Her yıl 9 milyon insanı öldüren hastalık

Her yıl 9 milyon insanı öldüren hastalık

Türk Yoğun Bakım Derneği tarafından her yıl geleneksel olarak Sepsis konusunda toplumdaki farkındalığı artırmak amacıyla “7 Bölgede Sepsis Toplantıları” düzenleniyor.

A+A-

Türk Yoğun Bakım Derneği tarafından her yıl geleneksel olarak Sepsis konusunda toplumdaki farkındalığı artırmak amacıyla “7 Bölgede Sepsis Toplantıları” düzenleniyor. Bu çerçevede Gazi Üniversitesi işbirliği ve ev sahipliğinde yapılan “İç Anadolu Bölgesi Sepsis Toplantısı”  Mimar Kemaleddin Toplantı Salonunda gerçekleştirildi.

 ÜST DÜZEY KATILIM

13 Eylül Dünya Sepsis Günü dolayısıyla düzenlenen “7 Bölge Sepsis Toplantısı”na Ankara Valisi Vasip Şahin, Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Uslan, Gazi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Ceylan, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Sadık Demirsoy, Gazi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Demircan, Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel, yönetim kurulu üyeleri ile birlikte çok sayıda akademisyen ve davetli katıldı.

DÜNYADA HER YIL DOKUZ MİLYON İNSAN ÖLÜYOR

Gazi Üniversitesinin başarılarını 2017 Eylül’ünde Araştırma Üniversitesi olma başarısını yakalayarak taçlandırdığını belirten Gazi Üniversitesi Rektörü İbrahim Uslan konuşmasında şu sözlere yer verdi: “Uluslararası Derecelendirme Kuruluşu URAP’ın 31 Ağustos 2019 tarihinde yayınladığı olduğu raporda 2018-2019 dünya bilim alanı sıralamasında üçü sağlık bilimleri alanında olmak üzere 11 bilim alanında ülkemizde dördüncü sıradan sıralamaya girerek ülkemizi uluslararası bilim arenasında başarıyla temsil eden bir Türkiye markası olduğunu bir kez daha ispatlamıştır” ifadelerini kullandı. Yılda 9 milyon insanın sepsis sebebiyle öldüğünü, bu noktada farkındalığın çok önemli olduğunu belirten Rektör Uslan “Dünyada ve ülkemizde sepsisten ölümleri azaltmak için seferber olunmalı ve hızla ihtiyaç duyulan çözüm politikaları üretilmeli ve uygulanmalıdır. Gazi Üniversitesi olarak, Ülkemizde yoğun bakım ünitelerinin gelişmesi, uzman sayısının artırılması, standartlarının oluşturulması yönünde çalışmalar yapmak üzere 1978 yılında kurulan Türk Yoğun Bakım Derneği’nin, toplumda ve sağlık çalışanlarında sepsis ve tehlikeleri ile ilgili farkındalığı artırmak amacıyla, beş yıldır ülke çapında yaptıkları düzenli ve sürekli eğitim etkinlikleri ve yürüttükleri kampanyalara destek vermekten duyduğumuz memnuniyeti belirtmek isterim” dedi.

gazi-universitesi-1-002.jpg

FARKANDALIK OLUŞTURALIM

Ankara Valisi Vasip Şahin’de yaptığı konuşmada, “Bu tür toplantıların farkındalık oluşturacağı ve toplumsal sağlık bakımından çok önemli fonksiyon olacağı bilinciyle valilik olarak ellerinden gelen desteği sağladıklarının” altını çizerek, “Bir konu sadece bir sektörün işi değildir. Belki bir sektör onun sürükleyicisi olabilir ama diğer sektörler ona destek verirse toplumsal fayda o zaman sağlanabilir. Burada üzerimize ne düşerse sizlerle birlikteyiz. Dünyada hem sağlık hem sağlık tedavisinin sigortayla buluşturulması başarısı gerçekten bizim övünç vesilemizdir. İnşallah bundan sonraki çalışmalarımızda da hem ülkemize hem de dünyaya çok daha büyük katkılarımız ve faydalarımız olacaktır” dedi.

SEPSİSİN EN HIZLI ÖN TANI YÖNTEMİNİ BULDUK

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sadık Demirsoy ise yaptığı konuşmada sepsis hastalarının erken teşhis edilmesinin önemine dikkat çekerek ön tanı için en hızlı yöntemi bulduklarını ve araştırmasını yaptıklarını duyurdu. Demirsoy, “Sağlık konusunda çok büyük aşama kaydettik. Ancak başarıyla yetinmememiz lazım. Özellikle el hijyenine dikkat edilmesi lazım. Ön tanı olarak bizim geliştirdiğimiz bir yöntem var. Bakterilerin yaptığı fakat insanların yapmadığı bir oluşum var. İlk defa biz bunu gündeme getirdik ve araştırmasını yaptık. Bakteriler beta laktamaz yapar insanlar beta laktamaz yapamaz. Biz vücut sıvısında beta laktamaz olup olmadığını bir indikatör vasıtasıyla öğrenme yöntemini bulduk. Bu yöntemin geliştirilmesi lazım. Sepsisin belki de ilk tanısını en önde koyacak şey, vücut sıvısında beta laktamaz olup olmadığının belirlenmesidir. Sepsisi biz ilerledikten sonra tedavi etmeye çalışıyoruz bunu çok önce teşhis edersek tedavinin çok daha çabuk olacağını, ölüm oranlarının azalacağını düşünüyorum” dedi.

İLETİŞİM ÇOK ÖNEMLİ

Türk Yoğun Bakın Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel, yaptığı konuşmada farkındalığı artırmada kurumlararası iletişimin çok önemli olduğuna dikkat çekerek, Türkiye’de sepsis konusunda iki acı gerçek olduğunu söyledi ve şöyle devam etti: “Birinci acı gerçek Türkiye’de hala 1992 yılındaki septisemi tanı kodları arasında sepsis tanı kodları arasına giremedi ama girmesi lazım. Acı gerçek iki ise şu; şiddetli sepsis tanımdan da çıktı artık şoku önleyebiliyoruz belki ama yaşlılarımız arttı, yoğun bakımda 40’ncı, 50’nci gününe kadar hastaların sepsis atağıyla rastlaşmaması mümkün değil. Özün özü ve sonu, bundan sonra tüm dünyada sepsisin sırası kanser tedavisiyle başabaş” şeklinde konuştu. Türk Yoğun Bakım Derneği’nin önderliğinde hazırlanan  “İç Anadolu Bölgesi Sepsis Toplantısı”nda önleme, tanı ve tedavi yöntemleri konunun uzmanları tarafından beş ayrı oturumda ele alındı.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.