Salih Levent Uğurlu

Salih Levent Uğurlu

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Korona günlerinde kuşaklar arası dayanışma

A+A-

Yaşlılar haftası alışılmış kutlamalardan, uygulamalardan farklı geçiyor. Her yıl 18-24 Mart’ta kutlanan yaşlılar haftasında bu yıl yaşlıların oturduğu banklar sökülüyor, 60 ve 65 yaş üstü ücretsiz ulaşım kartları askıya alınıyor… İlginç değil mi?

Öyle ya ortada hayati bir durum söz konusuyken yaşlılar neden dışarıda vakit geçirmek istiyor? Neden canlarını ve toplum sağlığını tehlikeye atıyor? Mesele sadece kör bir yaşlı inadından mı ibaret gerçekten? Ya da geleneği temsil eden bir tarafla, moderni temsil eden diğer taraf arasındaki çatışmadan mı kaynaklanıyor bu da?

Yalnızca korona önlemlerine uyup uymama açısından değerlendirmek bize doğru cevapları vermeyecektir elbette. Geniş bir sosyolojik pencere açmaya ihtiyacımız var. Sosyolojideki birçok yaşlılık kuramı bize farklı farklı pencereler açabilir bu konuda. Ancak ben kuşaklar arası dayanışmadan bahsetmek istiyorum. Belki dayanışma kavramına da farklı bir pencere açmak daha yerinde olacaktır.

Bir toplumun ilerlemesinde kuşaklar arası iletişimin ve dayanışmanın önemi büyüktür. Prof. Dr. Ayşe Canatan, bir makalesinde kuşak çatışmasının galibi ve mağlubunun olmadığını, genellikle iki tarafın ya birden kazandığını ya birden kaybettiğini ifade eder.

Meseleyi bireysel yaşamımdan ele aldığımda da tablo aynı aslında… Geçmişe bakıyorum, ortaya başarılı işler çıkardığımda benden yaşça büyüklerle uyum içinde olduğumuz çalışma ortamları vardır hep. Başarısız işlerde ise bu uyum yoktur. Ya hep birlikte düze çıkmışızdır ya hep birlikte batmışızdır… İş hayatında da kuşaklar arası uyum ciddi önem taşımaktadır.

O halde bu durumu koronaya uyarlayacak olursak, ya birlikte yaşayacağız ya birlikte öleceğiz demektir. Hayatımızın normal seyrinde dayanışma dediğimiz olguyu, bir tribün şovunun ötesinde görebilsek bu gibi krizler bu kadar ölüm kalım meselesine gelmez oysa… Maddi, mesleki bir dayanışmadan tutun, kuşaklar arası dayanışmaya kadar her türlü dayanışmayı samimiyet, içtenlik ve iletişime açık olma haliyle sağlayabiliriz. Bunun dışındaki dayanışma yaygaralarının gerçek hayatta inanın bir karşılığı yoktur.

Çocukluğumun geçtiği mahallede goygoycu bir arkadaşım vardı. Komşu mahalleye kavgaya giden çocuk grubuna gazı verdikten sonra “siz gidin ben arkadan geliyorum” der ve ortadan kaybolurdu. Ara ki bulasın… Bulduktan sonra da türlü türlü bahaneler… İşin komik tarafı şu an bulunduğu şehirdeki bir siyasi partide yönetici olmuş bu arkadaş...

Bu ülkede genciyle, yaşlısıyla bir dayanışma kültürü inşa edeceksek, inisiyatif alıp gerekiyorsa en önde gitmesini bilmeliyiz. Önce kendi kapımızın önünü süpürmeyi, önce çevremizdekilerin sorunlarıyla ilgilenmeyi ilke haline getirmeliyiz.

Siz dayanışın, ben arkadan geliyorum mantığıyla olmuyor bu iş.

Koronanın ilacı da, aşısı da bu samimiyetten geçiyor. Her meselede olduğu gibi…

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları