Salih Levent Uğurlu

Salih Levent Uğurlu

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Maske savaşları ve yeni Kant arayışları

A+A-

Petrol savaşları mı çıkacak su savaşları mı? Din savaşları mı geliyor Armageddon savaşları mı derken maske savaşları başladı dünyada. Şaka gibi değil mi?

Düşünsenize…

Komplo Teorileri adında kitap yazıyorsun ve “maske savaşları çıkacak” diye bir öngörüde bulunuyorsun. Efendim, Fransızlar Çin’den maske sipariş edecek, ABD iki kat fazla para verip maskelere çökecek. Fransa buna çok kızacak. O da gidip İtalya ve İspanya’ya gönderilen maskelere el koyacak. İşin içine Almanya girecek, ABD onların maskesine de el koyacak. Ortalık karışacak…

Deyim yerindeyse manyak mıdır nedir demezler miydi insana? Gülerlerdi…

Ancak durum tam olarak böyle… Yaşamakla ölmek arasındaki o ince çizgide dünyada şu an resmen maske savaşları yaşanıyor. Maske üzerinden ticari korsanlık yapılan bir dünyanın nereye gideceğini kestirmek için açıkçası komplo teorisyeni olmaya da gerek yok. Gidişat çok kötü…

Geçtiğimiz şubat ayı Birleşmiş Milletler’in kurulmasına fikirleriyle öncülük eden Immanuel Kant’ın ölüm yıldönümüydü. Bu önemli tarih sessiz sedasız geçti gitti… Oysa dünyanın ortak akla her zamankinden daha çok ihtiyacı olduğu bu günlerde Kant’ın ebedi barış denemesine vurgu yapmak, meseleyi farklı bir noktaya getirebilirdi. Korona salgınının dayanışmayla üstesinden gelinecek bir mesele olduğu konusunda herkes hemfikir. İyi ama nasıl? Bu koordinasyon nasıl sağlanacak? Belki de korona vesilesiyle kimsenin birbirine üstünlük kurma yarışına girmeden oluşturulacak yeni bir yapılanmayla dünyaya rahat bir nefes aldırılabilir.  Buna kim öncülük eder bilemem. Dünyadaki mevcut liderlerle okey bile oynanamaz gibi gözükse de milyonlarca insanın ölüm tehdidi altında olduğu bir süreçte işbirliği de şart…

Acaba nasıl olacak? Göreceğiz…

TÜRKİYE’DE MASKE SAVAŞLARI

Dünyada maske savaşları var da bizde farksız mı? Hoş bizdeki savaşın neyin savaşı olduğunu anlamak zor…

ABD, Fransa’ya çelme takıyor. Fransa, İtalya ve İspanya’ya çelme takıyor. Almanya başka bir ülkeye çelme takıyor. Hepsini yorumlayabiliyoruz…

Ama biz ülke içinde neden birbirimize çelme takıyoruz bunu anlamak mümkün değil…

Belediyelerin hesaplarına bloke koyulması, senin bağış kampanyan mı, benim bağış kampanyam mı çekişmesi bu ülkede ölçüsüz bir siyasi savaş olduğuna işaret ediyor. Kimse kimseyi kandırmasın…

Peki bunlara gerek var mı? Her akşam Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıklamalarını beklemek, “acaba bugün kaç kişi öldü” sorusuyla yaşamak çok sinir bozucu... İnsanımızın gözlerimizin önünde bir bir ölüp gitmesi beni kahrediyor. Bakmayın, bizdeki devlet geleneği sağlam olduğundan bütün saçmalıklara rağmen siyasetten sıyrılmayı başararak elinden geleni yapmaya çalışan devlet görevlilerimiz var. Allah onlardan razı olsun. Sağlıkçısından, polisine, çöpçüsüne kadar… Ancak ben insanı yaşatma odaklı düşünmeyen bir siyaseti kabul etmem, kimse de kabul etmez… Bu halk iktidarın da muhalefetin de böyle bir süreçte yaptıklarını, yapmadıklarını bir kenara not eder.

MANSUR YAVAŞ FAKTÖRÜ

Gönül isterdi ki, bu yazıda yardım kampanyaları konuşalım, dayanışmanın öneminden bahsedelim. Zaten yazılarımı takip eden bilir ki bütün amacım bu ülkenin insanının selameti için bir şeyler yapmaya çalışmak, kalem oynatmaktır.

Madem şu zor koşullarda bile Türkiye’de siyaset konuşmak zorunda kalıyoruz, o zaman biz de o siyaseti yorumlayalım bakalım…

Ticaret Bakanlığı’nın maske satmaktan bahsettiği bir ortamda, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş çıktı “Maskeleri bedava dağıtacağız” dedi. Daha neyi konuşacağız? Bunun gibi onlarca örnek verebilirim bu yazıda ama gerek yok... Artık sadece Ankara’da değil bütün Türkiye’de dikkate alınan bir başkan var. Daha açık bir yoruma gerek var mı sizce?

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları