Mendilci Çocuk!

Mendilci Çocuk!

Bugün izinliydim. Kafam çok dolu. Birkaç sıkıntım vardı. Birazda yorgundum. Kıymetli dostum Kırşehir Akpınar Yukarı Çiftlik Köyü’nden olan Ramazan...

A+A-

Bugün izinliydim. Kafam çok dolu. Birkaç sıkıntım vardı. Birazda yorgundum. Kıymetli dostum Kırşehir Akpınar Yukarı Çiftlik Köyü’nden olan Ramazan Bayrak'ın Kızılay'da bulunan ofisine gidip bir çay içeyim, biraz sohbet ederim, hiç olmazsa biraz kafamı toparlarım diye düşündüm. Arkadaşımın ofisinin önünde mendil satan bir çocuk vardı. Girerken onun hayata nasıl yorgun baktığı gözümden kaçmadı. Neyse arkadaşımın yanına çıktım. Biraz oturduk. İkramlar geldi gitti. Ülke gündemi, siyaset, terör, şehitlerimiz konuları derken benim artık kalkmam gerek. Sonuçta iş yeri. Ziyaretin kısa olanı makbuldür. Akşamüzeri olduğu için hava epey soğuktu. Ziyaret çıkışında "Mendilci Çocuk" öyle büklüm büklüm oturmuş, elindeki beyaz poşetin içindeki selpakları satmaya çalışıyordu. Üstü başı eskimiş ayaklarında da çorap yoktu. Hemen yanına sokuldum başladım konuşmaya. Aramızda geçen sohbeti yazmak istiyorum. Okuyor musun sen? -Yok abi. Babam aldı beni 4. sınıftan. Neden aldı peki ? -Mendil satacaksın dedi, gitmeyeceksin bir daha diye azarladı. Baban ne iş yapıyor peki? -Babam çalışmıyor. Sen kazandığın paraları kime veriyorsun? -Gizlice anneme veriyorum babam alırsa bize vermiyor çünkü. Baban içki içiyor mu? -İçiyor abi, hem de her akşam içiyor. Parayı nereden buluyor peki? -Borç alıyor birilerinden. Peki, içtiği zaman size zarar veriyor mu? Dövüyor veya hakaret ediyor mu? -Dövmez olur mu abi, dövüyor. Ama annemi daha çok dövüyor. Bende o çok küçükken annemi döverken kekelemeye başlamışım. Annen çalışıyor mu peki? -Annem evlere temizliğe gidiyor. Kaç kardeşsiniz? -Biz 5 kardeşiz abi. En büyükleri benim.  Bu küçük çocuk evinden epey uzak bir yerde mendil satıyordu. Neden evin yakınlarında satmıyorsun dediğimde “Abi orada zabıtalar kızıyorlar. Burada ben zabıta abilerle konuştum izin verdiler bana” diyor.  Şimdi bu çocukla konuşmadan önceki halimi düşündüm. Zannediyordum ki dünyanın en sorunlu insanı benmişim. Ne kadar büyük bir üzüntüydü yaşadıklarım. Vay be diyordum. O buz gibi havada ayaklarında çorap olmadan mendil satmaya çalışan çocukla konuştuktan sonra ise ne sorunlar var be, neleri var! Benimki de dert mi dedim. Birlikte girdik cafeden içeri ve çay içtik. Biraz ısınsın istedim. Bende geçmişte bu işi yapmıştım. Özellikle ekmeğini helal kazançtan çıkaran böyle çocukları görünce aklıma nedense benim geçmişteki günlerim aklıma gelir ve böyle çocuk ve gençlerin elimden geldiği kadar yardımcı oldum. Mendil de aldım, ihtiyacım olmasa da. Allah daha kötülerinden saklasın ve zorda kalmışların yardımcısı olsun Rabbim. Beterin de beteri var. Şükretmeyi daima unutmayalım; aklımızdan çıkarmayalım.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.