Gülay Ertunç

Gülay Ertunç

yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Taşlanarak uğurlandılar

A+A-

Sınırlarımızı korumak amacıyla Suriye'nin kuzeyinde başlattığımız “Barış Pınarı Harekatı” başarıyla tamamlandı. 2 bin 200 kilometrelik alan terör örgütü PYD'nin işgalinden kurtarıldı. Bunun üzerine Amerika baktı ki işler kendi istediği gibi olmuyor, hemen diplomasi trafiği başlatıp, Başkan Yardımcısı Mike Pence’yi Ankara’ya gönderip “Anlaşma yoluna gidelim” demişti.

Türkiye ile ABD arasında 13 maddelik bir anlaşma yapılmış ve güvenli bölgeden terör unsurlarının çekilmesi için 120 saat süre verilmişti.. Bölgeden çekilmeler devam ederken, Türkiye’nin ne yapacağı merak konusu olmuştu. Bu kez Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Lideri Vladimir Putin Soçi’de bir araya gelerek ortak bir mutabakata varıp “Güvenli bölge” konusunda Türkiye kararlılığını ortaya koyup Rusya ile anlaşmaya vardı.

Türkiye’nin bu kararlı tutumu ve adımları sonrası Tel Abyad ve Resulayn'ın haricindeki 30 kilometre derinlikteki alanda orada kalan PYD unsurlarının çıkarılması için Soçi'de Türkiye ile Rusya arasında varılan mutabakat uyarınca 150 saatlik süreç  işlemeye başladı. Hal böyle olunca bölgedeki PYD başta olmak üzere bütün terörist gruplar hızla çekilmeye ve bölgeyi terk etmeye başladı.

Süreç devam ederken ABD Başkanı Donald Trump’ın flaş bir açıklama yaparak “Sınırdaki çatışmalar nedeniyle birçok Türk hayatını kaybetti, her iki tarafa da bakmalısınız. Türkiye ile ABD arasındaki Suriye anlaşmasında güzel haberler geliyor, ateşkes sürüyor. YPG/PKK Kürtlere orada 400 yıl daha kalacağımıza dair söz vermedik. Kürtler YPG/PKK ‘güvenli bölge’den çıkarak, kendileri için daha güvenli olan yerlere çekiliyor. ‘Güvenli bölge’ iyi bir şey. Suriye'de asker bırakmak istemiyorum. Orası çok tehlikeli toprak” demesinin ardından adeta kıyamet koptu.

Hal böyle olunca Trump’un bu açıklamaları bölgedeki terörist grupların işine gelmedi. Amerikan askerlerinin bölgeyi terk etmesini sindirip hazmedemeyen bu gruplar çekilmeye başlayan Amerikan askerlerinin kendilerini sattıklarını iddia ederek “Taş, çürük meyve, yumurta ve patates” atarak uğurladı. Bu uğurlama tam da  Amerikalılara layık bir uğurlama oldu.

Çünkü Amerikalıların gittikleri yerlere barış götürmediğini, bütün dünya biliyor, fakat buna sessiz kalıyorlar. Ama görünen köy kılavuz istemiyor ABD hükümetinin “Barış ve huzur getireceğim” diyerek girdiği topraklarda “Kan, gözyaşı, sefalet ve yoksulluk götürdüğünü, ülke insanlarını vatanından kopardığını ve mülteci olarak başka ülkeler gitmek zorunda kaldığını” gördük.

Şimdi Suriye’deki Kürtler Amerika’dan ne bekliyorlar anlamadım? Huzur mu, Barış mı? Zenginlik mi?

Bunların hiçbirinin olmayacağını anlamaları uzun sürmedi. Görüldüğü gibi Amerika, Kürtlerin kendi deyimleriyle, onları sattı ve ülkeden çekilip, ortada bıraktı ve kaçıp gitti.

Elin oğlu kaçıp gider tabi. Senin bataklığında askerinin öldürülmesine göz yumar mı? Amerikan askerlerinin taşlanarak uğurlanması bana nedense hiç tuhaf gelmedi. Kendileri ediyor kendileri buluyorlar. Amerikan ipiyle kuyuya inersen yarı yolda böyle kalırsın işte.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.