Mustafa ALTINTAŞ

Mustafa ALTINTAŞ

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Küçük kıyamet

A+A-

Son yıllarda hatta son günlerde artan cinsel istismar olayları bir insan olarak bizleri derinden üzmekte ve yaralamaktadır. Elbette başına gelen insan ve yakınları kadar acı içinde olmasak da vicdanı katılaşmamış insanlar olarak bu olaylara üzüntü duymaktayız. Peki özellikle son yıllarda bu denli olayların artmasının altında ne gibi sebepler yatmaktadır? İnsanlarımız birden bire, bir şeyler mi duydular ki bu kadar kötü kalpli oldular? Ya da birileri onlara her hangi bir şey mi vaat etti ki bu kadar acımasızlaştılar? Bunu yapan lanetlenmiş insanların annesi, kız kardeşi yok mu? Peki bizler ne zamandır bu kötü olayların olmasına alıştırıldık? Bizler de acaba dilsiz şeytana mı dönüşüyoruz?

Bu bahsettiğimiz soruların cevabı "Küçük Kıyamet"tir. Elbette bütün dünya insanlığı adına inançlarına saygı duymaktayız. Fakat biz Müslüman'lar inancımız gereği, bu dünyanın bir gün tamamen yok olacağına inanıyoruz. Bunun için de Allah bizlere bazı işaretler göndermiştir. Büyük İslam âlimlerinden alınan referanslara göre kıyametin yaklaştığını gösteren bazı küçük belirtiler bulunmaktadır. Bunlar; gerçek âlimlerin yok olması, cahil kimselerin âlimlerin yerine geçmesi, insan haklarının yadsınamaz bir şekilde gözetilmemesi, önemsiz ve basit sebeplerden dolayı insanların ölmesi, bireylerin anne ve babasına saygısızlık ve isyanda bulunması, insanların kazançlarında helal ve haram kavramlarına dikkat etmemesi, zinânın yaygınlaşması, alkol kullanımının artması ve bu konulara herkesin şikayet etmesi fakat hiç kimsenin bu durumları düzeltmek için bir şeyler yapmamasıdır.

İnsan olarak sayılan bu faktörlere baktığımızda Müslümanlıktan uzaklaşıldığını görmekteyiz. İslam'ın sancaktarlığını yapanların, dünyaya nizam verenlerin torunları olarak bu olayların Türkiye'de yaşanması oldukça üzücüdür. Burada önemli olan hem Müslümanlıktan uzaklaşmanın yaygınlaşması iken bir diğeri ise eğitimsizliktir. Bakın bir insan ilkokul mezunu da olabilir, bir diğeri doktora yapmış da olabilir. Fakat gerekli eğitimi almadıysa öğrenim düzeyinin hiç bir önemi yoktur. Eğitim kavramı aileden başlayan ve okulla, çevre ile süregelen ve yaşam boyunca devam eden bir süreçtir. Kişi çevresinde gördüğü yanlış durumları doğru olarak algılamaya başladığı zaman çöküş başlamaktadır. Bazı konularda bana göre şu doğru sana göre şu doğru diye bir durum söz konusu olamaz. İşte cinsel istismar konusu da böyledir.

Bireyler, liyakat sahibi kişilerden feyiz almadıkça, insan haklarına dikkat etmedikçe, kim neden öldürdüğünü bilmedikçe, kazançta harama ve helâle önem verilmedikçe başımıza bu tür olayların gelmesi kadar doğal bir şey yoktur. Dolayısıyla Müslümanlıktan, Türk örf, adet, gelenek, görenek ve kültüründen uzaklaştıkça birçok ananın babanın yüreği yanmaya devam edecektir. Toplum olarak sağduyulu olmamızın yanında kurtuluşumuzun gereği olan gerçek değerlere sahip çıkmamız gerekmektedir. Cinsel istismara bizim çocuklarımızın da uğrayabileceğini aklımıza getirerek ona göre davranmalı ve ona göre yaşantımızı devam ettirmeliyiz. Bundan sonra bu tarz olayların yaşanmaması için ise devletimizin daha caydırıcı önlemler alarak kötü kalpli kişileri bu olaylardan uzak tutması temennimizdir. Son günlerde hem cinsel istismara uğrayan hem de vefat eden çocuklarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Herkesin adaleti şaşabilir fakat ilâhi adalet asla şaşmaz. Unutmayalım, öyle bir mahkemeye çıkacağız ki yaptığımız her olaya hakimin kendisi şahit!

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları