Selami Mutlu

Selami Mutlu

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Geçmişte kalan anlayışla bu gün yönetilemez.

A+A-

Osmanlının başına gelenleri durmaksızın üst akıl komplosu ile açıklarsanız, bu gün yaşanan sorunlarımızı da yine üst akıl komplosuyla açıklayıp yorumlamaya çalışırsınız. İşte bunun içindir ki gerçekleri görmekten uzak kalmaktasınız. Bu gün çok ağır ekonomik kriz yaşamasının temel nedeni geçmişte kalan anlayışı analiz etme yanlışlığından kaynaklanmaktadır. Bu gün eleştiride bulunanları bu derece suçlu görüyor ve cezalandırmaya çalışıyorsanız, yine geçmişte kalan anlayış ve zihniyetin sonucudur.

Kanunla konan hükümler yine kanunla kaldırılabilir. Bir genelgeyle ya da bir kanun hükmünde kişisel kararnameyle kanun hükümleri yok sayılıp kanun yerine konamaz. Hukukun işler olmadığı, yok sayıldığı yerlerde bir genelgeyle kanunla verilmiş olan vatandaşlık hakları yok sayılabiliyor, bir genelgeyle tüm hukuksal haklarımız yok edilebiliyorsa, bu anlayış geçmişte kalan ve bu güne uyarlanmaya çalışılan anlayışın ve zihniyetin sonucudur.

Kamu idareleri saydamlığı, rekabeti, eşitlikçi davranışı, güvenilirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarda ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludurlar. Bunu sağlayacak olanlarda liyakate uygun atanan kişiler olmalıdır. Geçmişte kalan anlayış ve zihniyetle bu günü yönetmeye kalkanlar liyakat yerine sadakati seçerlerse bu günü yönetemezler. Kamu idarelerinde yaşanan usulsüzlükler ve yolsuzluklar dünü düşünerek bu günü yaşamaya çalışan liyakatsiz fakat sadakate dayalı atamaların sonucudur.

Örneğin TÜİK’e göre yıllık enflasyon %11,47 aylık enflasyonda %0,97 imiş. Tabi inanırsanız. Kamu idarelerinin yönetimini liyakat sahiplerine değil de sadakat göstererek biat edenlerce yapılırsa emanet edilen kurum kararları da istenen rakamlarca açıklanır. Açıklanmasına açıklanır da inandırıcılıktan da uzak kalır.

Örneğin, tarıma karşı vurdumduymaz davranıp, çiftçiyi tarlasından uzaklaştıran politikalar izlerseniz, her şeyi ithal etmek suretiyle çözmeye çalışırsanız, plansız-programsız üretim politikalarıyla yol almaya çalışmak sizi batağa sürükler. Sonuçta ithal yoluna başvurarak sorun çözmeye çalışırsınız. Elde avuçta döviz olmayınca da kapı-kapı dolaşır para bulmaya çalışırsınız. Bir yıl patatesi ithal edilir bir diğer yıl patatesi tarlada bırakırsınız. Bütün bunlar plansız-programsız ve bir sürdürülebilir disiplin içerisinde yapılmadığı müddetçe başarı ve istikrar sağlanamaz. Bütün bu yanlışlar geçmişte kalan anlayış ve zihniyetle bu günü yönetmeye çalışanların yanlışıdır. Dünde kalan zihniyetle üretimi yönetmeye çalışan liyakatsiz anlayışın sonucudur.

Örneğin sağlık anlayışı da böyledir. Halk sağlığında sosyal adalet anlayışından vazgeçilip, hastayı müşteri olarak görmek, hastane yapımını rant gayesiyle yaparak beton yığınları oluşturarak yandaş Müteahhitlere vermek, yurtseverlikten uzak liyakate dayanmayan ancak geçmişte kalan anlayış ve zihniyetle bu günü yönetmeye çalışanların başarısızlığının sonucudur.

Devlet yönetiminin düzen kaynağı siyasettir. Bu arena da kullanılan dil ve saygı hukuktan uzaklaşırsa ve kimi kişilerin tekelinde kalarak gelişigüzelliğe kaydırılırsa o zaman siyaset bir yönetim ve düzen kaynağı olmaktan çıkar. Niteliğini yitirdiği gibi saygınlığını da etkinliğini de kaybeder. Bu gün yaşananlar budur. Siyasal çaba ve bunun eylemleri ile uğraşanların ve orada kendine yer bulanların ölçülü değerlere sahip olması, ahlak ve bilgi düzeylerinin noksansız olması gerekir. Şaibe yoluyla elde edilen diplomalarla bilgi sahibi olunmaz. Geçmişte kalan anlayış ve zihniyetle de bu gün yönetilemez. Uğraş alanı olarak seçilen siyasette, yapılacak siyaseti yalanla süslemek her türlü yolsuzluğu ve ahlaksızlığı yapmak, hem uğraş alanı olan siyasete, hem de hitap edilen topluma ihanettir.

Kim olursa olsun cahil ya da eğitimli olsun yeter ki benden olsun diyerek siyasete vekil seçmek, liyakati değil de sadakati ön plana çıkarmanın bu güne uyarlamaya çalışılan verimsiz anlayışın sonucudur. Milli Mücadele ruhu taşımayan çağdaş Türkiye ülküsü için mücadele etmeyenlerin, uygarlık için çaba göstermeyenlerin dünya değerlerini yakalaması da mümkün değildir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.