Ahmet Sandal

Ahmet Sandal

Yazar / Şair
Yazarın Tüm Yazıları >

GÖKYÜZÜNDEKİ YILDIZLAR-5

A+A-

Hz. Talha Bin Ubeydullah

Pazarcık Havadis Gazetesinde dört haftadan beridir, her hafta bir Sahabi Efendimizin (ra) hayatını okurlarımızı kısaca anlatıyoruz. Sahabelerimizin örnek hayatını hatırlatıyoruz. İlk olarak Hz. Mus’ab Bin Umeyr’(ra), daha sonra Hz. Ebu Zer’i (ra) tanıttık. İki hafta önce Hz. Abdullah bin Mesud’u (ra) hatırlattık. Geçen hafta Hz. Zübeyr Bin Avvâm’ı hatırlattık.

Her daim belirttiğimiz hususu bir kez daha belirtiyoruz. Sevgili Peygamber Efendimiz (asm), tüm Peygamberler ve Peygamberlerin Arkadaşları örnek ve rehber şahsiyetlerdir. Onlar gökyüzünde birer parlayan yıldız gibidir.   Onlar en salih ve en makbul kişilerdir. Hayatlarında sırat-i müstakim üzere bir çizgi bulunan Peygamberler ve Sahabeler, Bizim yüreğimizi ve zihnimizi aydınlatmalıdır. Allah (cc) cümlesinden razı olsun. Hepsinin hayatında da ayrı ayrı hikmetler ve ibretler mevcuttur.

Türkiye Diyanet Vakfı’nca çıkartılan İslam Ansiklopedisinde Abdullah Bin Mesud hakkında şu bilgiler mevcuttur.

طلحة بن عبيد الله

Ebû Muhammed Talha b. Ubeydillâh b. Osmân et-Teymî el-Kureşî (ö. 36/656) Aşere-i mübeşşereden olan sahâbî.

Nesebi Hz. Peygamber ile Mürre’de, Hz. Ebû Bekir ile Amr b. Kâ‘b’da birleşir. Annesi Sa‘be bint Abdullah sahâbeden Alâ b. Hadramî’nin kız kardeşidir. Hz. Ali ile aynı yıl doğduğu zikredilmekteyse de öldüğünde en az altmış yaşında olduğuna göre daha önce doğmuş olmalıdır. İki erkek kardeşinden Osman müslüman olmuş, diğeri ise Bedir Gazvesi’nde müşrik saflarında ölmüştür.

İslâm öncesi Mekke’nin önemli tüccarlarından biri olan Talha ticaret için bulunduğu Busrâ’da karşılaştığı bir rahipten Hz. Muhammed’in peygamberliğini öğrenince hemen Mekke’ye döndü ve Hz. Ebû Bekir vasıtasıyla İslâmiyet’i kabul edip ilk müslümanlar arasında yer aldı.

Vahiy kâtipliği de yapan Talha hem cennetle müjdelenen on sahâbîden hem de Resûlullah’ın havârisi diye bilinen on iki kişiden biridir.

Müslüman olduğu günlerde Hz. Ebû Bekir ile aynı ipe bağlanarak işkence gördüğünden her ikisi “Karîneyn” (yakın dost) diye anılır.

Suriye’de bulunduğu dönemde gerçekleşen Habeşistan hicretine katılamadı. Resûl-i Ekrem Medine’ye hicret ettikten sonra Hz. Ebû Bekir’in ailesini Medine’ye o götürdü. Mekke’de iken Zübeyr b. Avvâm ile, Medine’de Kâ‘b b. Mâlik ile (bazı rivayetlere göre Ebû Eyyûb el-Ensârî, Sa‘d b. Ebû Vakkās veya Saîd b. Zeyd) ile kardeş ilân edildi.

Yine Şam’da olduğu sırada meydana gelen Bedir Gazvesi’ne katılamadığı zikredilmekteyse de birçok kaynakta Hz. Peygamber’in onu ve Saîd b. Zeyd’i Şam yoluna istihbarat için gönderdiği ve Medine’ye ancak savaş bittikten sonra dönebildikleri belirtilmektedir. Bu sebeple kendisine ganimetten pay verildi. Uhud Gazvesi’nden itibaren bütün savaşlarda yer aldı. Kahramanca savaştığı Uhud Gazvesi’nde Resûlullah’ı korurken birçok yerinden yaralandı ve eli çolak kaldı. O gün üzerinde iki zırh bulunduğu için Uhud kayalığına çıkamayan Resûl-i Ekrem Talha’nın sırtına basarak oraya çıktı bu sebeple de “Talha’ya -cennet- vâcip oldu” buyurdu (Tirmizî, “Menâḳıb”, 21). Talha’nın faziletine dair birçok hadis nakledilmiştir. Hz. Peygamber’in hanımlarından dördünün kız kardeşleriyle evlenen Talha’nın on beş çocuğu oldu. Bunlar arasında Seccâd lakabıyla tanınan Muhammed ile Mûsâ, İmrân ve Âişe meşhurdur.

Halife seçilmesinin ardından Hz. Ebû Bekir’e hemen biat eden Talha onun zamanında yaşanan Ridde olaylarının bastırılmasında aktif rol oynadı. Ancak Ebû Bekir’in kendisinden sonra Ömer’i halife tayin etmesini sorguladı. Hz. Ömer’in üçüncü halifeyi seçmeleri için belirlediği altı kişilik heyette yer almasına rağmen o günlerde Medine’de bulunmadığından seçimde yer almadı. Medine’ye döndüğünde herkesin Osman’a biat ettiğini görünce o da biat etti. Fakat Hz. Osman’ın hilâfetinin ikinci döneminde görülen yönetim zaafları yüzünden onu eleştirenler arasında Talha da vardı. Hz. Osman’ın şehid edilmesinden sonra Ali’ye biat ettiyse de bu biatın kendisinden zorla alındığını söyledi.

Hz. Ali’nin yeni valiler tayin edeceğini öğrenince kendisine ait geniş toprakların ve taraftarlarının bulunduğu Basra valiliğini istedi, fakat halife bunu kabul etmedi. Bunun üzerine Zübeyr b. Avvâm ile birlikte hareket ederek Hz. Osman’ın katillerinin cezalandırılmasını isteyen Hz. Âişe’nin safına katıldı ve Mekke’ye gitti. Onun ve Zübeyr’in bu tutumunda Osman’a karşı yaptıkları şiddetli muhalefetten duydukları pişmanlığın etkili olduğuna dair rivayetler vardır.

Basra Valisi Abdullah b. Âmir’in ısrarı üzerine gittikleri Basra yakınlarında Hz. Ali’nin ordusuyla karşılaştılar. Burada Ali ile görüşen Talha savaşmaktan vazgeçti ve geri safta durdu. O sırada genellikle bir çarpışmanın gerçekleşmeyeceği düşünülüyordu. Ancak umulanın aksine iki ordu arasında Cemel Vak‘ası olarak bilinen çarpışma meydana geldi ve Talha bu sırada kendisini Hz. Osman’ı öldürenler arasında yer almakla suçlayan Mervân b. Hakem tarafından öldürüldü (Cemâziyelâhir 36 / Aralık 656). Kabri Basra’nın dışındadır. İyi bir hatip olan, zenginliği ve cömertliğiyle tanınan Talha’nın Hz. Peygamber tarafından “hayr, feyyâz, cûd” sıfatlarıyla anıldığı rivayet edilmiştir. Sahâbenin en zenginlerinden biri olduğu için geriye büyük bir miras bıraktı. Cemel Vak‘ası sırasında el konulan bazı gayri menkulleri Hz. Ali tarafından çocuklarına geri verildi. Resûl-i Ekrem ile Hz. Ebû Bekir ve Ömer’den rivayetleri olan Talha’dan başta oğulları Yahyâ, Mûsâ ve Îsâ olmak üzere Seleme b. Ekva‘, Saîd b. Zeyd, Mâlik b. Evs, Kusem b. Abbas, Saîd b. Osman b. Affân, Ahnef b. Kays, Ebû Seleme b. Abdurrahman hadis nakletmiştir. (https://islamansiklopedisi.org.tr/talha-b-ubeydullah)

Sevgili Peygamber Efendimiz (asm) şöyle buyurmuştur: “Uhud günü, yeryüzünde sağımda Cebrâil'den, solumda Talhâ bin Ubeydullah'tan daha yakın bir kimsenin bulunmadığını gördüm. Yeryüzünde gezen Cennetlik bir kimseye bakmak isteyen, Talha bin Ubeydullah'a baksın!”

Uhud günü gösterdiği fedakarlıkarı Hz. Aişe (r. anha) validemiz: "Her ne zaman Hz. Ebubekir'in (r.a.) yanında Uhud günü anılsa: "Bugün tamamen Talha'nın günüdür." derdi diye söylerdi.

Onun cömertlik ve gönül yüceliğine dair bir misal şöyle anlatılır: "Talha (ra) güzel bir rida (elbise, şal) giyinmiş aramızda yürürken bir adam ridasını kaptı, kaçtı. Koşup başkaları onun elinden aldılar. Talha dedi ki: O ridayı ona veriniz. Adamın mahcubiyetini görünce: "Bunu al. Allah bunu sana mübarek kılsın. Ben üzerimdeki bir şeyi isteyen kimsenin arzusunu boşa çıkarmaya Allah Teala'dan haya ederim." diyerek adamın gönlünü aldı ve ridayı ona verdi.

Hz. Ali (r.a.) onun hakkında: "İşte bu Ebu Muhammed Talha'dır (ra) ki, ekseriyetle kendinden bir şey istenmeden verir."

Gönüllerinde zerre kadar gıll ü gış (kin ve hile)  bulunmadan, her türlü kin, gazap, hasetten uzak, saf, berrak bir gönle sahip olmak ne büyük bahtiyarlıktır.

Hz. Ali (ra), Cemel Vakası'nda Talha'nın (ra) şehadetini duyunca çok ağlamış ve: "Ey Talha! Benim ve senin şu ayette "Biz Cennet'teki muttakilerin gönüllerindeki kin ve husumeti çıkarmışızdır. Kardeş olarak karşılıklı tahtlar üzerinde otururlar ve birbirlerine yüz çevirmezler." (Hicr: 47) buyurulan bahtiyar muttakilerden olmamızı temenni ederim" demiştir. Ehl-i Cennet'in gönüllerinde gıll ü gış (kin ve hile) kalmaz. Takvaya ermiş bir Müslüman’ın şiarından biri de kin tutmamaktır. Allah Teala muttaki kalplerde kin bırakmaz. Geçmişte olmuşsa siler.

Hz. Ali (r.a.): "Ümid ederim, Osman, Talha, Zübeyr ile ben bunlardan olayım" demiştir.

Talha bin Ubeydullah (r.a.) aşere-i mübeşşereden olup ilk Müslüman olan sekiz kişidendir. Ashab-ı Şura'ya seçilmiş altı zattan biridir. Cemel Vakası'nda altmış yaşlarında olduğu halde Mervan'ın okuyla şehit olmuştur. Künyesi Ebu Muhammed'dir.

Cenab-ı Hak'dan şefaatini ve Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz'e gösterdiği fedakarlıkların bizlere örnek olmasını niyaz ederiz. (https://www.islamveihsan.com/talha-bin-ubeydullah-r-a-kimdir.html)

Talha Bin Ubeydullah , Cemel Günü ilk şehid edilenlerdendir. Talha Bin Ubeydullah’ı Mervan b. Hakem’in ok ile yaraladığı ve onun bu yara sebebiyle vefat ettiği hususunda kaynaklar ittifak halindedir. Bir rivayette Mervan’ın Talha’ya, on bir tane ok attığı ve okların atın üstünde iken isabet ettiği yer almaktadır. Bununla birlikte bir çok eserde okun Talha’nın bacağına isabet ettiği yer alırken boynuna veya başına  geldiği yaralanan yerin vefat edinceye kadar kanadığı rivayet edilir. Talha’nın kılıçla öldürüldüğü de söylenmiştir.

Talha ile aynı saflarda yer almasına rağmen Mervan b. Hakem kasten neden böyle bir şey yaptı? Mervan,  Hz.Osman’ın şehadetine giden olaylarda, sorumlulardan birisinin de Talha olduğunu düşünüyor  ve bu yüzden de ona kin duyuyordu. Çünkü Talha, Hz.Osman’ın son günlerinde ona karşı sert davranmıştı. Mervan, Talha’ya ok attığında, “Bu, Osman’a olan yardımımdır. Vallahi! Sonra Kölesi yanına geldi. Talha ona, “Beni terkine al ve uygun bir yere götür.” dedi. Talha’nın ayakkabısı kan ile dolmuş, çok kan kaybettiği için de bitkin düşmüş ve durumu ağırlaşmıştı. Basra’daki bir eve geldiler ve Talha bir saat sonra orada vefat etti. Geldikleri bu ev, Sa’d oğullarından birisine aitti. Talha sekâret halinde iken Hz.Ali’nin adamlarından birisi onun yanına geldi. Talha ona, “Sen Emîru’l-Mü’mininin adamlarından mısın?” diye sordu. O da, “Evet.” dedi. Talha, “Uzat elini de Ali için sana bey’at edeyim” dedi ve ona bey’at etti. Çünkü Talha, Hz.Ali’ye tekrar bey’at etmeden vefat edeceğinden korkmuştu.

Bir rivayete göre ise Talha arzu ettiği yere gelmeden savaş alanında vefat etmişti. Talha, 36/656 senesinin Cemaziyelâhir ayının 243 onunda,244 Perşembe günü vefat etmiştir.Bunun yanı sıra Recep ayında vefat ettiği de rivayet olunur.Talha, meşhur olan görüşe göre vefat ettiğinde altmış dört yaşında idi. Diğer taraftan eserlerde Talha’nın vefat ettiğinde altmış veya altmış iki yaşında olduğu da yer alır. Talha’nın vefat tarihi kesin olmasına rağmen yaşı konusundaki bu farklılık, onun ne zaman doğduğunun tam olarak bilinmemesinden kaynaklanmaktadır. Zaten rivayetlerde yer alan rakamlar da birbirine yakındır. Hz.Ali, Cemel Günü öldürülenlerin arasında dolaşırken Talha’yı gördü, ona yaklaştı, eğildi, onun yüzündeki toprağı sildi ve şöyle dedi: “Allah sana rahmet etsin Ey Ebû Muhammed! Seni yıldızların altında kıvrılmış yatıyor görmek bana çok ağır geliyor. Acizliğimi ve hüznümü Allah’a şikayet ediyorum. Keşke bundan yirmi yıl önce ölseydim.” dedi. Bu rivayet Talha’nın savaş alanında vefat ettiği bilgisini desteklemektedir. Hz.Ali, Cemel Günü sonrasında yaptığı bir konuşmada, Talha’nın oğlu İmran’a, “Ben; Talha, Zübeyr ve Hz.Aişe ile Allah Teâlâ’nın buyurduğu şu kişiler gibi olmayı umuyorum” dedi ve “Biz, onların gönüllerindeki kini söküp attık; onlar artık köşkler üzerinde karşı karşıya oturan kardeşler olacaklar.” ayetini okudu.

Hz.Ali, “Talha’yı öldüreni cehennem ile müjdeleyin!” demişti. Şûbe ise beş yüz veya daha fazla sahabinin, “Osman, Ali, Talha ve Zübeyr cennettedir.” dediğini bildirmiştir.

Talha’nın cenaze namazı bizzat Hz.Ali tarafından kıldırılmıştır.

Eserlerde Talha’nın Basra yakınlarında el-Kelâ’ denilen yerin yan tarafına Yezâl denilen bir yere defnedildiği bilgisi mevcuttur. Öldükten sonra da rahmetle anılacak olan ‘Yürüyen Şehid’, böylece Hz.Peygamber’in Hîra Dağı’nda verdiği şehitlik müjdesine mazhar olmuştur. Talha’nın vefatından otuz küsur yıl sonra bir rivayete göre kızı Aişe, başka bir rivayete göre ise bir adam- rüyasında Talha’yı gördü. Talha, ona şöyle diyordu: “Benim yerimi değiştirin. Burada, sızan bir su bana eziyet veriyor.” Bu rüya aynı kişi tarafından arka arkaya üç gün görüldü. Bunun üzerine Talha’nın cesedi, Basra’da başka bir yere aktarıldı. Beden öldüğü günkü görünümünde idi. Sadece suyun değdiği yer yeşermişti. Talha’yı kabrinden çıkarma işini, Abdurrahman b. Selâme et-Teymî üstlenmişti. Talha’nın ikinci olarak defnedildiği Basra’daki yer, on bin dirheme satın alınmış266 Hz.Ebû Bekir ailesinin evlerinden birisi idi. Kabri ve mescidi oradadır. (Zehra Çakır, Din Bilgisi Öğretmeni, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/260678)

Cennetle müjdelenen on kişiden biri olan Talha bin Ubeydullah (ra) faziletli bir hayat yaşamıştır. Allah (cc) Talha Bin Ubeydullah’tan (ra) ve İslam yolunda yürüyen tüm Müslümanlardan razı olsun. Bizleri de ilim ve hikmet yolunda, Sahabelerin izinden ayırmasın. Amin…

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları