Gülay Ertunç

Gülay Ertunç

yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Mutsuz son

A+A-

Nisan ayında evlenecekti, arkadaşlarıyla birlikte bekarlığa veda etmek için Dubai’ye gitmişti. İstanbul’a dönüşte hiç kimsenin beklemediği, aklına dahi getirmek istemediği bir olay oldu. Özel jet İran’da dağa çakılarak düştü, 3’ü mürettebat 11’i kadın yolcu feci bir şekilde hayata veda etti.

İşadamı Hüseyin Başaran’ın prensesim diye hitap ettiği, aynı zamanda başarılı bir iş kadını olan kızı Mina Başaran bu kazada hayatını kaybetti. Bu feci olayda hayatını kaybeden herkesin bir hikayesi, bir hayatı vardı ama Mina dönüşte 14 Nisanda dünya evine girecekti, gelinliği hazırdı, davetiyeler basılmıştı. Bu yürek parçalayan kazadan önce her şey yolunda görünüyordu. Mutlu bir birlikteliğin en önemli adımı atılacaktı. Ama olanlar oldu ve kader mi diyelim, ihmal mi diyelim ne diyelim bilemiyorum ama yürekleri çok yakacak bu kötü son oldu. Dayanması, katlanılması güç bir olay, acı bir gerçek. Evlat acısı ve aşk acısının birlikte yaşandığı hüzün veren acı.

Bu kazada hayatını kaybeden mürettebat ve kadın yolcuların ailesine çokça sabır dilerim. Ayrıca Mina’nın kavuşamadığı nişanlısına da çok ama çok sabır dilerim. Allah hepsine ayrı ayrı dayanma gücü versin.

CAN PAZARI YAŞATAN KAZA

13/03/2018 tarihinde Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinden Tokta gitmek üzere yola çıkan yolcu otobüsü, sabah saatlerinde Çorum’un Ardıç mevkiinde, arızalandığı için emniyet şeridine park eden, doğalgaz borusu yüklü TIR’a arkadan çarparak katliam gibi bir kaza yapıyor.

Tedavi altına alınan yolculardan Emine Güngör’ün ifadesine göre kaza anında herkesin uyuduğunu, çocuğuyla ilgilenmek zorunda olduğu için kendisinin uyumadığını söylüyor. Bu da şu demek oluyor 35 yolcu 2 şoför muavinin de bulunduğu otobüsün şoförü onca canı taşırken uyuyordu.  Sonuç 11 kişi yanarak can verdi, cesetlerin büyük bir kısmı yandığı için de kimlik tespiti için DNA testi yapılacak, 23 kişi de yaralı olarak hastane de tedavi altında.

Bu otobüs şirketi uzun yol kaptanlarını seçerken bu insanların tamamen dinlenmiş, gece yolculuğuna çıkabilecek sıhhatte olduğuna ne kadar dikkat ediyor, yolcuların canı emanet edilen bu şoförler ne kadar bunun bilincinde hareket ediyor. Şoför onca canı taşırken direksiyon başında nasıl uyuyup kalıyor, kazada hayatını kaybeden yolcuların vebalini kim ödeyecek. Artık bu kazalar yaşanmasın, direksiyon başında uyumasın şoförler, can pazarı yaşanmasın artık.

ŞANLI ZAFERİN 103. YILDÖNÜMÜ

İtilaf ve İttifak devletleri arasında 1914 yılında başlayıp 1918 yılındı son bulan 1. Dünya Savaşında Almanya ile birlikte savaşa giren ülkemizde birçok cephede mücadele etmek zorunda kalmıştır.

Bu cephelerden biri de Çanakkale Cephesiydi. 1915 yılında hayat durmuştu, mektepler mezun vermedi, hiç kimse evlenmedi, eğitime ara verildi, dünya birbiri ile savaşıyordu ve bu savaşta herkese ihtiyaç vardı. Genç yaşlı dinlemeden herkes cepheye koşmuş kimse kendini düşünmemişti. Bu kuvvetli inanç, vatan sevgisi, milli bilinç ve beraberlik sonucunda Türk askeri bu cephede destan yazıldı Çanakkale Savaşı kazanıldı.

Çanakkale Türk ulusunun bağımsızlık ve hürriyetinin simgesi olmuş, Mustafa Kemal ve askerleri “Çanakkale Geçilmez!” Sözünü tarihe yazdırmıştır.  Bu zafer sadece Türklerin değil bütün dünyanın hayatını değiştirmiştir.

Kendilerini minnet ve şükranla anıyoruz!!!! Ruhunuz şad olsun…

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.