Türkiye'de bir ilk: Türkçe LGS deneme projesi

Türkiye'de bir ilk: Türkçe LGS deneme projesi

Türkçe öğretmeni Asilhan Karaaslan “Türkiye’de ilk kez bir tema üzerinden Türkçe sorularının yer aldığı bir deneme sınavı yayımlaya karar verdim.

A+A-

Türkçe öğretmeni Asilhan Karaaslan “Türkiye’de ilk kez bir tema üzerinden Türkçe sorularının yer aldığı bir deneme sınavı yayımlaya karar verdim. Çok şükür ki hazırladığım bu deneme büyük bir yankı uyandırdı. Bu deneme sayesinde Mehmet Akif Ersoy’u öğrencilerim ve Türkiye’de ki bütün öğrenciler yakından tanıdı” dedi.

Bugüne kadar birçok sosyal sorumluluk projesini gazetemiz aracılığıyla siz değerli okurlarımızın önüne serdiğimiz röportajlarımızda bugün vatanımızın bölünmez bütünlüğünün bir simgesi olan İstiklal Marşımız ve onun yazarı Mehmet Akif Ersoy’un hayatının ön plana alındığı ve Türkiye’de bir ilk olan 12 Mart Mehmet Akif Ersoy ve İstiklal Marşı konulu Türkçe LGS deneme projesiyle başta Ankara olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında minikler İstiklal Marşımızı tanımış oldu.

roportaj-015.jpg

Projenin öncülüğü kendi çaba ve gayretleri ile yapan Türkçe öğretmeni Asilhan Karaaslan “Öğrencilerim Mehmet Akif Ersoy’un doğum günü 20 Aralık’ta sanki ölmemiş gibi kutlarken 27 Aralık ölüm yıl dönümünü şiirlerle dualarla yad ediyor” diyerek Mehmet Akif Ersoy’un hayatını öğrencilerine nasıl aşıladığını ve anlattığı söyleyen Karaaslan’la yaptığımız işte o röportajımız.

Orhun Yıldız: Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Asilhan Karaaslan: Ben Asilhan Karaaslan, 29 yaşındayım, Adana’da doğdum, şu an Hatay’ın Dörtyol ilçesinde ikamet etmekteyim. Giresun Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe öğretmenliği bölümünden 2014 yılında mezun oldum. Şu an ikamet ettiğim yerde-Dörtyol/Hatay’da Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı Modüler Çocuk Kulübünde Türkçe öğretmenliği yapmaktayım.

roportaj2-011.jpg

Orhun Yıldız: En büyük hayaliniz ve gerçekleştirmek istediğiniz projeleriniz nelerdir?

Asilhan Karaaslan: Hayatım da her zaman vatan ve millet gibi manevi konular benim düşünce dünyamın rehberi olmuştur. Hayallerimi sıralamak gerekirse şu an için en büyük hayalimin millî ve manevi duyguları aşılama amacı taşıyan tarihî bir roman yazmak olduğunu söyleyebilirim. Gerçekleştirmeyi her zaman hayal ettiğim proje, Mehmet Akif gibi bir üstadı tanıtmayı amaçlayan bir deneme sınavı yayımlamaktı ve çok şükür ki iki senedir bunu başarabildim. Kendi alanımda sürekli aktif olmaya çalışan bir öğretmenim, bundan sonraki hayatımda da alanımla ilgili nice güzel ve farklı çalışmalara imza atmak istiyorum.

Orhun Yıldız: Mesleğinizi seviyor musunuz? Eğer bir şansınız daha olsaydı hangi mesleği yapmak isterdiniz?

Asilhan Karaaslan: Öğretmenlik mesleği herkesin yapabileceği bir zanaat değildir. Çocukla çocuk olmak, onların kalplerine dokunabilmek, onları anlamak… Bu dışarıdan kolay görünse de aslında oldukça güç bir iştir. Ben öğretmenlik hayatım boyunca öğrencilerimle arkadaş olabilmeyi, onların kalplerine dokunabilmeyi, onları kendime yakın hissettirebilmeyi başarabilen bir öğretmen olmaya çalıştım ve öğrencilerimin bana gösterdikleri ilgiye bakılırsa bunu da başarabildim sanırım. Ben, hiçbir mesleğin beni bu denli mutlu edebileceğini düşünmüyorum ve yaptığım bu mesleği çok seviyorum.

Orhun Yıldız: Hazırlamış olduğunuz deneme projesinin amacı nedir?

Asilhan Karaaslan: Hazırladığım denemenin amacı: Bir yandan öğrencileri yeni sınav sistemine uygun sorularla sınava hazırlamak, bir yandan da ülkemizin vatan, bayrak gibi şerefli değerlerinden birine imzasını atmış olan Mehmet Akif Ersoy ve onun ölümsüz eseri olan İstiklal Marşı’nı Asım’ın nesline anlatabilmektir.

Orhun Yıldız:  Mehmet Akif ile ilgili böyle bir proje yapmak nereden aklınıza geldi?

Asilhan Karaaslan: Üstat Mehmet Akif Ersoy’u lise yıllarımda ya da daha öncesinde kuru birkaç bilgiyle tanıyor ve hemen hemen herkes gibi bende onu yalnızca ölümsüz eseri olan İstiklal Marşı’nı yazdığı 12 Mart günlerinde anıyordum. Ta ki üniversiteye gidene kadar! Giresun Üniversitesinde okuduğum yıllarda benim dersime de giren Doç. Dr. Nazım Elmas Hoca’mın hatibi olduğu Mehmet Akif’le ilgili bir konferansa katılmıştım. Hocamız Akif’le ilgili bir şeyler anlattıkça kahroluyor, bir yandan da gözlerimden akan damlalara hâkim olamıyordum. Ben nasıl olurdu da vatan, millet naraları atarken böyle bir vatanseverin hayatını göz ardı edebilmiştim, kendime bu yüzden çok kızıyordum. Diyebilirim ki hayatımda kendimden en çok utandığım anlardan biriydi o an. Bu, benim Mehmet Akif konusunda ilk uyanışım, ilk kendime gelişim olmuştu aslında. Sonra bir yarışma ilanı gözüme ilişti. Yarışma Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından düzenleniyordu ve konusu ülkeye hizmeti dokunmuş ecdadımıza mektup yazmakla ilgiliydi. “Yazmasaydım delirecektim.” diyor ya şair, bende öyleydim işte. Aldım elime kalemi kendimi ona affettirmeye çalışırcasına yazdım. Yarışma sonucu açıklandığında birinci olmuştum. Sonra kendi kendime bitmedi dedim ve bir söz verdim. Öğretmenlik mesleğine atılınca onu haykıracak, minicik kalpleri Akif’le dolduracak, Akif’in fikirlerini aşılayacak, Asım’ın neslini yetiştirecektim. Öyle de yaptım. 2 sene boyunca vekil öğretmen olarak görev yaptığım Erzin/ Hatay Mehmet Akif Ortaokulundaki öğrencilerime onu sevdirmeyi başarmıştım. Artık öğrencilerim Akif’i çok seviyor, İstiklal Marşı’nı yürekten okuyordu. Onun hayatıyla ilgili ne varsa hepsini öğrenmişlerdi ve hatta 20 Aralık’ta doğum gününü pastalarla kutluyor, 27 Aralık ölüm yıl dönümünde ise sınıfta şiirlerle, dualarla onun yasını tutup onu rahmetle yâd ediyorlardı. Ama bu da bana yetmemişti. Benim daha çok kişiye ulaşmam ve daha çok kişiye gerçek Akif’i anlatmam gerekiyordu. Bunun için bir yol ararken öğrencilerin mecburen okudukları deneme sınavları aklıma geldi. Kendi kendime bir plan yaptım ve Türkiye’de ilk kez bir tema üzerinden Türkçe sorularının yer aldığı bir deneme sınavı yayımlaya karar verdim. Çok şükür ki hazırladığım bu deneme büyük bir yankı uyandırdı. Geçen yılda, bu yılda Türkiye’nin hemen her yerinde hazırlamış olduğum deneme sınavım yapıldı ve Asım’ın nesli bu denemeler sayesinde Akif’i daha yakından tanıdı.

Orhun Yıldız: Son olarak bizlere söylemek istediğini bir şey var mı?

Asilhan Karaaslan: Evet, oldukça güzel bir iş çıkarıp projenin maneviyatına etkili dokunuşlarla ayrı bir değer katan, denemenin grafik- tasarım ve dizgicisi Gözde Özürdoğru’na ve ayrıca bu denemenin oluşması ve Asım’ın nesline ulaşması konusunda benden desteğini esirgemeyen tüm idareci ve öğretmen arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Son olarak diyorum ki “Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın” dedi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.