Selami Mutlu

Selami Mutlu

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Nasıl bir bütçe?

A+A-

2020 Yılı için yapılan ve halkın büyük umutlar içerisinde olduğu bütçe maalesef beklentilere karşılık verememektedir. Bütçe yatırım bütçesi olmaktan çıkmış adeta borç ödeme bütçesine dönüşmüştür. Halkın beklentilerini giderecek bir bütçe değildir. Yatırıma yönelik bir program görülememektedir. Bunun nedeni de defalarca yapılan uyarılara itibar edilmemesi, ekonominin kendi kural ve yasaları dışında israfa lükse ve sorumsuzca yapılan yatırımlara gidilmesinden kaynaklanmaktadır. Gereksizce ve öngörüsüz yapılan yatırımlar istihdam yaratmadığı gibi işlevsel de olamamıştır.

Her şeyin en büyüğünü biz yapalım yanlışı ülkeyi borç batağına sokmuş, gelecek kuşakları da borç altına almıştır. Borcu borç ile ödeme yanlışlığı bunu doğurmuştur. Öğle ki ihtiyat bütçesini, kefen parası olarak adlandırılan Merkez Bankası’nın rezervlerini bile harcar duruma gelinmiştir. Bu durum beraberinde liyakatten uzak yönetimin maliye ve para politikalarını da zam ve vergi yapar duruma sokmuştur. Her zora girildiğinde zam ve vergi yoluna başvurulması da çözüm getirmediği gibi ne istihdam artırıcı, ne de ekonomik gelişmeyi tetikleyici olmuştur.

Hep söylene gelen tasarruf edin, israfı bırakın, yolsuzluğu önleyin, ekonomi yönetimi gibi yerlere liyakat sahiplerini getirin gibi öneri ve isteklere itibar edilmediğinden dolayı bu günleri yaratan kriz ortamına gelinmiştir. Bütün bunların nedeni siyasi muktedirlerce de bilinmesine rağmen dediğim dedik çaldığım düdük misali fareli köyün kavalcısı gibi yol almaya devam edilmektedir. Söylenenlere kulak asılmadığı gibi Cumhurbaşkanının harcama yetkisi artırılarak 70 milyara çıkarılmıştır. Bunun nereye harcanacağına dair bilgi bile yoktur.

2018 yılında 80 milyon bütçe açığı varken, bu gün hazırlanan 2020 bütçesinde ki açık 140 milyara çıkmıştır. Faiz ödemeleri+Bütçe açığı derken bir yılda ödenmesi gereken borç miktarı 500 Milyara ulaşmıştır. İlk defa bir trilyon yüz milyara varan genel bütçenin yarısı borç ödenmesine gitmektedir. Peki, bu kadar borç nasıl oluştu? Yazının başında anlattığım gerekçelerin sonuçları bunlar. Kamu ihalelerinde yapılan usulsüz ve sorumsuzca harcama yolları zorlanarak yapıldı. Tasarruf ve israfa uyulmadığı için yapılan yatırımların işlevsel olmayışı yüzünden yapıldı. Ekonominin kendi kural ve yasalarına işleyişine uyulmadığı için yapıldı. Yandaşa yaranmak için kendi bekasının devamını sağlayabilmek için yapıldı.

Milletin dişinden tırnağından artırarak alınan vergiler ve zamların parası ekonominin kural ve yasalarına uygun planlı olarak harcanır. Bunu denetleyen kurumlar vardır. Ancak tek ses tek adam yönetiminin yaptıkları ne ekonominin kurallarına ne de işleyişine uymamaktadır. Mali sistem bozulmuştur. 2020 Yılı bütçesi borç ödeme bütçesine dönmüştür. Yaşantımızı düzenleyecek olan bütçe yatırım yapmaktan uzaktır. Ne yazık ki heba edilen diğer yıllar gibi 2020 yılı da memur-emekli-işçi ve halkımız için zor bir yıl olacaktır. Seçim meydanlarında verilen sözler hep yalan olmuştur.

Üreten istihdam yaratan bir ekonomiye yatırım yapılmaması güven ve hukuk ortamının oluşmamış olması, yanlış tarım politikaları, dış politikamızda yaşanan çıkmazlar gibi yanlışlıklar ülkeyi bu günkü borç batağına sokmuştur. Dünya da baş döndürücü bir hızla Teknolojik gelişmeler yaşanırken ülkenin hala Enflasyon, faiz ve bütçe açıkları ile uğraşıyor olması üzücüdür. Siyasi muktedirlerin devamlı birbirine kumpas kurma-çamur sıçratma gayreti içerisinde olması üzüntü kaynağıdır. Doğruyu ve ülkeye yaraşanı bulmak için ne uzlaşma ortamı yaratılabiliyor ne de ülke yararına ortak bir düşünce oluşturulabiliyor. Siyasiler kendi bekalarını yaratma peşine düşmüşlerdir. Oysa ülkenin bu hazin durumuna derman olacak ortamın sağlanması için güçlü bir hukuk ve güven ortamının siyasi istikrarın olması demokrasiye varılmasının da ilk şartıdır.

Hukukun üstünlüğü-güven ortamı-siyasi istikrarın sağlanması halinde üreten ve istihdam yaratan bir ekonomiye yönelmeli beraberinde de işsizlik sorununa çözüm yaratılmalıdır. Şimdiye kadar alınan geçici parasal genişlemeler vergiler ve zamlar bu güne kadar olumlu bir sonuç doğurmamıştır. Borcu borçla kapatmaktan, günü kurtarmaya çalışmaktan öte bir yarar sağlamamıştır. Dünya baş döndürücü bir hızla teknolojiye -güneş enerjisine yatırımlar yaparken siyasi muktedirlerimizin kumpas peşinde koşmalarının sen-ben kavgasıyla uğraşmalarını toplum yadırgar durumdadır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.