Gülay Ertunç

Gülay Ertunç

yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Nedir bu telaşınız?

A+A-

Hayatın akışı içinde bir koşturmacadır gidiyor. Hepimiz hayatı bir yerinden yakalamaya çalışıyoruz öyle yada böyle. Günlük koşuşturmaca ve telaşlar içinde kimi zaman ailemizi kimi zaman en sevdiklerimizi kimi zaman da kendimizi unutuyoruz.

Bence en önemlisi bu koşturmacanın içinde “kendimizi unutuyoruz”. Çünkü bu telaş içinde ne zaman ayırıyoruz ne de iyi davranıyoruz. Hep kendimizi öteliyoruz ve erteliyoruz. Elimizde olmadan hayatı kaçırıyoruz ve sonra geriye dönüp baktığımızda kocaman bir hiç kalmış da farkında olmamışız.

Evet hayata tutunmak için koşturmak zorundayız, hayatı yakalamak zorundayız da bunun bir sonu yok mu? Maalesef sonu yok. Bu koşturmaca ve telaş ancak ömür bitince sona erecek.

Şöyle etrafımıza dönüp baktığımızda gerçekten hayatı hep ıska geçmişiz. Çok az zaman mutlu olup ağız dolusu gülmüşüz ve güldürmüşüz. Hayatımızın büyük bölümü hep üzüntülerle geçmiş ve kendimizi boş yere üzmüşüz diyerek ömrü tüketmişiz. Geriye dönüp baktığımızda elde kocaman bir “hiç” kalmış.

Önceki gün Kızılay’da bir işim vardı gitmem gerekiyordu. Gidip işim hallettim sonra Güven Park’ta oturup bir çay içtim etrafı gözledim, insanları gözlemledim insanlar öyle bir telaş içinde koşturuyor ki görsen dünyayı kurtaracak sanırsın.

Sonra karşıya geçmek için trafik ışıklarının olduğu yere geldim. Hay gelmez olaydım dedim içimden. Neden daha sakin ve daha az insanın olduğu bir ışık seçmedim diye. Aman Allah’ın bu nasıl bir kargaşa ve bu nasıl bir panik havası.

Trafik ışıklarından yeşil ışığın yanmasını bekleyenler “28” saniye süresince kırmızı ışık yanmadan koştura koştura karşı caddeye geçmeye çalışıyor. Nasıl geçiyor hiç dikkat ettiniz mi?

Muhtemelen farkında değilsiniz. Geçerken adeta birbirlerini ezerek birbirlerinin üzerine çıkaracak karşıdan karşıya geçiyorlar. Bir kural var sağ taraftan geçenler ışık yanınca sağdan geçer, sol tarafta yeşil ışığı bekleyenler sol taraftan karşıya geçer diye. Ne kadar güzel bir düşünce değil mi?

İnsanlar daha rahat geçsin ve birbirlerine çarpmasın, birbirlerini taciz etmesin daha önemlisi daha rahat bir trafik akışı için böyle olmalı. Fakat bu hiçbirimizin umurunda değil bunu fark ettim Kızılay’daki trafik ışıklarında bir kez daha.

Işık yandı karşıya geçmeye çalışıyorum ben yaya geçidinin sağ tarafındayım karşıdan gelenlerde benim gibi sağ yaya geçidinden geçmeye çalışıyorlar. Yahu sizin derdiniz nedir, sizin sıkıntınız nedir. Hiç mi medeniyet görmediniz?

Kadının biri bana çarptı inan düşüyordum. “Hanımefendi niye soldan geçmeyip te bana çarpıyorsunuz” diye soracak oldum kadın neredeyse benimle kavga etmediği kaldı. Hem çarpıyor, hem kurala uyma hem suçlu ol sonra da bana üstünlük tasla üste çıkmaya çalış.

Şimdi buna ne diyelim bilemedim. Kuralı bilmeyene hangi kuralı anlatacaksın. Dedim ya bu telaş nereye kadar sürecek merak ediyorum.

Son olarak söyleyeceğim bu fani dünyadan gelip geçiyoruz hangi makam ve ne konumda olursak olalım dünya telaşına düşüp sevdiklerimizi ve kendimizi ihmal etmeyelim. Sonra zaman geçip dönüp baktığımızda iş işten geçmiş oluyor ve sevdiğimiz kişiler maalesef yanımızda olmuyor

Sağlıcakla kalın…

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.