Salih Kurnaz

Salih Kurnaz

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Veda Hutbesi

A+A-

“Cahiliye devri insanlarının ayları geriletmeleri yüzünden, Hz.Ebubekir, 9.yıl haccını Müslümanlara Zilkade ayında yaptırmıştı. Peygamberimizin (s.a.v) 10.yıl haccı ise, Zilhicce’ye rastlamış bulu nuyordu. Hicretin 9.yılında, 9 Zilhicce Arefe günü de Cuma gününe rastlamıştı.”(A.Köksal:7-8/634) “Diğer taraftan da kafile kafile pek çok Müslüman hacılar geldi ve hac mevsimine erişti. Hac mevsimi Azar ayı içinde gün ile gecenin eşit olduğu zamandı. Cuma günü Arefe idi. Hz. Peygamber (s.a.v), (Yüz) bu kadar (bin) Müslüman hacılarla büyük hac etti. O gün çok etkili bir konuşma yaptı. Cahiliyet zamanından kalma kan davalarını yasakladı. İşlenmiş faiz davalarını kaldırdı. Sonra:”(A.Cevdet Paşa:1/317-318) “Peygamber (s.a.v), güneş batıya doğru eğilince Kasva’ya bindi Urene vadisine vardı.”(A.Köksal:7-8/634) “Resulullah (s.a.v) öğle vakti, Arefe’nin ortasında, Kasva  adlı devesinin üzerinde insanlara hitap etti:”(Vakıdi:3/352) “Hususi olarak o sırada hazır bulunan yüz bini aşkın (120.000) Sahabiye, umumi olarak da bütün Müslümanlara, bütün insanlığa değişmez, eskimez ölçüler ihtiva eden hutbs konuşmasını yaptı:” (S.Suruç:2/420)

“Allah’a hamd etti; ‘Hamd Allah’a mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan af diler ve ona tevbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin günahlarından Allah’a sığınırız. Allah’ın doğru yola ilettiğini saptıracak, saptırdığını da doğru yola iletecek yoktur. Şehadet ederiz ki; Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur! O birdir, O’nun eşi ortağı yoktur. Ve yine şehadet ederiz ki; Muhammed onun kulu ve resulüdür. Ey Allah’ın kulları! Ben size Allah’tan sakınmanızı tavsiye ve O’na itaate teşvik ederim. Size hayır olan şeyden söz açmak ister ve bundan sonra derim ki’ buyurup, iki dizinin üzerine gelerek şu sözlerle başlayan bir hutbe okudu:” (A.Köksal:7-8/634-637) “Sözlerini çok gür sesli olan Safvan’ın kardeşi Rebia b.Ümeyye b.Halef tekrarlıyordu.”(A.Köksal:7-8/637)-(İbn İshak,İbn Hişam:4/347)-(A.Cevdet Paşa:1/318)

 

Peygamberimiz Aleyhisselam:

  • “‘Ey insanlar! Sözlerimi iyi dinleyiniz! Vallahi bilmiyorum! Belki de şu durduğum yerde, bu mekanda, bu yılımdan, bu günümden sonra sizinle bir daha karşılaşamam buluşamayacağım!’ Üç kere, ‘Dikkat ediniz! Belki bu yılımdan sonra beni bir daha göremeyecek siniz!’”(A.Köksal:7-8/635)-(Vakıdi:3/352)-(İbn İshak,İbn Hişam:4/345) “’Ey insanlar! Sözümü iyi dinleyiniz. Bimiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım!’” (S.Suruç:2/420) (*) “Peygamber (s.a.v) bu ve benzer sözünü Müzdelife’den Mina’ya dönerken Ashabı filin çöktüğü yer olan Muhassir vadisinde cemrede atmak için taş toplanılmasını emrettiği sırada: ‘Bilmiyorum! Belki de, bu yılımdan sonra sizinle bir daha buluşamam!’ ve Akabe cemresinde fiske taşlarınının nasıl atılacağını ve hac amellerini öğretirken: ‘Bilmiyorum! Belki de bu yılımdan sonra bir daha hac edemem!’ Kurban günündeki hutbesinde de: ‘Bilmiyorum, ben belki de bu yılımdan sonra şurada sizinle bir daha buluşamayacağım!’ buyurarak tekrarlamıştır.”(A.Köksal:7-8/656-659-661)
  • “Bu vasiyetimi, burada bulunanlar, bulunmayanlara ulaştırsın. Olabilir ki, burada bulunan kimse, bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur.”(S.Suruç:2/420) “Sözleri iyice dinleyip kavrayan ezberleyen kişiye Allah rahmet etsin! Belki, anlayan, anlamayana iletip anlatır. Anlayan da, belki kendisinden daha anlayışlı olana iletir!’ buyurdu.”(A.Köksal:7-8/635)-(Vakıdi:3/352-353) Hazır olanlarınız gaib olanla rınıza tebliğ etsinler. Zira olur ki hazır olanınız sözünü kendisinden daha anlayışlı bir kimseye tebliğ etmiş olur’ ve ‘Benim sözümü işidip belledikten sonra işittiği gibi başkasına eriştirenin  Allah yüzünü ağartsın’(Buhari:1/37) “O sırada Şenue cemaatine benzeyen bir adam ile başka bir cemaatten bir adam: ‘O halde bizler ne yapalım?’ diye sordu:” (A.Köksal:7-8/635)
  • “‘Rabbinize kulluk ve ibadet ediniz! Beş vakit namazı kılınız! Ramazan ayında orucunuzu tutunuz! Beytullah’ı haccediniz! Zekatınızı, gönlünüzden koparak, gönül hoşluğuyla veriniz! Amirinize itaat ediniz! Yüce Rabbinizin Cennetine girersiniz!’ dedi ve ‘İşitiyor musunuz?’ buyurdu.” (A.Köksal:7-8/635)
  • “Ey insanlar! Bu hangi gündür? Bu ayınız hangi aydır? Bu beldeniz, hangi beldedir?’ diye sordu. ‘Allah ve Allah’ın Resulü daha iyi bilir!’ dediler.” (A.Köksal:7-8/636-661-662)-(İbn İshak, İbn Hişam:4/347)
  • “Peygamberimiz Aleyhisselam: ‘Gününüz, haram ve dokunulmaz bir gündür! Büyük hac günüdür! Ayınız, haram ve dokunulmaz bir aydır! Beldeniz, haram ve dokunulmz bir beldedir!’”(A.Köksal:7-8/636-663)-(İbn İshak,İbn Hişam:4/347) “Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl  mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise.” (S.Suruç:2/420)
  • “Canlarınız, mallarınız, namuslarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecavüzden korunmuştur.”(S.Suruç:2/420) “‘Ey insanlar! İşte, kanlarınız ve mallarınız da, Yüce Rabbinize kavuşuncaya/kavuşacağınız güne kadar -bu gününüz de, bu ayınızda, bu beldenizde olduğu gibi- birbirinize haram ve dokunulmazdır!’”(A.Köksal:7-8/636-637-663-664-666)-(Vakıdi: 3/353)-(İbn İshak,İbn Hişam:4/345)
  • “Suçlu kendi suçundan başkası ile suçlanamaz. Baba, oğlunun suçu üzerine, oğlu da babasının suçu üzerine suçlana maz.”(S.Suruç:2/422)

Devamı yarın..

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.