Cemal Kayı

Cemal Kayı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Ülke nereye?

A+A-

Atatürk’le Türkiye, Türk insanı bir dönüm noktasındaydı… Yüzlerce yılların hurafesiyle, akıl dışılığıyla, bilim dışılığıyla, kaderciliğiyle yoğrulmuş bir toplumdan çok kısa bir dönem içinde, olanaksızlık ve yoksunluklara rağmen kendine güvenen, yaptığını bilen aklın ve bilimin yolunu rehber edinmiş bir toplum yaratılmıştı.

Okuyanlar bilirler;

Reşat Nuri’nin, Halide Edip’in, Yaşar Kemal’in, Mahmut Makal’ın, Talip Apaydın’ın, Fakir Baykurt’ un vb. kitaplarında o dönemin köy gerçeklerine değinilir. Yoksulluk körü körüne inanç, ya da bize ait olduğu sanılan Arap kültürüyle bir heybe gibi sırtımıza yüklenmiş, iliklerimize hatta ve hatta karakterimize kadar yoğrulup işlenmiş ilkelin de ötesi Arap yaşam biçimi...

Atatürk ve yaptıkları mucizedir... Hatta, mucizeden de ötedir...

Bu kadar kısa bir süre içerisinde ve böyle bir toplumdan;

Çağdaş, modern, akılcı bilimci bir toplum yaratıp, mazlum ülkelere de örnek teşkil etmek elbette mucizeden de ötedir. Ayrıca bu uğurda kendini feda edebilmek ancak insanüstü olmanın gereğidir... (Hasta halinde trenle yolculuk yapıp, tek kurşun atılmadan HATAY sorununu çözmüştü)

Kimliğini, kişiliğini aidiyetini unutmuş ya da, unutturulmuş bir toplumdan ve gene o toplumla birlikte yaratmıştır ATATÜRK o mucizeyi...

*Birinci Millet Meclisinde Şer'iye Vekilliği etmiş, (Din İşleri Bakanı)  Eskişehirli bir Türk hocasının Türkler gibi "ve" demek yerine, Araplar gibi "vua" dediğini belki henüz unutmamış olanlar vardır...

Suriye, Filistin ve Hicaz’da:

-Türk müsünüz...?

Sorusunun cevabı:

-Estağfurullah..!

İdi. (Falih Rıfkı Atay, Zeytindağı)

Gene, Falih Rıfkı Atay:

“Gayri millilik, fesat ihanet yuvası olan, Medreseler kapatılmamış olsaydı; Medreselerin yanlış fikirleri Anadolu’yu da etkileyip esir alacaktı” der.

Ruhun şad olsun değerli Falih Rıfkı Atay, bu gün senin o günkü endişelerini hayata geçirdik tarikatlarıyla, cemaatleriyle kurslarıyla birebir yaşıyoruz…

Ülkede Pıtrak gibi çoğalan Medrese özentileri ve ne oldukları belirsiz hocalarıyla…

Koskoca bir ülkeye mucizeyi ve o mucizeyi yaratanları inkar ettirilerek...

Bu gün tırnak kesiminin hangi gün hangi saatte daha hayırlı olacağını saptayarak (İşte bilime katkı böyle olur) günlere sıralayan ya da hangi ağaç altında cima yapılırsa (Sevişilirse) daha hayırlı evlat doğacağını müjdeleyenler, liselerde üniversitelerde ders vermektedirler... NUH’un cep telefonuyla oğlunu gemiye çağırdığını, oğlunun da bir uzay aracıyla babasının TUR’una refakat ettiğini gene adının önünde akademik unvan (Titel) olan sözde bilim adamlarından televizyonlarda izledik…

Çocuklara tecavüz edilirken (yazmaya utanıyorum) bir seferden bir şey olmaz diyen bakanlarla, insanın öz kızına şehvet duyması normaldir diyen şeyhülislamları bu çağda ATATÜRK’ün ülkesinde gördük. On iki yaşında bir kız çocuğu altmış yaşında birisiyle evlenebilir, bir erkek dört kadın alabilir diyenlere, vurgunculara talancılara, cahil cühelaya teslim ettiğimiz ülkenin daha nereye kadar gidebileceğinin farkında bile değiliz...

Batıl inançlar biz Türklere Araplarla temastan sonra yani, Arap emperyalizminin dayatmalarıyla geçmiştir...

Böylece kendi tarihinin Hz. Muhammed’le başladığını, Arap Alfabesinin kutsal olduğunu, Arapların mübarek insan olduklarını sanan hatta inanan bir nesil yetiştirilmiş bulunmaktadır...

Araplar kız çocuklarını toprağa gömerken, biz Türklerde kadınlar ülke meclisinde, ülke yönetiminde yer almaktaydılar. Ayrıca biz Türkler Müslüman olmadan önce, bir dinimiz, bir dilimiz, bir kültürümüz bir yazımız da vardı.

Bu gün kadınların da sünnet olmasını savunan zihniyetle, emperyalistlerle ortaklık yapan zihniyet aynıdır.

Ayağımızın altındaki toprak kaymakta, ülke hızla yıkıma gitmektedir...

Gaflet uykusundan artık uyanıp, ülkemize sahip çıkmamız gerekiyor. Çünkü bizim, bu Cumhuriyetin kuruluşunda payımız var...

Saygılarımla…

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları