Selami Mutlu

Selami Mutlu

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Türkiye’yi ordusuzlaştırmak Sevri uygulayanların amacıydı!

A+A-

1.Dünya savaşından sonra yenik düşen Osmanlı, 30 Ekim 1918 de imzaladığı Mondros ateşkes anlaşmasıyla Osmanlı ordusu bitirilmeye çalışılıyordu. İngiliz Dış İşleri Bakanı LORD CURZON aracılığı ile Osmanlı ordusu dağıtılıyor ordu komutanları tutuklanıp silah ve cephanelerine el konulmaya başlanmıştı. 1865 yıllarında padişah Vahdettin tıpkı bu gün olduğu gibi ‘’Osmanlının zenginleri için’’ ‘’BEDEL AKÇESİ’’ adı altında orduyu yalnızlaştırıcı- askerlikten uzaklaştıran bir uygulama ile fakir Anadolu çocuklarının askerlik yapmasına yol açmıştı. Demokratik Parlamenter sistemi ters yüz ederek, Başkanlık sistemine giden Türkiye, Cumhuriyet ilkelerinden uzaklaşarak adeta Meşrutiyet sistemine geri dönüş yapmış gibi bir görünüm arz ediyor.

Bu gün yapılmak istenen görüntüde ki belirtilerde dünün benzeridir. Hala ülkesini yok olmaya iten Vahdettin in, yanlış tutumlarıyla biten Osmanlının külleri eşelenmektedir. Yıkılış sürecinde ki Saray hükümetinin görevlendirdiği Osmanlı heyeti 10 Ağustos 1920 de Paris’te SEVRİ imzalayarak müttefik güçlerinin isteğini yerine getirmiştir.

SEVR anlaşmasının hükümlerinin bazı başlıklarını kısa ve öz olarak aşağıya yazdım.

-168. Madde: Tüm askeri okullar kapatılıyordu. İzin verilen birlikler için Bir Subay okulu ve her yerel bölgede birer küçük Astsubay okulu açılması izni verildi.

 -165. Madde: Zorunlu askerlik kaldırılıyordu.

-184. Madde: Türkiye de yapılmakta olan denizaltılar ve diğer gemiler yok ediliyordu.

-188.Madde: Deniz kuvvetlerine alınacak subay ve erlerin sayısına ve niteliğine müttefikler

Karar veriyordu.

-191. Madde: Türkiye’nin askeri gücünde hiçbir kara deniz hava kuvveti bulunmayacaktı.

-193. Madde: Müttefik güçlerin tamamı Anadolu topraklarının üzerinden geçiş üstünlüğüne sahip olacaklar.

Türk ordusu dağıtılırken sadece padişahı korumak için hafif silahlı 700 kişilik bir güç içeride de düzeni ve güvenliği sağlamak için 35 bin jandarma gücü bulundurulacaktı. Bütün Osmanlı ordusu da 6 ay içersinde terhis ediliyordu. Türkiye de bugün aynı dün gibi SEVR anlaşmasına benzer biçimde bir tutum içersine girmiştir. Önceleri NATO güçlü Türk ordusunu hedef almış sonra beceremeyince FETÖ eliyle TSK zayıflatılarak hedef tahtası haline getirilmiştir. Son yıllarda Ergenekon- Balyoz ve benzeri kumpaslarla ordumuz yıpratılmaya çalışılmıştır. Adım- adım gerçekleştirilen uygulamalarla TSK polis gücüne dönüştürülmeye çalışılmaktadır. OHAL kanunlarıyla daha 1800’lü yıllardan beri kurulu olan askeri liseler-Harp okulları dünkü SEVR anlaşmasının istediği gibi yapılmak istenen Emperyalizmin amaçlarına benzer uygulamalar izlenmektedir.

Bu günlerde gündeme gelen askerlik tasarısı da altı ay içersinde üç yüz bin kişilik bir tasfiye ile adeta ordumuz yalnızlaştırılmaktadır. Osmanlı döneminde Padişah Vahdettin 1846 yılında özel bir ferman çıkararak ‘’ Şu şahıs askerlikten muaftır’’ diyerek o şahsı askerlikten muaf tutuyordu. Bu gün de çıkarılmak istenen askerlik kanunu ile 45. Madde de belirlendiği gibi Cumhurbaşkanı istediği şahsı askerlikten muaf tutabilecektir.1846 da Padişah Vahdettin’e verilen yetkinin bir benzeri gündemdedir. Yeni hazırlanan askerlik kanunu TBMM de kabul görürse, askerlik yapmakta olanlardan altı ayını tamamlamış olanlar üç ay içersinde terhis edilecek. Böylece mevcut TSK içersinde ki asker sayısının dörtte üçü terhis edilmiş olacak.

Ülkenin dört bir tarafından kuşatıldığı bir dönemde aralıksız olarak beka sorununun dillendirildiği bir dönemde, ordunun bu denli güç kaybına uğratılması doğru olmasa gerek. Sanki dün yaşanılanı bu gün de yaşar gibiyiz. Osmanlıya dayatılarak Padişah Vahdettin ve damat Ferit tarafından imzalanan SEVR anlaşması, Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarınca kazanılan Milli mücadele sonrası LOZAN anlaşması ile feshedilmişti. Dileğimiz dün ülkemiz için oynanan oyun bu günlerde söz konusu bile olmasın. Kendine Milliyetçi diyenler susmasın. Yerli işbirlikçilerle birlikte Emperyalist güçlerin oyununa gelinmesin. Dün dündür bu gün bu gündür diyerek bahaneler üretilmesin. Türkiye Cumhuriyet ordusu güçsüzleştirilmesin.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.