Mehmet Akyürek

Mehmet Akyürek

Misafir Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Türküye gardaş NEŞET ERTAŞ

A+A-

Bazı ülkelerde, kentlerde, alanlarda çok özel insanlar vardır. Onlar yaptıklarıyla, yaşamlarıyla ve söylemleriyle evrensel bir özellik kazanmıştır.

Hayatta iken “Yaşayan İnsan Hazineleri”mizden biri olan büyük usta Neşet Ertaş da bu özel insanlardandı.

Anadolu’nun sesiydi…

Bozkırın tezenesiydi…

Kırşehir’in bi’denesiydi…

Türkiye’nin hazinesiydi…

25 Eylül 2012’de İzmir’de vefat etmesiyle birlikte, “Kaybedilmiş İnsan Hazineleri” arasına karıştı! Bir hemşehrisi, bir dostu olarak onu kaybetmenin acısını yüreğimde hep yaşayacağım ama onu rahmetle anarken onun adına ölmeden önce yaptığımız bazı hizmet ve etkinlikleri hatırlatmak istiyorum. Bugün iyi ki de yapmışız dediğimiz en önemli şey, ölmeden önce heykelini dikme girişimimizdi. Bunu başardık çok şükür. Ancak öyküsünü anlatarak hem emeği geçenleri anmak hem de büyük usta Neşet Ertaş’ı yâd etmek istiyorum.

YAŞARKEN HEYKELİNİ DİKTİK

Bir gün Neşet Ertaş hasta dediler. Ustaya çok yardımcı olan Bayram Bilge Tokel’e ulaştım ve Mehmet Kılıçoğlu ile birlikte, “Neşet usta seni ziyarete geleceğiz” diye telefon ettik. “Gelmeyin, hastayım” deyince anladık ki durumu kötü, ölecek. Bir gün sonra Kırşehir Yüksek Öğrenim Gençlik Yardım Derneği Başkanı Adnan Kabadayı yanıma alıp, Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar’a gittim. “Sayın başkanım, Neşet Ertaş ölüm döşeğinde. Biz ziyaret edelim dedik ama kabul etmedi. Değerli insanlar ölünce heykeli dikiliyor. Ölmeden önce Neşet Ertaş’ın  bir heykelini yaptırsak, bir parka adını versek.” dedim ve hiç düşünmeden ‘olur’ dedi.

“Yeni Mahalle Belediye Meclis Başkanlığına, ünlü Halk Ozanı Neşet Ertaş’ın ölmeden önce bir parka adının verilmesi ve heykelinin dikilmesi hususunu bilgilerinize arz ederim.” diye bir dilekçe yazdım.

dursun-erki̇li̇c-1.jpeg

Adnan Kabadayı ile birlikte imzalayıp işleme koydurduk ve “Başkanım dilekçemiz evraktan geçti” diyerek Fethi Beyi bilgilendirdik.

Bir meclis üyesini görevlendirmesini rica edince  Ali Selvi adında bir arkadaşımız bu işin takipçisi oldu. Meclis toplantısının ikincisine yetiştirildi ve karar çıktı. Başkan Yaşar’ı arayıp teşekkür ettikten sonra, “Başkanım biz heykeli yaptıracağız. İsterseniz Kırşehirlilerden parasını toplayalım” dedim. Tepkisi çok net oldu:

-Yok ben yaptırırım, ayıp olur, bize yakışmaz…

Çok hızlı işleyen süreçte iş gelip bir yer bulmaya dayandı. Evet,  nereye dikilecekti bu heykel? Başkana sorunca, “Siz bulun ben onaylarım” dedi.

Ve bulduk! Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nin önündeki Cemre Parkının adı değiştirilerek Neşet Ertaş Parkı yapıldı ve büyük usta ölmeden önce heykeli de dikildi.

Madem heykelin öyküsünü anlatıyorum, büyük usta ile telefon sohbetimizden bazı sözleri de hatırlatayım. Kendisi ile telefon ile konuşurken, “Usta heykelini dikeceğiz, ne diyorsun” dediğimde çok çarpıcı bir ifade kullandı:

-Camdan yapmasınlar, gırarlar!

O dönemde televizyon ekranlarına yansıyan cam heykellerin kırıldığı bir olayın haberi vardı belki onu görüp endişelenmişti. “Bak bi daha söylüyom, camdan yapmasınlar, gırarlar.” ısrarı nasıl izah edilir yoksa.

dursun-erki̇li̇c-2.jpg

O heykelin minyatürünü yaptırıp sevenlerine dağıtmıştım. Büyük ozanı ölümsüzleştirme adına bazı programlar ve Neşet Ertaş’ı Anma Gecesi düzenledik.  Halkımızın gözüne, gönlüne taht kurmuş birinin örneği az görülür şekilde heykelini dikmeye öncülük etmenin gururunu hep yaşadım, yaşıyorum.

ÜNİVERSİTE KONSEVTAUVAR İSTEMEDİ

Bir de Neşet Ertaş’ın adının bir konservatuvarda yaşatılmasını istiyorduk.

Ölmeden önce heykelini diktik ama adının yaşatılması ve eserlerinin orijinalliğinin korunması, eserleri üzerinde bilimsel çalışmalar yapılması, gençlerin müzik eğitimi alabilmesi için bir konservatuvar kurulmasına öncülük edelim dedik.

Kırşehir Valiliğine dilekçe yazdık. Valilik, “Dilekçenizi, Ahi Evran Üniversitesine havale ettik” diye bir yazı gönderdi. Üniversiteden ise olumsuz cevap geldi! Yazıda, “Konservatuar kurmaya gerek yok, üniversite bünyesinde Neşet Ertaş Kültür Merkezini kurduk.” deniyordu.

Üzücü ve ibretlik bir durumdu.

Halk ozanı, büyük usta Neşet Ertaş’ı ölümünün 7. yıl dönümü vesilesiyle bir kez daha rahmetle anıyorum. Mekanı cennet olsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları