Mustafa ALTINTAŞ

Mustafa ALTINTAŞ

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Gülümsemeyi unuttuk!

A+A-

İnsanlar neden mutsuzlaşır? Neden hayatlarından keyif almayı unuturlar? Neden bir robota dönüşürler? İşte bütün bu soruların cevabını metropol şehrimiz İstanbul’da bulduk.

Geçtiğimiz hafta akademik işlerimiz nedeniyle İstanbul’da bulunma fırsatı buldum. Elbette İstanbul hep anlatılan gibiydi. Kalabalık, yoğun trafiği olan, herkesin acelesi olan, yirmi dört saat hayatın durmadığı bir kent... Bunları bilerek çıktığımız yolculukta bu söylenilenlerin hepsini yaşadım fakat insanlarda bir ruhsuzluk, mutsuzluk, enerji yoksunluğu gördüm. İnsanlar mutlu değiller!

Coğrafyanın kader olduğu tartışılmaz bir gerçek fakat zorunlu sebepler dışında burada bulunan insanlar kendilerine haksızlık ediyorlar, hatta kendi kul haklarına giriyorlar...Zorunlu sebepler derken burada doğup büyümek, hayat koşullarının kişileri İstanbul’da kalmaya zorlaması, öğrenci olmak,  zorunlu görevler gibi sebeplerden dolayı İstanbul’da yaşayan insanları anlıyorum fakat bilerek ve isteyerek burada yaşayan insanlar kendilerini kandırmaktalar... Belki de küçük Anadolu kentlerinde yaşadığımızdan dolayı bizlere böyle geliyor olabilir fakat en iyi yerinden en kötü yerine kadar insanlar gülümsemiyorlar! Bu kadar kalabalıklar içinde insanlar gerçekten yalnızlar!

Adı İstanbul diyerekten bir şehirde yaşanmamalı! İnsanlar kendilerine değer vermediği gibi çevrelerine de değer vermekten kaçınıyorlar...Eminim ki çoğu insan yaşam derdinden dolayı kendine vakit ayıramıyor. Bir arkadaşım, “burada herkesin acelesi var, kimse yavaş davranamaz” demişti. Çok doğru söylemiş gerçekten de burada insanlar sadece yaşamak, yemek, içmek için yaşıyor ve acele bir şekilde ölüme doğru gidiyor...İnsanların dönüp kendilerine acilen bir bakması gerek...Kültürel yozlaşmanın en iyi örneklerini gördüğümüz bu kentte artık insan olmaktan uzaklaşmanın da en iyi örneklerini görür hale geldik...Çünkü insana verilen değer gün geçtikçe yok olmaya başlıyor. İnsanlar mutlu olmadığı için bu kavramları aklına bile getirmiyor. Bence ülkenizde insanları her şeyden çok mutlu etmenin yollarını aramak gerekiyor. Toplumumuz mutlu olmadıkça ne etkin ne de verimli olabilecektir. Daha önce de belirttiğimiz üzere insanlar birbirini dinlemiyor. Bunun sonucunda ise iletişimsizlik baş gösteriyor. Kişilerarası iletişim eksikliğinin sonucu ise en önemli özelliğimiz olan gülümsemeyi kaybettiriyor. Bulunduğum üç dört gün içinde en çok gözlemlediğim faktör bu oldu. Sürekli bundan yakındığım için artık o insanlara benzeyeceğim diye bir an korkmadım değil.

Velhasıl bu kadar eleştirsek de atalarımız yüzyıllar önce birçok eşsiz eserler bırakarak İstanbul'u çok güzel bir kent haline getirmişlerdir. Ayrıca peygamber efendimiz de bu şehrin fethedilmesi konusunda söyledikleri tüm insanlık tarafından bilinmektedir. Bizlerin yapabileceği tek şey her köşesi cennet olan bu vatanı ve bu vatanda önemli bir konuma sahip olan İstanbul'u daha yaşanabilir bir hale getirerek insanların mutluluk seviyesini artırmalı ve insanların gülümsemesini sağlamalıyız. Bunu sadece o şehrin yöneticileri değil o şehirde yaşayan insanlar sağlayabilir. Dolayısıyla önce insan olmak ve insana değer vermek en birinci görevimizdir...

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları