Salih Levent Uğurlu

Salih Levent Uğurlu

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Sezgin Kaymaz’ın mektupları kesilirse…

A+A-

Edebiyatseverler bilir. Usta yazar Sezgin Kaymaz’ın mektup arkadaşları meşhurdur edebiyat dünyasında… Mektup arkadaşları eserlerine bile konu olmuştur… Onunla yazışmak terapi gibidir gerçekten de… Enteresan bir etki yaratır insanda.

Ankara’nın medar-ı iftiharı olan, edebi kişiliği artık dünya çapında kabul gören bu güzel insanla tanışmam bir röportaj vesilesiyle olmuştu. O günden bu güne dönem dönem arayı açsak da internet üzerinden mektuplaştık üstatla…

Malumunuz salgından dolayı mektup göndermek oldukça riskli. Geriye yalnızca e-posta seçeneği kalıyor. Merak ettim kendisini… Yolladım bir posta... Epey yanıt alamadım. Meğerse interneti bozulmuş. Teknik ekip yoğunluktan dolayı gelemeyince iki aya yakın bir süre okur trafiği de kesilmiş. Yine başkahramanı sevgili eşi Hülya Hanım yetişmiş üstadın imdadına… Modemi “döve döve” çalıştırmış. “Ben nasıl korkmayayım” diyor Hülya’dan sen olsan sen de korkarsın…

Velhasıl kelam iyilermiş. Her şey yolundaymış…

KORONA GÜNLERİNDE MEKTUPLAR

Kimimiz instagram yayınlarına, kimimiz Youtube yayınlarına sardı korona günlerinde… Bazılarımız ise mektuplara…

Ünlü filozof Jacques Derrida, “Medyayı şekillendiren yeni bir yaşam tarzımız var. Görsellikle dolu yeni bir gelecek” diyor. 21.yüzyılın görsellik çağı olduğu yadsınamaz bir gerçek. Hayatımızı tepeden tırnağa değiştiren korona görselliğin tahtını sarsamadı. Ancak sözcüklerin gücüne inananlar da hayli fazla:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AB Delegasyonu’na yazdığı mektupta, korona ile mücadelede birlik olma çağrısı yaparak, Türkiye’nin AB’ye tam üyeliği için destek istedi.

Sabah gazetesi yazarı Hıncal Uluç, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya yazdığı mektupta, “Devletin Bilim Kurulu Üyesi, sokaktaki sıradan adam durumuna düşer mi? Bunlar düştüler. Her çağıran televizyona koştular. Her gazeteye durmadan demeç, durmadan söyleşi verdiler. Hem de ne saçma sapan, ne birbirlerine ters şeyler söylediler” dedi.

Sözcüklerle ölüme gidenler de vardı:

İstanbul’da kendini asarak intihar eden Ahmet Karakeçi son mektubunda, “Koronavirüs öldürmedi beni. Sahipsizlik, çaresizlik, umutsuzluk öldürdü” ifadelerine yer verdi.

Umuda sarılanlar da:

Sezen Aksu, “Ne yapayım şimdi ben” şarkısının demosunu bir mektupla paylaştı. “Başımıza gelen her şeyin adına ‘hayat’ diyoruz” dedi.

Peki ben? Ben hangi taraftayım? Bana sorarsanız ben metinlerin gücüne inananlardanım. Ses tonumun güzel olduğunu söyleseler de, tipimin sempatik olduğunu belirtseler de kadraja girmemeyi tercih ettim bu süreçte… Ertuğrul Bilda gibi “Yazacağım bunu gazeteye” dedim. Demeye de devam edeceğim. Bana tahammül ettiğiniz için teşekkür ederim.

Yazımı da bir Sezgin Kaymaz vedasıyla bitireyim o halde:

En sevdiğinize emanet olun… Esen kalın...

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları