Arslan Baba ve Hoca Ahmet Yesevi türbesi - Kazakistan ve Ahmet Yesevi -3-

Arslan Baba ve Hoca Ahmet Yesevi türbesi - Kazakistan ve Ahmet Yesevi -3-

Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli heyet Başkanı Prof. Dr. Musa Yıldız’ın davetlisi olarak bulunduğumuz Kazakistan izlenimlerimiz devam ediyor. Nihayet...

A+A-

Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli heyet Başkanı Prof. Dr. Musa Yıldız’ın davetlisi olarak bulunduğumuz Kazakistan izlenimlerimiz devam ediyor. Nihayet büyük buluşmaya geldik. Tarihte bilinen ilk büyük Türk mutasavvıfı unvanına sahip Hoca Ahmet Yesevi’nin Türbesi’ni gezip görme imkanı bulacağız. Türkistan’da bize rehberlik yapan ve ilgi alakasını bir an esirgemeyen Ragıp Akyürek hocamız önceliğimizin Arslan Baba türbesi sonrasında Hoca Ahmet Yesevi türbesi olması gerektiğini söylüyor. Arslan Baba Ahmet Yesevi’nin ilk hocası. Arslan Baba, rivayete göre Peygamber efendimiz Hz. Muhammed’in (SAV) emanet ettiği hurmayı Ahmet Yesevi’ye ulaştırmak görevini üstlenmiş. Hoca Ahmet Yesevi’nin en ünlü eseri Divan-ı Hikmet’te bu hadise şöyle dile getiriliyor; Yedi yaşta Arslan Bab’a selam verdim, Hak Mustafa emanetini lütfedin dedim Hem o vakit bin bir zikrini tamam ettim, Nefsim ölüp lâ- mekâna yükseldim işte. Türkistan şehrinden 1 saat yolculuk yaptıktan sonra Arslan Baba türbesine ulaşıyoruz. Etrafında çok fazla yerleşim birimi yok. Konya ovası gibi düz bir arazi üzerinde. Geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan az sayıda köy hanesinin bulunduğu bir alan. Arslan Baba’nın Türbesi heybetli bir görüntüye sahip. 200 metre ilerisine de yine isminin verildiği Arslan Baba Camii yapılmış. Türbeye ayakkabılarımızı çıkarıp giriyoruz. Türbe içerisinde 3 öğrencisinin daha mezarı bulunuyor. Arslan Baba’nın mezarı demir kapılar ardında kilitli. Parmaklıklardan bakıyor ve duanızı ediyorsunuz. Türbenin dışında bir su kuyusu. Kuyudan su çekerek abdest alıp su ihtiyacınızı giderebiliryorsunuz. Ancak su içmek isterseniz çok tuzlu. Deniz suyu sanki. Geniş arazi içerisinde ki Arslan Baba Türbesi koruma altında. Hemen girişinde ziyaret anısına alışveriş yapabileceğiniz birkaç hediyelik eşya satıcısı bulunuyor. Türbesinde duamızı, camisinde namazımızı kıldığımız Arslan Baba türbe alanından çıkarak tekrar Türkistan merkezinde bulunan Hoca Ahmet Yesevi Türbesi’ni ziyaret etmeye geldi sıra. Hoca Ahmet Yesevi’nin türbesi öylesine heybetli ki insan gözlerini alamıyor. Büyük Timur imparatorluğu döneminde 1389 yılında Timur tarafından yapılmış. Yapı düzeni dikdörtgen, ölçüleri 45,8 x 62,7 m ve 38,7 m yüksekliğinde. Varın gerisini siz düşünün. En tepesine bakmak için başınızı olabildiğince kaldırmanız gerekiyor. Türbeye giriş ücretli. Normalde 500 tenge. Öğrenci veya özel bir statüye sahipseniz 200 tenge. (1 dolar=325 tenge) Türbeye ilk girişte Timur’un sancağı ile karşılaşıyorsunuz. Sancak’ta bir o kadar heybetli. O sancağı taşımak için 4 adam olmanız gerekiyor. Sancağın sergilendiği büyük holün etrafında odalar kapılar bulunuyor. Sağından ve solundan girişler bulunuyor. Sol girişinde ilerlediğinizde Hoca Ahmet Yesevi’nin mezarı başındasınız. Arslan Baba’da olduğu gibi demir parmaklıklı bir pencereden bakabiliyorsunuz. Bütün maneviyatı içinizde hissedip Hoca Ahmet Yesevi’yi daha iyi anlayabiliyorsunuz. Türbenin hemen dışında 150 metre ileride Hoca Ahmet Yesevi’nin yaşadığı ve ilim yaydığı evine ulaşıyoruz. Hoca Ahmet Yesevi’den ve öğrencilerinden kalan eşyalar, okuduğu Kur’an-ı Kerim, kitaplar, zikir yaptığı teşbih hepsi sergileniyor. Geniş avlulu mütevazi bir mekan. Hoca Ahmet Yesevi 63 yaşından sonra yeraltında yaşamaya başlamış. Tamda bulunduğumuz mekanın altında. Divan-ı Hikmet kitabında da bunu şöyle dile getiriyor. O Kadir'im kudret ile nazar eyledi Mutlu olup yer altına girdim ben işte. Garip kulun bu dünyadan göç eyledi Mahrem olup yer altına girdim ben işte.   Zikreden olup, şükreden olup Hakkı buldum; Dünya, ahiret haram eyleyip vurup teptim; Tutkun olup, rezil olup candan geçtim; Gamsız olup yer altına girdim ben işte.   Yeraltına giriş kısmı yine demir parmaklıklarla kapalı. Özel izinle girilebiliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ziyaretinde açıldığı ve Erdoğan’ın gezdiği söyleniyor.  Çok dar ve eğilerek girilen bir yer. Hoca Ahmet Yesevi’nin yeraltında yaşadığı alan bir maket ile anlatılmaya çalışılmış. Tahta merdivenle aşağıya iniliyor, eğilerek odalara gidiliyor. Hoca Ahmet Yesevi burada yalnız kalmamış. Öğrencilerini de burada yetiştirmiş. İşte onlardan bir tanesi Hacı Bayram-ı Veli. Hoca Ahmet Yesevi’nin yetiştirdiği öğrencileri zaman içerisinde bütün Orta Asya’ya dağılmış. Bildiğimiz ve harita üzerinde gördüğümüz 17’si Türkiye sınırları içerisinde. Ankara’ya yerleşen, Ankara’nın maneviyatı Hacı Bayram-ı Veli harita üzerinde 84 numara ile gösteriliyor. Türkistan’da Hoca Ahmet Yesevi türbesinde manevi duygularımız zirve yapıyor. Ankara’da yaşayan birisi olarak Hacı Bayram Veli’nin yaşadığı ve ilim öğrendiği bu toprakları görmenin, Anadolu’yu vatan yapan en büyük mutasavvıf Hoca Ahmet Yesevi’nin manevi huzurunun bulunduğu topraklarda bulunmanın huzuru içerisinde Türkistan’dan ayrılarak, Kazakistan ziyaretimizi tamamlıyoruz.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.