Sefer Aşır Eraslan

Sefer Aşır Eraslan

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Göçmen meselesi

A+A-

Suriye’den gelen, on yıldan fazladır misafir ettiğimiz, dört milyona yakın insanın yarattığı problemler gittikçe artmaktadır. Bir çare bulunmazsa daha da artacak, hatta kötü neticeleri olan, içinden çıkılmaz bir hal alan meseleye dönüşmek üzeredir. Resmen işgali andırıyor. Adı konulmamış işgal. Misafirliğin böylesi görülmemiştir. Buna ya yüzsüzlük veya en kötü tabiriyle sinsi bir planın parçası demek daha yerinde olacaktır.

En başından beri, içlerinde ajanların olduğu herkesin kabullendiği bir husustur. Bu ajanlar sadece muhaberatın ajanları değil. İran, Irak, Rus ajanları cirit atmaktadır. Bunların irtibatlı olduğu/olmadığı başta ABD, Alman, Fransız, İngiliz ajanları da cirit atmaktadırlar. Bunların silahlandırılıp toplu bir isyana kalkışmaları hiç de uzak ihtimal değildir. Nitekim Şanlıurfa’da Göç İdaresini basan bu insanlar binayı tarumar etmişlerdir. İstanbul’daki kabadayının “erkek olanınız gelsin” meydan okumasına ne dersiniz. Otobüslerde onların yüksek sesle konuşmalarına alışığız. İkaz edenleri tehdit ettiklerine de şahit olduk.

Öncelikli olarak büyük şehirlerdeki göçmenler toplanmalı sonra dağınık haldeki diğerleri, önce bir merkezde tutulmalı daha sonra gönderilmelidir. “Sizi göndereceğiz” diye söyleyiniz bakalım nasıl bir tepkiyle karşılaşacaksınız. Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı feryad ediyor. Esad’ın adamları nüfusun yerli nüfustan fazla olacağı günü bekleyip tekraren Hatay’ı almak istedikleri aşikardır. Taa baştan beri belli olan bu duruma hiç kimse ses çıkarmadı. Hatay’ı kendi toprakları içinde gösteren harita önünde basın açıklaması yapmaktan çekinmedi utanmadı, umursamadı hiçbir devlet adamı.

Oy uğruna memlekete en büyük kötülük yapılmaktadır. Bayrama gidenlerin gelmemesi yetmez onların köylüsü hemşehrisi, akrabaları da gönderilmelidir ilk etapta. Hatta güvenli bölgeler tespit edilip oralardan gelenler öncelikli olarak gönderilmelidir. İçlerinde hukukçu, doktor, öğretmen mühendis, sanatkar olanları gitmeye zorlamak yerine tercih hakkı verilmelidir. Esnaf olanların dürüstçe çalıştıkları, vergilerini ödedikleri, kaçakçılık gibi meşru olmayan işlere bulaşmadıkları belirlenenler de tercih hakkını kullanmalıdır. Bazı şartlara bağlanarak bu tercih hakkı sunulabilir. Hem Esat ile anlaşmak konuşmak “Firavun”dan da mı kötü.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.