Komşu topraklar

Komşu topraklar

Gündem yoğun; Başbakanın görevden alınması, yerine konuşulan Başbakan adayları, yakından takip ettiğim MHP ve AK Parti kurultayları, laiklik tartışmaları,...

A+A-

Gündem yoğun; Başbakanın görevden alınması, yerine konuşulan Başbakan adayları, yakından takip ettiğim MHP ve AK Parti kurultayları, laiklik tartışmaları, dokunulmazlık fezlekeleri derken nicedir yazmak isteyip de yoğun siyasi gündemden bir türlü sıra gelmeyen konularım olduğunu fark ettim. Meselelere her zaman bir genç gözüyle bakmaya çalışıyorum. Bu, hem yaşımın verdiği bir gereklilik hem de yaşlıların bakış açısıyla kronikleşmiş sorunlarda çözüme ulaşamayacağıma yönelik hislerden ileri geliyor sanırım. Tabii ki siyaset ve yaşadığın ülkenin  meseleleri ile yakından alakadar olmak önemli. Sonuçta bilimde, ekonomide, sanatta elde edilen tüm kazanımların şekil verildiği bir mecra siyaset sahnesi. Ama öte yandan da siyasetin kısır döngülerine saplanıp kalmamak için arada bir zihninizi teneffüse çıkarmanızda bir o kadar elzemdir. Yine öyle yaptım! Siyaset dağının bu en puslu olduğu günlerde gözlerimi kısıp dağda neler olduğunu anlamaya çalışmaktansa, açtım Cannes Film Festivali ödüllü yönetmenimizden 'Nuri Bilge Ceylan'dan iki film seyrettim. "Kış Uykusu" ve ''Bir Zamanlar Anadolu'da…" Öncelikle şunu söylemeliyim eğer bu aralar bahar rehavetine kapılıp hayatı sorgulayanlar varsa aramızda onlarında zaman ayırıp bu filmleri izlemesi çok faydalı olacaktır. Kış Uykusu'nu merak edenler açıp izleyebilirler ama ben bizim toprakların anlatıldığı Kırıkkale'de çekilen 'Bir Zamanlar Anadolu'da' filmine değinmek istiyorum. İzlemenizi istediğimden burada filmi anlatma hatasına düşmeyeceğim ama Nuri Bilge Ceylan İstanbul'da doğmuş bir Çanakkaleli olarak bizim bozkır, çorak topraklarımızda süregelen kadim kültürümüzü nasıl anlatmış bir iki örnek vermek istiyorum. Filmde muhtarın evi sahnesi vardır ki konservatuarlarda ders niyetine okutulması gereken bir oyunculuk vardır o sahnede. Filmin amacı Anadolu'yu anlatmak değildir. Daha doğrusu Anadolu'yu nesnel olarak anlatmak değildir. Film başroldeki doktorun gözünden anlatılır izleyiciye. Adından da anlaşılacağı üzere, Anadolu'ya ait olmayan birinin bir zamanlar Anadolu'daki görevi sırasındaki gözlemlerinden oluşur. Bir nevi Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun 'Yaban' romanı gibi görebilirsiniz. Diğer açıdan 2 saat 43 dakikalık filmde anlatıla nasıl olay gözünüzün önünde canlandırılan değil film boyunca belki de 3-5 diyalogla anlatılan savcı ve doktorun arasında geçen olaydır.Yani dakikalarca tali bir olayı gerçek olayı anlayabilmek için izlediğiniz ve her detayın önünüze hazır tepside konmadığı bir filmdir. Öte yandan benim Kent Politikaları derslerinde üzerinde titizlikle durduğum ve köyden kente göç edenlerin yolda fikir değiştirip konakladığı ve büyük köy olarak nitelendirdiğim Kırıkkale'ye bakış açım da yine bu filmle değişmiş oldu. Nicedir yazmak istediğim komşu topraklarımızda, hemen yanı başımızda, Kırıkkale'de geçen bu filmi, izleyenler tabii ki vardır ama en azından izlemeyenlere tanıtma fırsatı bulduğum için mutluyum. Şimdiden iyi seyirler dilerim…

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.