Aysel Ayşe Aygün Özer

Aysel Ayşe Aygün Özer

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Olan bitene şaşıyorum

A+A-

Merhaba Anadolu Gazetesi okuyucuları ve ailesi. Gün geçmiyor ki güzel ülkemde sorunsuz bir gün olsun.

Maalesef bu artık neredeyse hiç olmuyor. Millet mutsuz ve telaşlı. Pazardı marketti aldı başını gitti. Bir kıvırcık iki liradan onbeş liraya ne zaman geldi? Maydonozun demeti 5 TL şaşıyorum vallahi bu olanlara.

Önceden 100 TL ile yaptığımız pazarı şimdiler de zor yapar olduk. Bazıları tane ile alıyor inanın ki var böyle zorda kalan insanlar. Marketten dokuz liralık zeytin alanı gördüm. Rabbim hepimizin yardımcısı olsun.

Bir yandan bunlar olurken diğer yandan biberi, soğanı patatesi toprağa gömenleri çöpe dökenleri görüyorum.

Antalya’da onca biberler çöpe döküldü yazık ya gerçekten. Çiftçi bende para etmiyor bende döküyorum diyor. Emeğe yazık günah kardeşim çöpe dökmek nedir. Nerelerden nerelere geldik. Ülke olarak yıl 2022 ülke olarak uçmayı beklerken biz resmen çakıldık.

Oysa millet olarak ne güzel bir milletiz biz şöyle birlik ve beraberlik olsa bir el ele versek sıkıca tutsak bir birimizin ellerinden herkeste bir stres ve olumsuzluk kararsızlık ve tükenmişlik var.

Biz bugünleri kurabilmek için nelerden geçtik oysa ne zor günler den geldik. Bu toprağı bize mirası bırakanlar kuru ekmek ve hoşaf ile savaştılar kimi açtı kimi tok. Ama onlar tek bir şeye inandılar var olmaya ve umutları hep vardı onları zafere götüren inançları oldu

Sevgilileri oldu, hem vatanlarından hem sevdiklerin den asla vazgeçmediler. Biz onların verdiği mücadeleyi verdik mi hayır. Bizi kolaya alıştık aslında alıştırıldık. Aslında her şey ithal oldu neredeyse bir yerde okumuştum.

İTHALATA DAYALI TARIM POLİTİKALARI ÜRETİMİ OLUMSUZ ETKİLİYOR

İthalata dayalı tarım politikaları nedeniyle gümrük vergilerinin sıfırlanmasının üretimi olumsuz etkilediği vurgulanan raporda, “İthalat söylemleri özellikle ürün hasat sezonlarında piyasaları olumsuz yönde etkilemekte, ürün fiyatlarının düşmesine yol açmakta, çiftçi üretimden soğutmakta hatta üretimden vazgeçmektedir” görüşüne yer veriliyor.

TÜRKİYE’DE 4,5 MİLYON HEKTAR TOPRAK NADASA BIRAKILDI

Türkiye’de büyük kısmı İç Anadolu ve geçit bölgelerinde olmak üzere 4,5 milyon hektar civarında nadas alanı bulunduğu kaydedilen raporda, bu potansiyelin kullanılamıyor olmasının tarımın önündeki en büyük engel olduğu vurgulanarak, “İthalatı değil üretimi hedefleyen, küçük ölçekli aile işletmelerini destekleyen, sürdürülebilir ve planlı bir tarımsal üretim politikası uygulanmalıdır”

BUĞDAY EKİM ALANLARI 18 YILDA 16 MİLYON DEKAR AZALDI

Buğdayda kendi kendine yeterli üretimi yapabilecek potansiyele sahip ülkelerin başında gelen Türkiye’de üretimdeki yüksek girdi maliyetleri ve olumsuz iklim şartları nedeniyle üretim ihtiyacı karşılayamıyor. Ziraat Mühendisleri Odası’nın (ZMO) hazırladığı 2018 yılı Buğday Raporu’na göre Türkiye’de 2000 yılında 92 milyon dekar alanda buğday ekimi yapılırken 2009’da buğday ekim alanlarının toplamı 80 milyon dekara düştü. Tarım politikalarındaki yanlış uygulamalar yüzünden buğday ekim alanlarındaki düşüş devam ederken, 2017 yılında 77 milyon dekara, 2018’de ise 76 milyon dekara geriledi.

(Yusuf Yavuz un araştırması)bu durum şimdiler de daha da vahim. Uzun lafın kısası insan olan insanı anlar diye düşünüyorum. Çöpe dökmek nedir. O civardakilere sat ya da bu oyuna kim için ne için alet oluyorsunuz.

Hadisi Şerif’te söylendiği gibi, “Yanı başında komşusu açken tok olarak geceleyen kişi (olgun) mü’min değildir” 

Bizim topraklarımız bereketli bir millet esareti kabul ederse orada güneş artık geç doğar. Oturup ahlanmak değil vakit daha çok çalışmak üretmek düzeni bozulmuş bu sistemi bir an önce daha güzel bir düzene hak ettiğimiz o yere gelmek için el ele verip çalışma vaktidir.

Aza şükreden çoğu bulamaz. Bizi buna alıştırdılar. Azda olsa yetiyor diyoruz hayır efendim yetmiyor bende onlar gibi olabilirim bizde onlar gibi yaşayabiliriz.

Yapacak bir şey yok demeye azla idare etmeye alışmışız. O yüzden etrafımızda ki bu duvardan dışarı çıkamıyoruz. Yazıma Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün sözleri ile son vermek isterim…

"Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir."

Mustafa Kemal Atatürk

“Millî hedef belli olmuştur. Ona ulaşacak yolları bulmak zor değildir. Önemli olan, çetin olan o yollar üzerinde çalışmaktır. Denebilir ki hiçbir şeye muhtaç değiliz. Yalnız tek bir şeye çok ihtiyacımız vardır: Çalışkan olmak. Toplumsal hastalıklarımızı incelersek temel olarak bundan başka, bundan önemli bir hastalık keşfedemeyiz; hastalık budur. O halde ilk işimiz bu hastalığı esaslı bir şekilde tedavi etmektir. Milleti çalışkan yapmaktır. Servet ve onun doğal sonucu olan refah ve mutluluk, yalnız ve ancak çalışkanların hakkıdır”

Saygılarımla....

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları