslim olundu.

Bütün bu olumlu hadiseler baş verirken, aniden Fransa Cumhurbaşkanı, Makron Efendi`nin bizzat teşebbüsüyle Fransa Senatosu`nun Azerbaycan`a ait olan topraklarda mevcut olmayan gondarma Garabağ`ı tanınması dünyada mevcut olan Uluslararası hukuka tümüyle zıttır.

FRANSA TOPRAKLARINDA “TERÖRİST OKULLARI” VARDIR

İlk Garabağ savaşları döneminde (1988-1993) Ermeniler ve yurt dışında yaşayan Ermeniler, özellikle de Fransa`da terör olayları yapan “Asala” teröristlerin başı-Monte Melkumyan, Fransa cezaevinden bırakılır ve Ermenistan`a gönderilir??? Livanda, Filistin`de terörist faaliyeti yapmış asi düşman aynı zamanda İzrail`e karşı da amansızca terör olayları yapmıştır. Ve 17 kişilik asi grupla Garabağ topraklarımıza gönderilir ve orada Azerbaycan Türklerini yok etmeye kalkıyor. Zaten Fransa doksanlı yıllarda Azerbaycan`a karşı katliyamlar organize etmiş terör devletidir. Kanıt mı? Terörist Monte Melkumyan`ı cezaevinden çıkarıyor, önce Ermenistan`a, daha sonra Hocavend`e (Martuni), Ermenistan silahlı kuvvetlerin Kumandanı görevine atıyor. Asala teröristi Melkumyan bizzat Hocalı soykırımını organize eden kişidir. Ayrıca Şuşa, Laçın ve Kelbecer`in işgalinde aktif olmuştur. Ağdam`ın işgalinde Azerbaycan askerleri tarafından öldürülmüştür(1993). İrevan`da, devlet adamları ve Cumhurbaşkanının iştirakiyle terörist defn edilmiştir. Fransa`nın bizzat desteğiyle Türklere karşı kıyamlar yapmış, daha sonra Azerbaycan`da soykırım yapmış bu terörist Melkumyan, Ermenistan devleti tarafından “Milli Kahraman” ilan ediliyor. Fransa`nın kurur duyduğu ve eğittiği başka bir terörist-Vazgen Sisliyan da cezaevinden çıkarılıyor ve 1991 yılında Budapeşte`deki T. C. Sefiri, Bedrettin Tunabaşı`nın öldürülmesinde bizzat kilit rol oynamıştır. Daha sonra Azerbaycan topraklarına gönderilerek soykırımlar yapmıştır. Fransa devletinin politikası-Türkiye ve dünya Türklerine, ayriyeten Müslümanlara karşı kıyamlar, soykırımlar düzenlemekten ibarettir, diye biliyoruz. Çünkü yukarıdaki kanıtlar bunu söylemeye beni mecbur ediyor.

ASALA-FRANSIZ TOPRAKLARINDA EĞİTİLMİŞTİR

Şunu merak ediyorum: Fransa, aşırı ırkçıları cezaevinden salıveriyor ve Türk Sefirini öldürüyor. Elcezair`de ve Luanda`da Müslümanları kütlevi şekilde yok ediyor, soykırıma imza atıyor. “Asala” teröristleri Azerbaycan topraklarına gönderiyor ve Azerbaycan Türklerine soykırım yapıyor. Böylece Fransa, devlet olarak aşırı teröristlerin barındığı ülke olarak bilinmektedir. İşte kanıtlar ortadadır. Terörü destekleyen, yurt dışında soykırım yapan Fransa, dekokrasiden ve insan haklarından, adaletten söz edemez. Çünkü elleri kana  bulaşan Fransa ve onun Cumhurbaşkanı – Makron efendi ilk önce kendi kanlı ellerine bakmalıdır; Müslümanlara yaptıkları soykırımı izah etmelidir. Fransa terörist üreten ülkedir, işte size kanıt: Fransa vatandaşı Aşin Simonyan 1992 yılı Ocak ayında Paris yakınlarında çok gizli  bir ortamda özel “Askeri Poligon yaratmıştır”. Orada “Asala” terör teşkilatının 26 üyesi ile ciddi eğitim yapılmış ve  (Prof. Dr. Boran Aziz. Bakü) Hankendine gönderilmiştir. Asiler, Azerbaycan Türklerini kaddarca, vahşice topyekun yok etmişler. Rusların 366. Alayı da Azerbaycan Türklerinin öldürülmesine ortam yaratmıştır. Fransa vatandaşlarından Suren Paşayan, Gabriyel Şıhanyan, Abram Çitçiyan (366. Alayın I. Batalyonun Karargah Reisi, Rusya vatandaşı, sonra Fransa`ya göçmüş ve Fransız vatandaşlığını almıştır) Azerbaycan Türklerini amansızca, kaddarca, vahşice öldürmüşler. 366. Alayın zabiti İ. Korobelnikov`un söyledikleri çok vahimdir: “Abram Sitçiyan, 13 üyesi olan Babayevler ailesinin tümünü gaddarca, vahşice öldürmüştür`. Bu `kahramanlığına` göre kendisine Fransa Ermeni Diasporası tarafından 150 bin dollar mükafat ve ayrıca “Kilse Mükafatı” verilmiştir (Prof. Dr. Boran Aziz, Bakü). Böylece, Fransa, devlet olarak kendi topraklarında terörist okulların açılmasına bizzat destek veriyordur ve Ermeni Diasporasının çalışmalarına göz yumuyor, Fransa topraklarında Türkleri ve Müslümanları yok etmek, öldürmek için tüm olanakları sağlıyordur.

FRANSA, TÜRKLERE KARŞI TERÖRİSTLER HAZIRLIYOR

Her hangi bir ölkenin topraklarında “Terörist Okullar” faaliyet gösteriyor ise, resmi devlet kurumlarının o Okullardan muhakkah haberi olacaktır. Böylece, Fransa devletinin bizzat haberi dahilinde dünya Türklerine ve Müslümanlara karşı teröristlerin eğitildiği aşikardır. Kanıt – Hocalı`daki soykırımı yapanlar Fransız vatandaşılar ve Cumhurbaşkanı, Makron da bu olaylardan haberi vardır. Odur ki, Fransa, Minsk Grubu Başkanlığından istifa vermelidir. Çünkü 1991-93 yıllarında Azerbaycan topraklarında yapılan soykırımı Fransa vatandaşları yapmıştır. Şimdi Makron efendinin insani yönden susması gerekiyor. Yoksa kalkıp da Fransa Senatında utanmadan, etmeden `Garabağın Tanınması` kararının alınması Fransa devletinin ayıbı ve yüz karasıdır. Çünkü Azerbaycan`ın Şerefli Ordusu kendi topraklarını asi teröristlerden temizledi, Ermenistan Ordusunu mahv ederek darmadağın etmiştir. Artık Garabağ Azerbaycan topraklarıdır ve Baş Kumandan, Cumhurbaşkanı, Sayın İlham Aliyev ezeli topraklarımızı asilerden, teröristlerden azad etmiştir. Zafer bizimdir, Garabağ Azerbaycandır.

Zaferle azad olıunan topraklarımızda Azerbaycan`ın üçrenkli Bayrağı yükseliyor. Artık Ermenistan Ordusu dağılmış, iflas etrmiştır. Ermenistan-Azerbaycan-Rusya arasında Protokol imzalanmıştır. Bunlar olup geçtikten sonra Fransa Senatının almış olduğu karar manidardır. Gerçekten de bu ülkede tuhaf şeyler oluyor: almış oldukları bu kararın hiç bir hukuki yönü yoktur. Fransa, demokrasiden, hukuktan  söz edemez ve Senatın onayladığı karar-Uluslararası hukuka bile aykırıdır, bu kadar.

MAKRON EFENDİ, AZERBAYCAN DEVLETİNDEN ÖZÜR DİLEMELİDİR

Aslinde, Makron, Azerbaycan devletinden, bizzat Sayın, İlham Aliyev`den özür dilemesi gerekiyor. Çünkü ülkemizin dahili işlerine karışıyor, bu bir! Teröristlerin Fransa topraklarında eğitim almasına göz yumuyor ve ya ortam yaratıyor, bu iki! Üçüncüsü ise azad olunmuş Garabağ topraklarımız için Senatodan baskı yaparak yanlış karar aldırıyor.

Makron Efendi büyük yanlışlıklar yapıyor, Türk düşmanlığı yapa-yapa TYürkiye`nin ve Azerbaycan`ın da dahili işlerine karışıyor ve sonuçta Fransız halkının nüfuzuna büyük ölçüde zarar veriyordur.

O. Balzak gibi deha yazarın vatanında Makron gibi bir Cumhurbaşkanının olması şansızlıktır ve utanç vericidir. Böyle güzel bir ülkenin başında istikrarsız birinin oturması üzücüdür. Çok yazıklar olsun sana, Makron Efendi!

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.