Mustafa ALTINTAŞ

Mustafa ALTINTAŞ

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Kıyıda köşede bırakılanlar

A+A-

Kıyıda köşede kalmak! "Göze çarpmayan bir yerde unutulmuş olmak."

Kıyıda köşede bırakmak! "Göze çarpmayan bir yerde bırakılmış olmak."

"Gözüm sürekli kıyıda köşede bir şeyler satan insanları arar."

"Kıyıda köşede kalmış eşyalarımı almaya geldim."

Biraz araştırma yaptığınızda karşınıza "kıyıda köşede kalmak" deyimiyle ilgili bu sonuçlar çıkıyor. Peki kıyıda köşede kalmak derken betimlenen olgu nedir? Tabii ki insanımız...

Son zamanlarda çevremden o kadar çok tepki aldığım için bu yazıyı yazma gereksinim duydum. Çevremdeki insanlar mevcut durumlarından o kadar rahatsızlarki artık bunları dile getirmenin çeşitli yollarını aramaya başlamışlar. İnsanlardaki umutsuzluk, çaresizlik ve buna benzer kaygılı davranışlar, insanların belli bir noktadan sonra seslerinin çıkması gerektiğini ifade etmektedir.

Bu söylenenleri hep bir sebebe bağlamak doğru değildir fakat insanların beklentileri genel olarak devletin, hükümetin veya bununla ilgili yetkililerin bir girişimde bulunması gerektiği yönünde. Özellikle çevremden duymuş olduğum ve zaman zaman bizzat yaşadığım durum olarak söylemeliyim ki ülkedeki genç nüfusun heveslerini kaybetme noktasına geldiğidir. İnsanlar artık "okumak" olarak ifade ettiğimiz lisans veya önlisans eğitim almanın bir ayrıcalık olmaktan çıktığını ve bunun sonucunda bir şeyler elde edemediklerinden yakındıklarını dile getirmekte. Peki bu durum için çare ne olabilir?

Zamanında üniversitelerin çoğalmasına belki hepimiz sevinmişizdir. Fakat nicelik bakımından çoğalması maalesef ki niteliğinin de artacağı anlamına gelmemiştir. Böyle bir ortamda üniversiteden mezun olmuş veya mezun durumunda olan gençlerin umutsuzluğa kapılmış olması çok olağan bir durumdur. Gençler elbette ki ellerinden geleni yaparak, çalışarak, didinerek belirli yeterliliklere ulaşması gerekmektedir. Ancak belirli yeterliliklere ulaşamamış veya ulaştığı halde sonuç alamamış kişilerin sorunları ele alınmalı ve bunlara geçerli çözümler getirilmelidir. Hiç kimse "okuyalım da olmazsa şu mesleği yaparız" anlayışı içerisine sokulmamalıdır.

Elbette herkesin belirli yükümlülükleri bulunmaktadır fakat bazı kişilerin bu yükümlülüklerinin sayısı daha fazladır. Hiç kimseye oturduğu yerden kazanç sağlama, birilerini hazıra sevk etme gibi bir amaç düşünülemez. Ya da insanları olmayacak vaatlerle sürekli olarak bekletmek de yine olmaması gereken durumların arasındadır. Ülkemizin şu an içinde bulunduğu durum göz önüne alındığında bu durum olağan bir şey gibi gözükse de bundan sonraki süreçte memurundan esnafına, iş adamından zengin insanlarına herkes elini taşın altına koyarak çaba göstermeli ve ülkemizin geleceği olan gençleri umutsuzluk duygularından kurtarmalıdır. Türk milleti olarak bin yıllık tarihimizden aldığımız feyiz ile gelecekte bin yıl daha burada olma ümidiyle insanımıza gereken yatırım yapılmalıdır. İçinde bulunduğumuz bu zor süreçlerden alnımızın akıyla çıkmak ümidiyle...

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları