Salih Levent Uğurlu

Salih Levent Uğurlu

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Uçurtma bayramları

A+A-

Hepimiz evlere kapandık. Kimimiz kendini kitaplara verdi, kimimiz filmlere, dizilere… Dua edenlerimiz var, tespih çekenlerimiz... Eleştirenlerimiz var, muhalefet edenlerimiz… Ya size ne demeli poposunda tuvalet kağıdı sektirenlerimiz…

Bu karantina günlerinde bir de sosyal medya üzerinden birbirine meydan okuyanlarımız var.

“Ben klozet kapağı yaladım, sen de yala” diyerek “challenge” başlatan sivri zekalılarımız… Ayağında tuvalet kağıdı sektirerek birbirine meydan okuyan futbolcularımız…

Bu meydan okuma meselesi önemli… Neden biliyor musunuz?

Çünkü uygarlıkla meydan okuma arasında güçlü bir ilişki bulunur. Neyin karşısında neye meydan okuduğumuz uygarlığın temelini oluşturur. Bunu ben söylemiyorum, uygarlık tarihi alanında kapsamlı eserlere imza atan Arnold Toynbee söylüyor.

Toplumlar yaşam serüveni boyunca büyük büyük sorunlarla karşılaşır ve bireyler de bu sorunlara çözüm aramakla uğraşır. Tıpkı şu an olduğu gibi… Ortaya çıkan sorunun kendisi bir meydan okumadır. Soruna çözüm bulmak da meydan okumaya verilen karşılıktır. Uygarlıkların kırılma noktası işte budur. Tam bir “challenge” durumu değil mi? Bunu da ben söylemiyorum, Arnold Toynbee söylüyor.

Uygarlık tarihi bu açıdan bir meydan okumalar tarihidir aslında. Kimi toplumlar sorunlara çare bulamayarak havlu atar, kimi sorunlara yaratıcı çözümler geliştirir. Bu karşılıklı meydan okuma döngüsünde vereceğimiz cevaplar nereye varacağımızı belirler. Kısacası ya var olacaksın ya yok olacaksın diyor Arnold Toynbee.

Geçenlerde Instagram hikayelerinde gezinirken bu meydan okumalardan birine denk geldim. Çankaya Belediyesi Meclis Üyesi Tolgay Yorulmaz’a meydan okunmuş. Ooo dedim skandal mı var? Kim meydan okumuş Tolgay Yorulmaz’a? CHP Çankaya Gençlik Kolu Başkanı Yaprak Çolak ve Başkan Yardımcısı Şafak Yiğit Karip “Sevgi hayatı güzelleştirir” sloganıyla sokak hayvanları için harekete geçmeye davet etmişler. Tolgay Yorulmaz da yorulmak nedir bilmez tabi. Kendini vurmuş dağa taşa… Ellerinde yemeklerle düşmüş sokak hayvanlarının peşine. Beslemiş, doyurmuş hepsini… Elinden gelse semaverle çay bile demlermiş.

Malum sokaklarda insan kalmadı. Hayvanlar epey yalnız kaldı. Güzel bir dayanışma örneği olmuş. Sevdim ben bu meydan okumayı… Toplumlar bu meydan okumalarla ayakta kalırlar. Belki de doğanın düzeni bu. Arnold Toynbee’nın işaret ettiği gibi…

Benim neyim eksik? O zaman ben de meydan okuyayım buradan Yaprak Çolak’a... Bir uçurtma bayramı düzenlesinler çocuklara… Görüyorum çok ağlıyorlar sosyal medyada. Sıkılıyorlar, dışarı çıkamıyorlar. Sokakta gülüp oynamaları gerekirken bu bahar aylarında, tıkıldılar üç oda bir salon betonlara… Uçurtma özgürlüktür, dayanışmadır… Bir kutlama olsun onlara karantinadan sonra… Bütün uygarlık adına…

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları