Selami Mutlu

Selami Mutlu

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Operasyon gazeteciliği!

A+A-

Maalesef bu gazeteciler yirmi yılı aşkın bir süredir aynı Asparagas haberlerin peşinden koşmaktadırlar. Siyasetin ve ülkede oluşan siyasi ikliminde bundan yana olduğu bilinmelidir. Siyasilerinde çıkarlarına uygun düştüğü için bunlara çanak tuttukları gibi besleyip korudukları el altından da yarar sağladıkları bilinmektedir.

Ergenekon-Balyoz-Ay ışığı-Oda TV gibi olayları kurgulayıp bavul dolusu belgeleri makamlara sunanlar işte bu operasyon gazetecileridir.

Gazetecilik kimliği ile sahte belge oluşturup şahitleri organize edenler ülke gündemini kaosa taşıyarak arka cebini dolduranlar yine bu “Operasyon gazetecileridir.

Namuslu ve yurtsever insanlarımızın Silivri’de çürümesine intiharına neden olanlar siyasetin desteği ve besleyip büyütmesiyle basında yer alanlar yine bu operasyon gazetecileridir.

FETÖ kaynaklı yalanlarla ülkeyi karıştıran, onur intiharlarına neden olan siyasi hayatlarını ve yaşam haklarının bitimine neden olan yine bu operasyon gazetecileridir.

Bugün artık yaşam sürecini tamamlamış olan siyasi partilerin ülkeyi içine soktukları çıkmazları unutturmak, gündem dışı bırakmak için siyasilerin istekleri doğrultusunda haber üretmeye çalışanlar yine bu “Operasyon” gazetecileridir.

İş takibi yaparak çıkar sağlayan siyasette yer edinip ülkenin kamu kaynaklarını sömüren toplumun inanç ve güvenini sömüren yine bu “Operasyon” gazetecileridir.

Bunların çoğunluğu yaptıkları tetikçilik ve ispiyonlama sonucu siyasette yer edinmiş, birçoğu da siyasetçinin himayesinde hak etmedikleri makam ve mevkilerde kamu kurum ve kuruluşlarında yer edinmişlerdir. İşgal ettikleri makam ve mevkileri de himayesinde oldukları siyaset doğrultusunda açıklama ve davranışlar sergileyerek siyasete maşalık yapmışlardır. Ülkenin gündemine damga vuracak açıklamalarla yer aldıkları medya gurubunun aracılığı ile yön verenler yine bunlardır. Çoğu Rant kapılarının odağında yer alan ya da kendinden önceki siyasetin içinde barınan toplumun kanını emen yine bunlardır.

Dün askere-aydınlara-muhaliflere karşı yönelik operasyonlarda yer alan bir kısım medya bu günde aynı gayret içerisindedirler. Bu nedenledir ki artık medya toplumun gözünde güvenilir inanılır olmaktan çıkmıştır. Toplum her yazılan ve çizilenin belli bir siyasi amaca hizmet için üretildiğinin kaygısını yaşamaktadır. Toplumda en az güvenilir durumda olan kurumlar şöyle sıralanmaktadır. % 43,3 Diyanet İşleri- % 43,2 yargı- % 41,9 medya- %31,9 ile siyaset gelmektedir. Durumun özeti kuvvetler ayrılığının tek adam sistemine dönüştükten sonra ki içler acısı durumudur. Demokratik parlamenter sistemin şeklen var olmasıyla, kuvvetler ayrılığı yani “Yasama-Yargı-Yürütme” erkinin olmazsa olmazı durumunda ki “Medya”nın düştüğü acı durumu özetlemektedir.

Demokrasinin, çağdaş ülke yönetiminin ve kurumlarının esasları baskı altına alınmıştır. Bu değerlerin baskı altına girmesiyle Turgut Özal döneminden beri iş takibi yaparak nemalanan gazetecilik maalesef bu gün devam ederek “Operasyon” gazeteciliğine dönüşmüştür. TRT-AA gibi kamusal yayın kurumlarının siyasetin güdümüyle ses vermeleri yadırganır durumdur. Medyanın ihanet kapısını oluşturmuştur.

Operasyon gazeteciliği sonuç almak için yapılan organize bir iştir. Devletin ilgili kurumlarıyla ortak bağları, kumpas projeleri vardır. Hangi parti ve hangi siyasi görüş olursa olsun bukalemun gibi şekil değiştirerek o projelerde yer alır ve pay alırlar. Ülkenin başına bela olan “Fuat Avni” adıyla yazılar döşeyen, gerektiğinde hedef gösteren, gerektiğinde linç ettiren siyasetin gölgesinde ki yine bu “Operasyon” gazetecileridir.

Göz göre-göre gerçekleri makyajlayarak topluma sunan nabza göre şerbet veren, ekrana çıktığında başka ekran sonrası başka yön alanlar yine bu “Operasyon” gazetecileridir. Bu günde yine dün gibidir. Eşini dostunu siyaset aracılığı ile makam mevki sahibi yapanlar, Belediyelerden, Kurumlardan Şirket ve Holdinglerden nemalanıp reklam alanlar yine bu “Operasyon” gazetecileridir.

Bütün bunların gelişimine izin veren siyaset- yasalar ve içinde olduğumuz ne olduğu belirsiz sistemdir. Sistemin yarattıkları bunlardır. Bunun önleminin alınması da sistemin yeniden düzenlenmesinden geçer. Bütün bu yaşananlara rağmen kalemini onuru, namusu bilip kırmayanlar yok mudur? Elbette ki vardır. Ancak birçoğu kenara çekilip çarkın dışına itilmiş acı içinde varlık- yokluk vermektedirler. Bir kısmı da boyun eğip suskun ve acı içinde görevini sürdürmektedirler. “Fikri Hür-Vicdanı Hür-İrfanı Hür” olan gazetecileri minnetle şükranla anıyorum. Bu uğurda kalemini kırmadan aramızdan ayrılıp rahmete kavuşan gazetecileri de rahmetle anıyorum.

Uzunca yıllarını aralarında var olarak ve yaşayarak geçirdiğim gazeteciliği kendine ilke olarak benimsemiş, kalemini kırmayan doğrudan sapmayan o güzel insanlara diyorum ki “İyi ki varsınız. İyi ki gazetecisiniz.”

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.