Gülay Ertunç

Gülay Ertunç

yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Türk hastanesi

A+A-

Önceki gün bir video izledim. Program bir belgesel niteliğindeydi ismi “Hastane Somali”. İzlerken o topraklarda yaşamadığım ve hasta olmadığım için şükrettim. Yaşadığım duyguları anlatmak zor bir durum ancak belgeseli izledikten sonra gerçek duygularımın farkına vardım.

Somali'nin Başkenti Mogadişu'da bulunan Recep Tayyip Erdoğan Eğitim ve Araştırma Hastanesi başta terör olmak üzere kıtlık ve yoksulluk nedeniyle barakalarda yaşamak zorunda kalan o masum, o çaresiz insanların adeta şifa kapısı olmuş durumda.

Somali'nin başkenti Mogadişu'da 25 Ocak 2015'te hizmete açılan ve Somali hükümeti tarafından Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın isminin verildiği Eğitim ve Araştırma Hastanesi dünyanın gözlerini kapattığı bir türlü önlenemeyen terör, kıtlık ve yoksulluğun felaketin eşiğine getirdiği ülkede şifa hizmeti veriyor.

Öyle ki bu hastane sadece Somali’de yaşayan hastaların umudu olmakla kalmamış komşu ülkelerden gelen hastalara da umut oluyor şifa ve sağlık dağıtıyor. Kara kıta Afrika’nın en talihsiz ülkelerinden birisi birçok Avrupa ülkesi sömürge olarak gelip yer altı zenginliklerini talan edip geriye terör, sefalet, açlık ve gözyaşı bırakarak çekilip gitmişler. Gitmekle kalmamışlar geride iç savaşı bırakarak  defolup gitmişler.

Birçok branşta uzman doktor hizmeti veren, modern ameliyathaneleri ve laboratuvar hizmetleri ile o insanların yaralarına bir nebze olsun merhem olabiliyorsa bundan gerçekten gurur duymamız lazım. Çünkü o kıtada insan olmak, anne olmak ve baba olmak gerçekten çok ama çok zor. Belgeseli izleyince insan dayanamayıp gözyaşlarını tutamıyor.

Öyle ki hastanede görev yapan uzman Türk doktorlar tarafından Somalili sağlık personeline gerek laboratuvar gerekse hemşirelik eğitimleri bizzat veriliyor. Onların kendi kendilerine yetebilmeleri için ellerinden gelenin en iyisini yapıyorlar.

Hastaneye bir hırsızlık vakası sonrası vurulan bir gencin getirilme hikayesini izledim. Aman Allahım oradaki doktorlarımız bu gencecik insanı hayata döndürmek için nasıl insanüstü bir gayret, nasıl bir koşturmaca içindeler şaşırdım kaldım. Yapılan bütün müdahalelere karşın hayatını kaybetmesine karşın ailesinin doktorlarımızın çabası için nasıl minnettar olduklarını izlemek gözlerimi yaşarttı.

Birde ülkemizi düşündüm. Bizde hasta yakınları doktorlarımıza fiili saldırıda bulunup hiçbir şey olmamış gibi mahkemeler tarafından salıverildiğini düşündüğümde bir kez daha üzüldüm. Orada insanlar bırakın hastaneyi doktor bulamazken, bizler ülkemizde doktorlara şiddeti neredeyse kendimizde hak görüyoruz.

Bir kız çocuğunu İstanbul’a getirdiler. Ağzının içinde bileğim kalınında bir kitle var ve ameliyat edilmesi lazım. Bizim doktorlarımız tarafından dokuz saat süren bir ameliyat sonrası sağlığına kavuşarak ülkemizden ayrılması ve dua etmesi gerçekten insanın yüzünde tebessüm ettirmeye yetiyor da artıyor bile.

Öyle ki hastaneye gelip şifa bulan insanlar nasıl teşekkür ediyorlar ülkemize nasıl dua ediyorlar bir Türk olarak beni gururlandırdı ve mutlu etti. Evet ülkemizde sağlık sistemimiz dünyanın en modern sistemlerinden birisi acile gidiyorsun kuruş vermeden çıkıp evine gidiyorsun buna rağmen beğenmiyoruz.

Hastaneye gidiyorsun sana beş ya da on gün film için gün veriyorlar şikayet ediyorsun. Adamlar orada bırakın filmi hastane bulamıyor. Bizler modern hastaneler yapılıyor şikayet ediyoruz çok büyük diye. Neleri kendimize dert ediniyoruz da farkında değiliz. Samimi söylüyorum bin kere, yüzbin kere şükretsek azdır. Böylesine güzel bir ülkede yaşadığımız için. Oradaki insanların çaresizliğini görünce biz gerçekten çok ama çok lüks içinde yaşıyoruz bir kez daha bunu gördüm ve anladım.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.