Selami Mutlu

Selami Mutlu

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Milli mutabakat zorunludur yeri de TBMM’dir!

A+A-

1982 Anayasasıyla gelen darbe döneminde bile değiştirilmesi yolunda herhangi bir girişimde bile bulunulmayan, Cumhuriyetin temel kuruluş felsefesi olan ilkelerini değiştirmek gibi bir yola başvurulması yoluna gidilmemişti. Bu temel ilkeleri Anayasadan çıkarmak etnik ve mezhepsel temellere dayayarak bölgelere ayrılmış federe bölgelere bölmek, ÜNİTER yapıyı değiştirmek gibi bir sistemi gündem konusu etmek düşünülmemişti. Böylesi bir rejim “Cumhuriyeti” ve onun ilkelerini de tehlikeye sokacaktır.

Demokratik Parlamenter sistemlerde ve bu ilkelerle idare edilen ülkelerde hâkim olan önemli unsur “Kuvvetler Ayrılığı İlkelerine” dayalıdır. “Yasama-Yürütme-Yargı” ilkeleri biri birinden ayrılır ve bağımsız olarak işler. Bu işleyişin de yasal kuralları vardır. Başkanlık sisteminde ise kuvvetler ayrılığı ilkesi birleşiktir ve tek bir otoritenin düşünüş tarzına bağlanmıştır.

Sapla samanın biri birine karıştığı, “Cumhuriyet” ilkelerinin içini boşaltarak yerine konmak istendiği bu günkü ortamda, sistemi içinden çıkılamıyor bahanesiyle tek kişinin totaliter bir anlayışına teslim etmek bugün içinde gelecek içinde doğru sonuçlar getirmeyecektir. Bunu sandık “Demokrasisi” ile çözmeye kalkmak ya da referandum yoluyla hedefe ulaşılacağını sanmak ülkeyi siyasi KAOS ortamına sürükler.

Ülkenin geleceğini düzenleyecek böylesi temel konuların şekillendirilmesi gereken tek yer TBMM’dir. Bir takım dayatmalardan uzak uzlaşmacı ve şeffaflıkla “Bilimin-Üniversitelerin-Bütün Sivil Toplum Kuruluşlarının” görüş ve raporları doğrultusunda TBMM çatısı altında karara dönüştürülerek halka mal edilmesi yoluna gidilerek onaylatılmalıdır. Bugün ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik-siyasal-terör ve dış kaynaklı sorunların çözüme ulaştırılacağı yer kapalı kapılar arakasında değil TBMM çatısı altında olmalıdır.

Dış siyasette yürütülen açmazların vardığı Ortadoğu coğrafyasındaki karmaşık sorunların çözüm yeri bütün şeffaflığı ile TBMM de uzlaşı yoluyla milli bir anlayışla gerçekleştirilmelidir. Ortadoğu da belirginleşen ayrılıkçı, mezhepsel bölücü ortamı gördükten sonra tek bir “Ulus” olmanın bütünlüğünün ve ÜNİTER yapının korunmasının önemi bir kez daha ortaya çıkmıştır. Yerim dar oynayamam, sistemi değiştirelim diyenler bunu bir kez daha düşünmelidirler. Tek ve doğru olan yol TBMM’nin konuyu gündemine alarak ortak ve uzlaşmacı kararlar oluşturmasından geçmektedir. Kapımıza kadar gelen tehlikeye karşı bizi birleştirecek biri birimize kenetleyecek tek ve etkin güç TBMM olmalıdır.

Bu durum kurtuluş savaşı verilirken de böyleydi. TBMM çatısı altıda oluşturulan kararlarla yürütülmüştü. TBMM milletin sesinin bir koroya dönüştüğü yerdir. O koronun notaları da Anayasamızda yazılıdır. O notalara uyularak çıkacak sesler milletin sesi olacaktır. Bunun dışında yazılan ya da bize yazdırılmaya çalışılan notalardan oluşan sesler ne milli olur nede halkımız tarafından kabul görür. Makamı değiştirilerek seslendirilmeye çalışılan ilahi makyajlı seslerin dinletisinin mekânı ayrıdır.

Din insanların vicdanında, ruhunda, gönlünde yer alır. Bunu siyasileştirmek yanlış olur. Bizi uygar ülkelerin düzeyine ulaştırmaz. Arap milletinin dostluğuna kanıp yola çıkılmaz. Arap dünyasının milliyetçiliği bile Türk düşmanlığından doğmuştur. Daha düne kadar kendi güvenliğimizi sağlamak amacıyla girdiğimiz Suriye topraklarında bile askerimize tahammül gösteremeyip ortak bildiri döşeyenlerin yolunda nasıl ilerleyebiliriz. Nasıl ortak tavır alabiliriz. Bizi yalnız bırakıp Birleşmiş Milletler nezdinde şikâyetçi olanlarla nasıl bir ittifak oluşturulabilir?

Her ülke yeniden inşa edilirken kurucu Anayasasını ve kuruluş ilkelerini hayata geçirir bunun temel ilkeleri kalıcıdır ve değiştirilmez. Bu durum Anayasada da belirlenmiştir. O ülkenin yasal omurgasını oluşturur. Bu omurgayı değiştirmek yeniden inşa etmek tüm toplumun benimseyeceği ortak ve uzlaşıcı kararlar gerektirir. Bunun yeri de TBMM’dir. Anayasanın hayati yaşam arz eden ilkelerini baskı yöntemiyle veya oldubittilerle sandıksal demokrasi gereğidir diye değiştirmeye kalkmak, inatla sürdürmek her alanda kan kaybına uğrayan ülkemizde on yıllarca sürecek bir KAOS ortamı yaratmanın ötesine gitmez.

Sınırımızda süren savaşın tüten dumanları ülkemiz üzerinde kara bulutlar oluştururken Başkanlık ve Anayasa gibi konuların TBMM gündemine taşınması bile bir lükstür. Her an bir kıvılcımın oluşturacağı yangın ülkeyi de sarabilecektir. Ankara’nın göbeğinde bile patlayan bomba çok canımızı yakmıştır. Siyasi muktedirler paramparça olmuş cesetlerin bile kimliği tespit edilmeden demeç vererek adres göstermeleri aceleci bir davranıştır. Siyasi muktedirlerin ülkenin sinirlerinin gerildiği hassas ortamlarda daha sakin demeç vermeleri doğru bir yöntem olacaktır. Şehitlerimize baş sağlığı acılı ailelerine sabır diliyoruz.

Zembereği kimin kurduğu belli olan bir oyunun piyonu olmak kişisel tavır geliştirmek yerine TBMM de oluşturulacak ortak bir tavırla tepki ortaya konulmalı terör lanetlenmelidir. Bu konuda oluşturulacak tepki milli bir tavır oluşturur. Söz konusu ülke olunca mayası Türk olan herkes ülkesi için canını vermekten çekinmez. Bu millet kaybettiği evlatları için “VATAN SAĞOLSUN” demeyi mili bir görev bilir. Tarihini kanla yazmış topraklarını kanla sulamış bu millet başını öne eğmeyecek kadar dik durmasını da bilir.

Başlangıç hatalarıyla bugüne kadar gelinen çıkmaz sokakta PKK-YPG gibi teröristlere göz yumup topraklarımızdan geçişine izin verdik. Ağırlayıp lahmacun ikram ettik benzin paralarını ödedik. Bunları yaparken de bizim zembereğimizi arkadan kuranların önderliğinde yaptık. Kuranlara da güvendik. Şimdi de PKK Terör örgütüdür PYD terör örgütü değildir diyerek yalnız bırakıldık. Sakın aldatıldık demeyin süreç boyunca kapalı kapılar ardında göz göze, diz dize anlaşmaları sizler yaptınız. İşte bunun içindir ki, alacağınız kararların ortak karar yeri TBMM çatısı altında tesis edilmelidir diyoruz. Bu kararları alırken tüm Anayasal kuruluşların, kitle örgütlerinin, Üniversitelerin Uluslararası normlara uyan karar ve görüşlerine itibar edilerek yol haritası çizilmelidir. Daha sonra Milli iradenin oluştuğu çatı altında kararlara dönüştürülmelidir.

TBMM çatısı altında alacağınız uzlaşıcı kararlar milletin sesi olacaktır. O toplu sesler milli bir koro oluşturacaktır. Milli varlığımızı gerektiren kararlara hep TBMM ışık tutsun. Ve siz o ışık doğrultusunda yürüyünüz. Millet sizden bunu beklemektedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.