Mustafa ALTINTAŞ

Mustafa ALTINTAŞ

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Nerede o eski Anadolu bayramları?

A+A-

Bu sözleri söylemek yaşım itibariyle klişe gelse de belki de İç Anadolu'nun bağrında Kırşehir vilayetinden bunları aktarmak üzücü olsa da gerçekten aklı eren bir insanın bu sözleri söylemesi hiç de nahoş karşılanmamalı, bu durum bir kabullenme, bir sitem, bir eskiyi arayış olarak algılanmalıdır. Çünkü yaşadığımız yıllar itibariyle bundan beş altı, hatta on sene öncesindeki bayramların yeri aynı değil. Her geçen sene geleneklerimizden, göreneklerimizden, kültürümüzden birer parçayı yok edip gidiyor.

"Nerede O Eski Anadolu Bayramları?" sorusunu sorduğumuzda şunu düşünmeliyiz ki: Özlediğimiz, aradığımız, aslında çocukluğumuzdur. Üzerimizde hakkı olan o güzel ve güzide günlerimizdir. İnsana önce durgunluk, sonra sevinç veren bayram sabahlarıdır. Büyüklerin neşeli ciddiyetidir. Onlara dokunma imkânı bulduğumuz nadir zamanlardır. En candan dualardır: "El öpenlerin çok olsun."

Yaşımız, bedenimiz, aklımız büyüdükçe, içimiz küçülüyor. Temiz ve aziz olma hallerimiz zedeleniyor. Berraklık, burukluğa dönüşüyor. Harfler gidiyor, rakamlar geliyor. Vakit ilerledikçe, haset gibi, yalan gibi, yakıcı ve yıkıcı huylar ediniyoruz. Kötü alışkanlıklar.

"Nerede O Eski Anadolu Bayramları?" sözüne yaşadığım yer olan Kırşehir'den baktığımda aslında o bayram heyecanının gittikçe yok olduğunu anlamak çok da zor değil. Eskiden "bayram yeri" diye tabir edilen yerin kurulmaması İç Anadolu'nun bu nezih ve sakin kentinde insanların eskisi kadar büyüklerine veya eş-dost ve akrabalarına ziyarette bulunmaması, dahası insanların uzakta da olsa günümüz teknoloji çağında bile bir telefon açıp bayramları kutlamaması veya diğerlerine göre incitici olsa da bir kısa mesajdan bile yakınlarını yoksun bırakması eski bayramların artık rafa kalktığını göstermekte. Artık insanlar "ata" olarak saydıkları insanlar dünyadan göçüp gittiklerinde bayramın da onlarla beraber maziye karıştığını düşünmekte, Kırşehir'in merkezinde ikamet eden kişilerin bayram için Kırşehir'in çeşitli köylerine veya başka illerdeki köylere, ilçelere de sırf büyükler olduğu için gitmek istemeleri, onlar olmasa bayramın sadece tatilden ibaret olduğunun söylenmesi, özellikle yeni yetişen neslin bu kavramlardan yoksunluğu, "Nerede O Eski Anadolu Bayramları?" sözünü söyletmeden geçirtmiyor.

Yazıma başlamadan önce Kırşehir ile başladım, çünkü Kırşehir İç Anadolu'nun insani bakımdan kültürüne önem veren, hala yerli halkı bulunan ve kültürüne sahip çıkan bir şehri olarak kendini konumlandırmaktadır. Eskiden büyüklerimiz İstanbul, İzmir gibi metropol sayılan vilayetlerde bayramların İç Anadolu'daki vilayetlere göre yaşanmadığını, bayramların insanların sadece tatil gözüyle baktığı sıradan günden ibaret olduğunu söylediklerinde ve bu durumu eleştirdiklerinde Kırşehir gibi bir vilayetin başına da böyle bir durumun geleceği aklımızın ucundan geçmezdi. Çünkü aklımızda hiç bir zaman Kırşehir'in böyle bayram kültürüne sahip çıkan, değerlerine önem veren özelliğini yitireceğini düşünmezdik. Fakat gün geçtikçe daha iyi anlıyoruz ki; insanların yaşam stilleri, yaşam şartları, işlerinin yoğunlukları, psikolojik durumları, çevresindeki insanlardan etkilenmeleri gibi çeşitli faktörlerden dolayı "bayram" kavramını tatil olarak algılamakta ve hayatlarını ona göre şekillendirmektedirler. Dolayısıyla bir milletin en önemli günlerinden olan "bayramlar" gün geçtikçe eski değerini yitirmeye devam edecek ve belki de gelecekte bu kültürü yaşatanların sayısı veya "bayram" gereklerini yerine getirenlerin sayısı çok az olacaktır.

Yazımda "bayram" gibi güzel bir güç için biraz karamsar bir hava çizdiğimin farkındayım. Ben burada güzel dileklerde bulunup "bayram" kavramının güzel yanlarından da bahsedebilirdim fakat hayatın gerçeklerini de göz önünde getirmek gerekir diye düşünüyorum. Belki de bu yazıyı okuyan bazı kişiler; "evet, gerçekten söylediklerinde haklılık payı var, ben de böyle davranıyorum, çevremdeki bazı insanlar da böyle davranıyor, kültürümüzden uzaklaşıyoruz" diye söyleneceklerini düşünüyorum. En azından yazımızı okuyanlar için bu bayram Türk-İslam geleneklerine göre davranmalarına katkıda bulunabilirsek, büyüklerini hatırlamalarına ve onları mutlu etmelerine vesile olabilirsek ne mutlu bize!

Şimdiden bütün Türk-İslam aleminin Kurban Bayramı'nı kutluyor, her günümüzün bayram şenliğinde geçmesini, eski bayramlarımıza tekrar dönebilmemizi temenni ediyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları