Mustafa ALTINTAŞ

Mustafa ALTINTAŞ

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

ODTÜ’de yaşanan olaylar

A+A-

Mezunlar, ODTÜ geleneğini bozmayarak yürüyüş sırasında bazı pankartlar ve dövizler taşıdı. Geçtiğimiz günlerde Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde mezuniyet programı gerçekleşmiştir. ODTÜ'de geleneksel hale gelen, mezuniyet töreni sırasın çeşitli bölümlerin öğrencileri tarafından o yılda veya yakın tarihlerde yaşanan güncel olayların esprili bir dille pankartlara aktarılması vardı. Bu pankartlarda Türkiye'de 24 Haziran seçim sonuçları ile çocuk kaçırılmaları ve cinsel istismar gibi siyasi ve toplumsal gündeme ilişkin ifadeler hükümet, muhalefet ve üniversite yönetimine yönelik mesajlar vardı.

Ne yazık ki bu yıl yaşanan törende bazı bölümlerin üzücü ve utanç verici yazılarına sahne olmuştur. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a oy veren kesime ağır hakaret niteliğinde olan pankartlar olayın çirkin yüzlerinden birisiydi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a oy veren seçmen kastedilerek üstünde hayvan figürlerinin bulunduğu “Tayyipler Alemi” pankartları, bu ülkenin yarısını oluşturan bir seçmen kitlesine hakaret olmakla birlikte vatandaşlar tarafından tepki alması da çok normaldir.

Bir insanın siyasi görüşlerini eleştirmek başka bir şey, ona ve ona destek verenlere "ayı, öküz, maymun" gibi terbiyesiz ifadeler kullanarak hakaret etmek başka bir şeydir. Bu pankartın saçmalığı ve seviyesizliği bir yana dursun; sevmediğiniz insanlara hakaret etme özgürlüğü diye bir durum söz konusu değildir. Onları aşağılayamazsınız, eğer kendinizi lisans mezunu, okumuz veya aydın bir kişi olarak görüyorsanız şunu da belirtelim: "Aydın insanların ahlak yasaları, duruma göre değişmez."

Yaşanan bu olayı esefle kınıyor ve benzeri olayların yaşanmamasını diliyoruz. Öncelikle söze devlet erkanına hakaret olayından başlamak istiyorum. 1000 yıldan fazla tarihi geçmişi bulunan, ataları devlet kurup devlet yıkmış, çağ açıp çağ kapatmış bir milletin torunlarının böylesine hatır gönül bilmezlik yapması bir Türk evladına yakışır bir durum değildir. Türklerde devletin başındaki han, hakan, başkan, devlet başkanı, hükümdar, cumhurbaşkanı gibi sıfatlara sahip kişilerin belirli özellikler bulundurduğu ve halkının, o yöneticilere karşı saygı göstermesi zorunluluğunu bir kez daha hatırlamamız gerekmektedir. Dolayısıyla bu gösterilen utanç verici tablonun saygısızlık olduğu da aşikardır.

Şimdi nerede insan hakları, özgürlük, eleştirel bakış açısı diyenler olacaktır. Elbette bunları söylemeleri tabiidir, fakat bir ülkenin üniversitesinde, ülkenin en başında olan yöneticiye ve onun bulunduğu kuruma saygısızlık yapmak ne insan haklarına ne özgürlüğe ne de bir eleştirel bakış açısına sığar. Devletin başındaki yönetici yani Cumhurbaşkanı her kim olursa olsun kendisini sevin ya da sevmeyin, onun makamının vermiş olduğu saygınlık dolayısıyla ona karşı saygısızlık yapılması hiç bir Türk geleneğinde yoktur.

Fakat bazı gençler de var ki nerede yaşadıklarının farkında ve Türk milletinin mensubu olmanın bilincinde olan ve Türkiye'nin asıl geleceği olan öğrenci kardeşlerimiz, bu vatana canını feda etmiş olan tüm şehitlerimizi unutmayıp, onlara olan saygılarını belirtmişlerdir. Üniversite ve üniversite öğrencisi olmanın gereği eleştiridir. Buna hiç bir karşıt görüşümüz yoktur. Fakat bu ülkede yaşıyorsak, bu ülkenin ekmeğini yiyorsak, bu kültürde bazı ortak paydalarda buluşuyorsak, yaşadığımız yerin geleneğine, göreneğine, kurallarına ve düzenine göre hareket etmek zorundayız. Ayrıca yapılan saygısızlığı da affı ve ondan geri dönüşü vardır.

Kimseyi ötekileştirmeye, ayrıştırmaya, kutuplaştırmaya çalışmıyoruz. Eğer hatalarını anlayıp, bu ülkenin değerlerine saygı gösteren bir insan oldukları sürece bütün üniversite öğrencilerinin başımızın üstünde yeri vardır. Burada hiç bir siyasi görüş savunulmamaktadır. Aslolan, Türkiye Cumhuriyeti, Cumhurbaşkanlığı makamı ve Türk milletidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları